Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler > Tanıtım (Moderatörler: Âmak-ı Hayal, Cihad44) > 2.Madam Bombar vakası (2)
Sayfa: [1]   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: 2.Madam Bombar vakası (2)  (Okunma Sayısı 128 defa)
dîdar 2.Madam Bombar vakası (2) : 23 Ekim 2008, 11:06:26
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1987


gözlerime şehir birikti..



Tarihin derinliklerinden geleceğe seslenen Ali Emirî Efendi’nin bizlere bıraktığı kültürel mirasın izini sürmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz.

***

Ali Emirî Efendi, 1908'de çok sevdiği kitaplarıyla daha çok meşgul olabilmek için emekli olup İstanbul'a geldiğinde 40 küsur sandıktan oluşan; Osmanlı tarihleri, padişah divanları, şuarâ tezkireleri ve çoğu nâdir ve tek nüsha eserlerden oluşan zengin kütüphanesini beraberinde getirmişti. İstanbul'da uzun süre kütüphanesine yer arayan Ali Emirî Efendi’ye, Vakıflar Bakanlığı, 1701 yılında Darülhadis olarak yaptırılan Feyzullah Efendi Medresesi'ni tahsis eder. Ali Emirî, "Ben bu kitapları milletim için topladım ve milletime vakfediyorum" diyerek 1916 yılında kütüphaneye 'Millet Kütüphanesi' adını verir. Mütevazı, ihlaslı bir zat olan Ali Emirî Efendi yaptıklarıyla milletin gönlünde yer eder.

Maddi menfaatleri elinin tersiyle itti

Millet Kütüphanesi’ni kuran ve onaltıbini aşkın nâdide eseri milletine bağışlayan Ali Emirî Efendi; şair, tarihçi, biyografi yazarı ve yayıncıdır. Tarih ve edebiyat araştırmalarıyla tanınan Ali Emirî Efendi, Milli Tetebbular Encümeni, Tasnif-i Osmani Encümeni başkanlıklarında ve Tarih-i Osmani Encümeni üyeliğinde bulunur. 32 sayı yayınlanan Osmanlı Tarih ve Edebiyatı, 6 sayılık da Amid-i Sevde dergilerini çıkarır. Bunun yanında Tezkire-i Şuara-yi Amid, Osmanlı Vilayet-i Şarkiyyesi (Diyarbekir), Osmanlı Şairleri (16 cilt), Diyarbekirli Bazı Zevatın Terceme-i Halleri gibi eserleri bulunmaktadır.

Ali Emirî Efendi'nin kültür dünyamıza kazandırdığı eşsiz eserlerden bazıları şunlardır: "Cerrahiyyet-ül Hâniyye", “Âşık Çelebi Tezkiresi”, “Kıyafatü'l İnsaniye Fi Şemâili'l-Osmaniye”, "Muhibbi Divanı"...

Milletinin kültür mirasının korunmasında böylesine çok büyük hassasiyetler gösteren, her türlü maddi menfaatleri hiç düşünmeden elinin tersiyle iten Ali Emirî Efendi, üç gün süren bir hastalıktan sonra, 23 Ocak 1924’te Fransız hastahanesinde vefat eder. Ali Emirî Efendi'nin cenaze merasimine son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi de refakat eder. Ali Emirî Efendi, vasiyeti üzerine de Fatih Camii'ndeki hazireye defnedilir.

Bando takımına talimgâh olmaktan son anda kurtarıldı

İşte Şehzadebaşı’ndan Edirnekapı’ya doğru ilerlerken Fatih Macar Kardeşler Caddesi’nin bitimi Fevzi Paşa Caddesi’nin başlangıcı Fatih Camii’nin alt tarafında tarihi bir yapı görürsünüz. Biraz gayret ederseniz tarihî yapının duvarına asılı “Millet Kütüphanesi” yazılı levhayı fark edebilirsiniz. Burası medrese, kütüphane, mescid, mektep, muallimhâne, çeşme ve meşrûtalardan mütevellit koskoca Feyziyye Dârülhadisi olarak anılan külliyeden arta kalan ufacık mekandaki “Millet Kütüphanesi”dir.

Gerçi dönemin İstanbul Şehremini Cemil Topuzlu’ya kalsaydı, bugün ne Millet Kütüphanesi’nden ne de buradaki tarihî yapıdan bahsedebilecektik. Çünkü Cemil Topuzlu, burada bulunan Feyzullah Efendi Medresesi’ni yıktırıp, arsasına bando takımı eğitim talimgâhı yaptırmak için kolları sıvamıştır. Bir tevafuk, Cemil Topuzlu’nun bu izahı mümkün olmayan hevesini kursağında bırakır. (1912)

Bu tevafuk; medresenin önünden geçen Fransız Başkonsolosu’nun eşi Madam Bombar’ın yıkım faaliyeti gösteren işçilere ne yaptıklarını sormasıdır. Olayın kendisine izah edilmesi üzerine, durumu beyine aktarır, bu menfur olayın önlenmesini talep eder. Başkonsolos, Sultan Reşat’tan randevu alarak durumu bildirir. Sultanın yayınladığı ferman üzerine bugün önünden geçtiğimiz “Millet Kütüphanesi” günümüze kadar ulaşır.

Fakaaat! 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde kütüphane binası büyük bir hasar görür. Meydana gelen bu hasar sonucu, kütüphanede bulunan 30 bini aşkın el yazması, kıymetli eski harfli matbu eser, padişah fermanları, tıp kitapları, minyatürlü tek nüsha eser kolilere doldurularak Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ne taşınır. Millet Kütüphanesi’nin binasının tekrar tarihî kimliğine kavuşması için 2000 yılında başlayan restorasyon çalışmaları ağır aksak bir şekilde de olsa bitirilme aşamasına getirilir. Amma velakin kütüphanenin hayata geçirilmesi ve eski canlılığının sağlanabilmesi için yine bir Madam Bombar beklenmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan beklerken...

Ali Emirî Efendi ile başlayan İsmail Hakkı İlter, Halit Dener, Şemim Emsen, Nail Bayraktar, Celalettin Kişmir ve uzun bir süre Mehmet Serhan Tayşi ile devam eden kültürel değerlere sahip çıkma yarışı, Melek Gençboyacı hanımefendinin kütüphanenin müdireliğine atanmasıyla, eserler tekrar meraklılarıyla buluşma serüvenine başlamış oldu.

Bu bir başlangıçtı ve daha yapılacak çok iş vardı. Kütüphanenin fizikî altyapısı tamam gibi görünse de asıl sıkıntı bundan sonra başlıyordu. Çünkü deprem sonucu; her şeyin birbirine karışması, rutubete maruz kalan kayıt fişlerinin eski haline getirilmesi, elyazması eserlerin dijital ortama aktarılması, gelişen şartlara göre modernizasyon ekipmanlarının kullanılması kaçınılmazdı. Bunun için de kaynak gerekiyordu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu projeye destek verip, dünyada eşi benzeri bulunmayan bu kültürel mirasımızı ayağa kaldıracağı düşünülürken; devreye “Suna ve İnan Kıraç Vakfı” giriyor. (Bu gelişmeye  “2. Madam Bombar Vak’ası” desek yanlış olmaz herhalde.) Millet Kütüphanesi adına Melek Gençboyacı’yla, Suna ve İnan Kıraç Vakfı adına Ümit Taftalı-Özalp Birol arasında bir protokol imzalanıyor. Protokol gereğince ilk etapta kütüphanenin gözdesi Kâşgarlı Mahmûd’un Divan-ı Lügâti’t-Türk’ü dijital ortama aktarılıyor. Daha sonraki değişik zaman dilimlerinde ise 8 bin elyazması eser, 30 bin tesbit fişi ve 10 bine yakın bibliyogrif künyenin dijital ortama aktarılması plana dahil ediliyor.

Millet El Yazma Kütüphanesi sizleri bekliyor

Kütüphanede Feyzullah Efendi, Ali Emirî Efendi ve Cumhuriyet öncesi gazete ve mecmua koleksiyonları olmak üzere 3 ana bölüm oluşturulmuş. Kütüphanede kurulan 8 bilgisayardan oluşan okuma odasında, istendiğinde el yazması eser ve kitaplara dijital ortamda kolayca ulaşılabilecek. Ayrıca Müze Bölümü olarak tasarlanan odada ise başta ''Divan-ı Lügâti't-Türk'' olmak üzere bazı eserler ve sergi odasında da Ali Emirî Efendi’nin kişisel eşyaları ve beratları sergilenecek.

Açılış için Şubat’ı bekledik olmadı, Kütüphaneler Haftası dedik olmadı. İnşaAllah kütüphanenin ilk açılış tarihi olan 17 Nisan’da resmi açılışı yapılır.

Velhasılı kelam Millet Yazma Eser Kütüphanesi; 2485 Türkçe, 3704 Arapça, 519 Farsça ve 28 diğer dillerde olmak üzere 6708 yazma eserle birlikte 30.000’e yakın kitabıyla, araştırmacı ve ilgilileri kucaklayacağı günleri hasretle bekliyor. İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ahmet Emre Bilgili Millet Yazma Eser Kütüphanesi’nin kapılarını bizlere kapatırken, kütüphanenin müdiresi Melek Gençboyacı hanımefendi açılışın akabinde herkesi bu sıcak mekana davet ediyorn


Sabri Gültekin
halilsivasi@yahoo.com
Milli Gazete
18.03.2008
Logged

http://sehristanbul.wordpress.com/
Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde…
Reklam

reklam
2.Madam Bombar vakası (2)
« : 23 Ekim 2008, 11:06:26 »

 Logged
dîdar Ynt: 2.Madam Bombar vakası (2) : 23 Ekim 2008, 11:07:59
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1987


gözlerime şehir birikti..


alındığı yere bakılırsa bir haberdir elbette bu konu amma velakin ben tanıtım bölümüne layık gördüm çünkü içerikte Ali Emiri efendinin dünyasına açılan bi kapıdır..
Logged

http://sehristanbul.wordpress.com/
Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde…
dîdar Ynt: 2.Madam Bombar vakası (2) : 23 Ekim 2008, 11:16:05
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1987


gözlerime şehir birikti..




özellikle bu anektodları okumanızı şiddetle tavsiye ederim..

ben bu anektodları değerli tarihçimiz Süleyman Zeki Bağlan hocamızdan dinlediğimde kendimden utanmıştım.

böylesine ömrünün hiç bir zerresini heba etmemiş,gerçek müslüman,gerçek insanları duydukça..

biz hep önünden öylesine yüzüne bile bakmadan geçsekte Millet kütüphanesinin aslında içinde adanmış bir ömür var,ama en layığıyla hakedilmiş bir ömrün...


ANEKTODLAR

Divân-ı Lügâti't Türk'ün hikayesi

MİLLET Kütüphanesi’ni dolduran binlerce cilt eser Ali Emirî Efendi'nin emeğinin, gayretinin, fedakârlığının, mahsûlüdür. Ali Emirî Efendi otuz yıl boyunca İslâm âleminin kültür merkezlerini dolaşıp, varını yoğunu harcayarak bu kütüphaneyi dolduran eserleri toplamış, bu uğurda bütün maaşını ve kazancını vermiştir. Hiç evlenmeyen Ali Emirî Efendi, hayatını ilme, milletinin kültürünü yükseltmeye adamıştır. Onun kitap aşkına misal teşil edecek en önemli olaylardan birisi de, dünyada tek nüsha olan Kâşgarlı Mahmûd'un Divân-ı Lügâti't Türk isimli eserini kaybolup gitmekten kurtarıp kültür dünyamıza kazandırışıdır.

İşte Ali Emirî Efendi’nin kaybolup gitmekten kurtardığı Divân-ı Lügât'üt Türk'ün hikayesi...

Emirî’ye yemeyi içmeyi unutturan kitap!

Yaşlıca bir kadın ihtiyacı olduğundan kendisine miras kalan bazı kitapları satmak ister ve kitapları sahaflar çarşısına getirir. Bu kitaplar arasındaki çok eski bir eser kimsenin dikkatini çekmez. Ali Emirî Efendi, her zaman olduğu gibi sahaflarda kitapları karıştırırken bu eski kitap gözüne çarpar. Bu kitap, Osmanlı ulemasının asırlardır peşinde koştuğu "Divân-ı Lügâti’t Türk"tür. Ali Emirî Efendi, dünyada başka nüshası bulunmayan Divan-ı Lügâti't Türk olduğunu anlayınca, üzerindeki bütün parayı Sahaf Burhan’a verir ve kitap için istenen ücretin kalanını eve giderek getireceğini, kitabı kimseye satmamasını telkin eder. Emirî, eve kadar gitmeye de tahammül edemez ve yolda rastladığı tanıdıklarından aldığı borç parayı getirip 33 lirayı Sahaf Burhan’a vererek eşsiz eseri alır. (1910)

"Kitabı aldım, eve geldim. Yemeyi, içmeyi unuttum..." diyen Ali Emirî Efendi, Ziya Gökalp ve Fuad Köprülü’nün kitabı görme taleplerini geri çevirir ve sadece güvendiği Kilisli Rıfat Efendi’ye gösterir. Hırpalanmış ve sayfaları birbirine karışmış olan bu nadide kitabı, Kilisli Rıfat Efendi 2 ay gibi bir sürede tekrar tasnif ederek Ali Emirî Efendi’ye teslim eder. Emirî Efendi, emeğinin karşılığı olarak Kilisli Rıfat Efendi’ye bir ev hediye etmek istese de, o bunu kabul etmez. Kendisine verilecek en büyük mükafatın, bu değerli eserin yayınlanarak topluma kazandırılması olduğunu söyler.

Kilisli Rıfat Efendi tarafından yayıma hazırlanan eser, 1917-1919 yıllarında üç cilt olarak yayımlanır.

Türkçe’nin en eski sözlüğü

Kâşgarlı Mahmûd ve “Diván-ı Lügati’t-Türk”e hemen hemen hepimizin ilkokul yıllarımızdan itibaren bir kulak aşinalığı vardır. Zihnimizi tekrar yokladığımızda; bu nadide eserin Abbasi Halifesi Muhtedi Billah’a sunulmak üzere Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında Kaşgarlı Mahmud tarafından iki yılda yazılmış olduğunu hatırlayıp, Araplara Türkçeyi öğretmek maksadı taşıyan, Türkçe’nin en eski sözlüğü, Türklerin o dönemdeki tarihi, edebiyatı, folklorü, coğrafyası, destanları ve efsaneleri... hakkında ilk ve en temel kaynakları ihtiva eden ansiklopedik bir kaynak olduğunu hatırlarız.

***

Kıraathanede ders var!

Ali Emirî Efendi, sevdiği kitaplarıyla daha çok meşgul olabilmek için 1908’de kendi arzusuyla emekli olur. Emekliye ayrıldıktan sonra, hayatını İstanbul’da kitapları arasında geçirir. Emirî akşamları Divanyolu’ndaki Diyarbakır Kıraathanesi’ne gider, dostları ile sohbet ederdi. O yaşlı başlı, mürekkep yalamış adamlar öğrenme heyecanı içinde, Emirî’nin etrafını sarar, durmadan bir şeyler sorarlardı. Bazı ilmi meselelerde tereddütlerini giderir, bilmedikleri kaynakları öğrenir, bir anlamda ders alırlardı.
[/b]
Logged

http://sehristanbul.wordpress.com/
Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde…
o²an Ynt: 2.Madam Bombar vakası (2) : 23 Ekim 2008, 11:35:07
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1759


defolukukla


Çocukluğumdan bu yana önünden geçtiğim, içini çok merak ettiğim, üniversite edebiyat hocamın Kaşgarlı Mahmut'un Divan-ı Lügâti’t-Türk’ü nün Millet Kütüphanesinde olduğunu söylemesiyle merakım 2 katına çıkmıştı. Lakin burnumun dibinde olan bir kütüphaneye her girme girişimimde demirden kapalı bir kapı kapıda nöbet tutuyordu. O kapıyı hiç açık gören oldu mu bilmiyorum. Önünden geçtiğimde artık burası da unutuldu yıkıldı yıkalacak derken yapılan kapsamlı restorasyonla görüntüsü artık daha güzel.

Dikkatinden kaçanlar için Fatih otobüs durağının arkasında Saray Muhallebicisi var. Onun tam yanında kalıyor Millet kütüphanesi. Saray ile mc donalds arasındaki boşluğu doldurmakta. mcdonalds tarafında ufak şirin bir bahçesi var. Bir kaç kez o bahçedeki banklarda birilerinin oturduğunu gördümç Gördüklerimin hayal mi gerçek mi olduğuna hala karar veremedim:P

Bilgiler için teşekkürler.
Logged

yaşımı hep yanlış hesaplıyorum
dîdar Ynt: 2.Madam Bombar vakası (2) : 23 Ekim 2008, 11:50:02
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1987


gözlerime şehir birikti..


evime giderken önünden geçtiğim bu yapıyı bende terkedilmiş zannederdim,bir gün baktımki içerisi iğne atsan yere düşecek gibi değil..
meğersem restore edilmiş ve kullanıma sunulmuş..
evet içerde görevliler var ve artık diğer kütüphaneler gibi kullanabiliniyor..
ve ben içeri girdim restorasyondan sonra (yalnızca bahçesine) ve harika bi yapıyla karşılaştım..
meğersem sadece eski bir yapı değilmiş..
Logged

http://sehristanbul.wordpress.com/
Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde…
Sayfa: [1]   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.211 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...