‘Kara Mayınları' halen dünyanın baş belası
DHA/25 Mayıs 2007
SON dönemde özellikle Güneydoğu'da güvenlik güçlerinin mayın patlaması nedeniyle çok sayıda şehit vermesi, ‘Kara mayınları' konusunu yeniden gündeme getirdi. Eskişehir Osmangazi Üniveristesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, ‘Savaş ve terörün ucuz ancak çok etkili silahı' olarak tanımladığı kara mayınlarının, dünyada her 22 dakikada 1 kişinin ölümüne ya da sakat kalmasına neden olduğunu söyledi.
TEKAM Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, kara mayınlarının küresel bir sorun olduğunu, en ucuz silah, sinsi bir katil ve ölüm oyuncağı olarak nesiller boyunca insanlara ölümcül bir miras kaldığını belirtti. Savaş ve terörün ucuz ancak çok etkili silahı olan mayınların sınırlandırılması ve temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kaya, dünyada her 22 dakikada bir kişinin ölümüne ya da sakat kalmasına yol açan kara mayınlarının, Ottowa sözleşmesi gereği 4 yıl önce stokların, 10 yıl içinde de topraklardaki mayınların temizlenmesinin öngörüldüğünü anlattı.
Kara mayınlarının ilk kez 1862 yılında ABD'deki Kuzey- Güney savaşında kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Muammer Kaya, “Kara mayınları 2'inci Dünya savaşında ise anti-tank ve anti-personel mayını olarak 300 milyon adet kadar kullanıldı. 1960'a kadar mayınlar toprağa gömülmekteydi. Şimdi ise daha kontrollü kullanılmaktadırlar. Kara mayınları biri üzerinde yürüyünce ya da herhangi bir baskı uygulandığında patlamak üzere yeraltına gömülüyorlar” dedi.
TÜRKİYE'DE 1956'DA SINIRLARA DÖŞENDİ
Türkiye'nin ilk kara mayınlarını, 1956-59 yıllarında, yasal olmayan sınır geçişlerini önlemek amacıyla sınırlara döşediğini belirten TEKAM Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, Türkiye'nin özellikle Doğu ve Güneydoğu sınırlarında halen mayın tarlalarının mevcut olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Kaya, “Ardahan, Kars, Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve Hakkari'de mayın tarlaları var. Ardahan- Ermenistan sınırında 9.5 kilometrelik, Hatay- Suriye sınırında 34 kilometrelik, Kars- Ermenistan sınırında 13 mayın tarlası var. Şanlıurfa'da tarıma elverişli 140 bin dönüm mayınlı, Hakkari'de, köylerin de boşaltıldığı bölgelerde 34 köyde ve 48 mezrada mayın bulunuyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Kaya, Türkiye'nin 1996'da mayın üretimini, transferini ve satışını yasaklayıp, mayın izleme komitesi kurduğunu anımsatarak, “Türkiye bu yasaklama ile ilgili 137 ülkenin imza koyduğu Ottawa sözleşmesini de imzaladı. Ama daha 107 ülke bu anlaşmaya henüz imza koymadı. Türkiye'nin 2008'e kadar tüm mayınları imha etmesi, 2014 yılına kadar da tamamen temizlemesi gerekiyor” dedi.
ÜRETİMİ UCUZ, SÖKÜLMESİ ÇOK PAHALI
Küreselleşen dünyada kara mayınlarının üretim maliyeti 2-3 dolar iken, bir karasal mayının etkisiz hale getirilmesinin maliyetinin 15 dolardan 500- 1000 dolara kadar çıkabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Muammer Kaya, kara mayınlarının en ucuz silah olup 75 yıl toprak altında etkin kalabildiğini söyledi. Dünyada 78 ülkede 200- 215 milyon civarında kara mayın olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kaya konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kara mayınlarını üreten ülke sayısı 2003'ten önce 50 iken, 2003'ten sonra 15'e indirilmiştir. Irak, İran, Hindistan, Mianmar, Nepal, Kuzey Kore, Pakistan, Rusya, Singapur, Vietnem mayın üreten ülkelerden bazılarıdır. ABD, Çin ve AB ülkelerin çoğu eski mayın üretici ülkeler arasında yer almıştır. Bugün küresel dünyadaki 78 ülkede 200- 215 milyon civarında döşenmiş kara mayını vardır. Her yıl kara mayınları yüzünden 15-26 bin kişi ya ölmekte ya da ömür boyu sakat kalmaktadır. Bugün küresel dünyada savaş esnası, savaş sonrası ve terör nedeniyle yaralanmış ve sakat kalmış 300- 400 binden fazla insan vardır. Bunların sağlık giderleri de göz önüne alındığında kara mayınlarının küresel dünyada insanlığa maliyeti inanılmaz boyutlara yükselmektir. Mayın üretmek kolay, fakat etkilerini yok etmek çok zordur. Dünyadaki 200 civarındaki ülkeden 65 ülkede kara mayınlara bağlı ölüm olayları bildirilmektedir. Bugün en çok mayın Afganistan, Bosna Hersek, Kamboçya, Hırvatistan, Angola, Kuveyt, Mozambik, B. Sahra, Güney- Kuzey Kore ve Hindistan ve Pakistan sınırında bulunmaktadır. Dünyadaki mayınları temizlemek için 100 milyar dolara ihtiyaç vardır. Bugün eğitilmiş bir kişi, günde sürünerek en fazla 20- 50 metrekarelik alanı mayından temizleyebilmektedir. Dünyada her yıl en az 1- 2 milyar dolar mayın temizlemeye ayrılmalıdır. Mevcut teknoloji ve hızla dünyadaki mayınların temizlenmesinin bin 100 yıl alacağı BM tarafından hesaplanmıştır.”
KURBANLARIN ÇOĞU SİVİL
Kara mayınlarına kurban olan kişilerin yüzde 80'inin siviller ve bunların üçte birinin de masum çocuklar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Muammer Kaya şöyle devam etti:
“Dünyada kara mayınları yüzünden yaralanan kişilerin en fazla beşte biri gerekli tıbbi bakım ve gerekli rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Kara mayınları savaş sırası ve sonrası, sınır muhafazası, terör olaylarında kullanımı artmaktadır. Son zamanlarda özellikle uzaktan kumandalı olanları daha fazla tercih edilmektedir. Savaş sonrası geride kalan mayınlar tarlalara, su kaynaklarına, sağlık merkezlerine ve okullara erişimi engelleyebilmektedir. Savaş ve terör nedeniyle döşenmiş patlayıcı mayınların kurbanları çoğunlukla erkekler ve çocuklar olmaktadır. Özellikle masum çocuklar gördükleri yabancı nesnelere (kelebek türü renkli tasarımlı) ilgi duyarlar. Hayvan güden, tarlada çalışan, oynayan, evine su taşıyan masum çocukların mayınlı arazilerden geçerken yok olmaları her zaman olasıdır. Kara mayınlarından yaralanan 10 yaşındaki bir çocuk tüm hayatı boyunca 25 farklı proteze ihtiyaç duyacak ve bunlar için en az 3 bin 125 dolar harcaması gerekecektir. Fakir ülkelerde bir çok çocuk hiçbir proteze ulaşamadığı gibi, ömür boyu koltuk değneklerine mahkum kalabilmektedir. Psikolojik rehabilitasyon ise çoğu zaman gerçekleşememektedir. 1997 yılında anti- personel mayınlarının üretilmesinin, depolanmasının, aktarılmasının ve ticaretinin yasaklanmasını sağlayan uluslararası yasal düzenlemeler öncülüğünde, 2004 yılında 143 ülke bu antlaşmayı resmen tanımış ve uygulamayı kabul etmiş olsa da, savaş ve terör olaylarında kara mayınlarının hala dünyada yaygın kullanıldığı görülmektedir. Dünyada bugün ABD, Rusya ve Çin başta olmak üzere bir çok ülkenin elinde milyonlarca mayın stoku bulunmaktadır. Dünyada sadece 65 ülke tüm mayın stoklarını imha ederken, 42 ülke elindeki 180 milyon mayını saklamaktadır.”
TÜRKİYE'DE BİR MİLYON MAYIN VAR
TEKAM Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, Türkiye'de yaklaşık bir milyon kadar mayın olduğunun bilindiğini söyledi. Prof Dr Kaya şöyle konuştu:
“Genelkurmay Başkanlığı Veri Toplama Merkezi'ne göre, 1993- 2003 yılları arasında, 299 asker ve 289 sivil mayın patlaması nedeniyle yaşamını kaybetti, bin 524 asker ve 739 sivil de aynı nedenle yaralandı. Ülkemizdeki mayınları temizlemek için 350- 450 milyon dolara ihtiyaç vardır. Türkiye, 1996 yılı ocak ayında, anti-personel mayınların satışını ve transferini yasaklayan 3 yıllık bir moratoryum ilan etmiştir. Bu sürenin dolmasını beklemeden, 15 Ekim 1998 tarihinde yapılan bir açıklamayla, moratoryum süresinin, bitiminden itibaren üç yıl için uzatıldığı duyurulmuştur. Söz konusu moratoryum, Mart ayında süresiz olarak uzatılmıştır. Son zamanlarda ülkemizdeki terör olaylarında ve Irak'ta çok yaygın anti-tank tipi uzaktan kumandalı mayın kullanımının sivil ve askeri kayıplara yol açtığı, konunun ne kadar tehlikeli olabileceğini ortaya koymaktadır. Dünyada Ottawa sözleşmesine göre mayınların temizlenmesi ve yok edilmesi istense de, buna uyan ülke oldukça az olmaktadır.”
MAYIN YOKETME YÖNTEMLERİ
Prof. Dr. Muammer Kaya, kara mayınları yok etmenin değişik yöntemlerinin olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
“Elle yok etme: Metal dedektörleriyle tespit edip elle yok etme. Ülkemizde TÜBİTAK tarafından geliştirilen akıllı-yapay zekalı metalik ve metalik olmayan mayınları ayıran koku duyargalı dedektör mevcut döşeli mayınların tespitinde hızlı ve güvenli kullanılabilecektir.
Biyolojik Tespit: TNT koklayan köpekler ve dünyada bazı özel yetiştirilen fareler mayın bulmada kullanılabilmektedir.
Bitkiler: Mayından sızan azot oksitlere hassas olan ve renk değiştiren hardal bitkisi üzerinde Danimarkalı bilim adamlarınca çalışılmaktadır.
Bakteriler: TNT bulunan ortamda ultraviole ışık altında floresan özellik gösteren genetik bakteriler üretilmiştir. Bu bakteriler mayınlı alanlara sprey edilip hızlı bir şekilde bölge taranabilmektedir.”
geçen gün sn prof dr muammer kaya'nın dersindeyken mevzu bahis oldu...bu röportajdan bahsetmişti. okudum sizinle paylaşayım dedim...
ciddi büyük sorun...hatta bununla ilgili behman ghobadi'nin kaplumbağalar da uçar filmini tavsiye edebilirim bu filmin tanıtımını da :
http://dusuncekahvesi.wordpress.com/2008/10/26/kaplumbagalar-da-ucar/ adresinden ulaşabilirsiniz..
vesselam.