|
|
3. İslama Hizmet Etmek Arzusu - Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan - Hadis Usulü
Gariptir ama müslümanlara iyi amellere teşvik etmek ve onları kötülüklerden sakındırmak maksadıyla da hadis uyduranlar olmuştur. Hatta bu yolla Allahın rızasını kazanmayı umanlar bile çıkmıştır.
Bu düşünce ile hadis uyduranlar din için en tehlikeli sınıfı oluşturmaktadırlar. Çünkü bunlar, halkın sevip saydığı, hareketlerini örnek aldığı kişilerdir. Onların hadis diye tanıttıkları sözler, hiç tereddütsüz, hadis olarak kabul edilecek, aksine ihtimal bile verilmeyecekti. Bu sebeple onlar, dini bozmak için özel gayret sarfedenler kadar zararlı olmuşlardır.
Bu arada lehte hadis uydurmayı caiz gören bir anlayıştan da söz etmek gerekmektedir. Hadis uydurmayı yasaklayan hadisteki "aleyye" kelimesini "aleyhime" diye yorumlayıp lehte uydurulacakların bu yasak kapsamına girmeyeceğini iddia edenler de bu işte etkili olmuşlardır. Düşünce ve gayeleri ne olursa olsun, hadis uydurmaya cevaz verenler, farz ve mendup, haram veya mekruh şıklarından birine ait şer'i bir hükmü Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam'a isnad ederken, netice itibariyle Allah'a karşı yalan söylediklerini düşünmüyorlardı. Bu tür düşünce ve yapılan işin çirkinliğini ve yersizliğini Mehmed Akif şu mısralarıyla değerlendirmektedir : Kitabı, sünneti, icmaı kaldırıp attık; Havassı maskara yaptık, avamı aldattık. Yıkıp şeriatı, bambaşka bir bina kurduk Nebiye atf ile binlerce herze uydurduk. O hali buldu ki bu cür'et: "yecuzu fi't-tergib.." Karar-ı erzeli fetva kesildi:!.. Hem ne garib, Hadisi vazediyorken sevap uman bile var! Sevabı var mı imiş bir zaman gelir, anlar! Cihanı titretiyorken niday-ı "men kezebe.." İşitmiyor mu, nedir, bir bakın şu bi edebe: Lisan-ı pak-i Nebiden yalanlar uyduruyor, Sıkılmadan da "sevap işledim" deyip duruyor. Düşünmedin mi girerken şeriatın kanına? Cinayet kalacak zanneder misin yanına? Sevap ümid ediyor ha! Deyin ki namerde Sevabı sen göreceksin huzur-ı mahşerde!"
Safahat, s. 274-275 (5.baskı)
|