Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
H
ANASAYFA
ARŞİV
GİRİŞ
KAYIT
imamhatip.com
>
İslâm
>
İslâmî Konular
>
Dergi Yazıları
(Moderatör:
Чekta
) >
H.z Peygamberi Hayata Taşımak
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Favorilerime Ekle
Yazdır
Gönderen
Konu: H.z Peygamberi Hayata Taşımak (Okunma Sayısı 835 defa)
palestine
H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 03 Nisan 2007, 17:37:52
Administrator
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 4190
ümmet nerede
Bir değerin hayatın dışında ve işlevsiz bırakılması, sadece o değere düşmanlık edenlerin yapıp ettiklerinin sonucu olarak ortaya çıkan bir durum değildir. Bunun yanında dostları da bir değerin hayatın dışında kalıp işlevsiz kılınmasında rol oynayabilmektedir. insanlık tarihi bu garip durumun örnekleriyle dolu ne yazık ki. Özellikle de insanlık tarihinin etrafında şekillendiği Peygamberler tarihi buna çokça şahidlik etmiştir. Hemen bütün Peygamberler bir taraftan dünyaperest düşmanlarının taarruzlarıyla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan da kendilerine canı gönülden inanmakla birlikte, getirdikleri mesajı doğru kavramayıp yanlış bir kudsiyet anlayışı geliştiren bir kısım taraftarlarının "kutsa ve rafa kaldır" şeklinde özetlenebilecek tutumlarına maruz kalmışlardır.
Peygamberler sıradan bir beşer değildir
Peygamberleri yeryüzünde "iz" bırakan beşer olmaktan çıkarıp, örnek alınması imkansız melekuti varlıklara dönüştüren söz konusu yanlış kudsiyet anlayışlarının yanı sıra, yine kendilerine canı gönülden inanmakla birlikte onların kadr´ü kıymetini gereğince takdir edemeyen, bu hidayet önderlerine sıradan bir beşer muamelesi yapıp Peygamberleri adeta bir "postacı" konumunda algılayan dostları da onların ve getirdikleri mesajların yanlış anlaşılmasına ve işlevsiz kılınmasına yol açmıştır ne yazık ki.
Bu iki tutum birbirine tamamıyla zıt olmakla birlikte, Peygamberlerin ve onlar aracılığıyla insanlığa sunulan Rabbani mesajın hayattan uzaklaştırılıp işlevsiz kılınması noktasında aynı işlevi görmektedirler. Her iki tutum da Peygamberleri ve getirdikleri Rabbani mesajı özne olmaktan çıkarıp, nesne haline getirmekte, hayata müdahil olmaktan uzaklaştırmaktadır sonuçta. Bu iki yanlış tutumdan ilki Yahudilerle, ikincisi ise Hıristiyanlarla özdeşleşmiştir tarihte.
Peygamberleri küçümseme, onlara itaat konusunda ayak direme ve işi yokuşa sürme, onlarla pazarlık yapma, onlara hakarette bulunma ve hatta Hz. Zekeriyya ve Hz. Yahya örneğinde olduğu gibi onları katletme gibi tutumlarıyla Yahudiler, Peygamberlerin kadr ü kıymetini bilmemenin temsilciliğini yaparken; diğer yanda Hıristiyanlar ise Hz. İsaya olan sevgilerinde o kadar aşırıya kaçmışlardır ki, Onu insan olmaktan çıkarıp "Allahın oğlu" ilan etmişler, bu tutumlarıyla da Hz. İsayı izinden yürünecek örnek bir insan olmaktan çıkarıp "kutsa ve rafa kaldır" tutumuyla menkıbelere mahkum etmişlerdir.
Peygamberler örnek insanlardır
Oysa yüce Rabbimiz, tüm Peygamberleri, örnek olsunlar ve kendilerine tabi olanlarla birlikte hayatı inşa etsinler diye insanlar arasından göndermiştir. Nitekim Rabbimiz Kuran-ı Keriminde, Peygamberlerin davetine muhatap olan toplumların onların beşer oluşlarına yönelik itirazlarına değinmekte ve Peygamberleri insanlar arasından seçmesi hakkında şöyle buyurmaktadır:
"De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine), yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik." (İsra 17/95)
"Dediler ki: Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?" (Furkan 7)
Şayet Peygamberler melekler arasından seçilip insanlara gönderilseydi, hem "Peygamber gibi yaşamak lazım" denildiğinde "Biz kimiz ki Peygamber gibi yaşayalım, biz onun tırnağı bile olamayız" diyerek Peygamber ve mesajını işlevsiz bırakan yanlış kudsiyet anlayış sahipleri, hem de "Peygamber Kitabı getirmekle görevini tamamlamıştır" diyerek Peygamberi devre dışı bırakan, Onun kadrü kıymetini takdir edemeyen yanlış anlayış sahipleri haklı olacaklardı. Çünkü melek bir peygamber, gerçekten de bizler için izinden yürünecek bir örnek teşkil edemeyecek, sadece Kitabı getirmekle yetinecekti.
Rabbimiz Ahzab Suresi 21. ayet-i kerimede Hz. Peygamberi bizler için "usvetun hasene", yani izi takip edilecek "en güzel örnek" olarak takdim etmektedir. Evet, O, bizim için yolu takip edilecek, izinden yürünecek örnek şahsiyet ve tabi olunması gereken biricik önderdir. O, hayatın içinde yaşamış, insanlarla birlikte gülmüş, insanlarla birlikte ağlamış, zulme ve haksızlığa karşı kılıcıyla mücadele etmiş, evlenip yuva kurmuş, eşleriyle mutlu günleri olduğu gibi sıkıntılı günleri de olmuş, gün gelmiş bir avuç hurmayla karnını doyurmuş, acıda, sevinçte hep ümmetiyle birlikte olmuştur.
Hz. Peygamber örnek ve önderdir
Hz. Peygamber, ne bugün kendisini öveceğim diye adeta insan üstü bir varlık gibi anlatan, Onun örnek hayatı yerine uçtulu-katçılı menkıbeleri topluma siyer diye aktaran bazılarının kafasındaki gibi bir "masal kahramanı"dır, ne de tek işlevi Kuranı insanlara bırakıp gitmek olan ve vefatıyla işlevi tamamlanmış bulunan bir "postacı"dır. O, kıyamete kadar sürecek bir Nebevi örneklik ve önderliğin temsilcisidir.
Hz. Peygamber, geçmiş ümmetlerin Peygamberlerini övmek adına nasıl işlevsiz bıraktığını iyi bildiğinden bizleri şu şekilde uyarmıştı:
"Hakkımda, Hıristiyanların Meryemoğlu İsaya yaptıkları gibi aşırı övgülerde bulunmayın. Şurası muhakkak ki ben bir kulum. Benim için Allahın kulu ve elçisi deyin." (Buhari, Enbiya 44)
Kuran-ı Kerimde Hz. Peygamberin bir beşer oluşu ve kendi akıbeti hakkında bile bilgi sahibi olmadığı şu şekilde haber verilmektedir:
"De ki: Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahy edilmekte olana uyuyorum. Ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim." (Ahkaf 46/9)
"De ki: Allahın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim." (Araf 7/188)
Kur´an Ahlakı
Hz. Aişeye, Hz. Peygamberin ahlakı sorulduğunda bu soruyu şöyle yanıtlamıştı: "Siz Kuran okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kurandı" (Müslim, Müsafirin, 139)
Evet, Hz. Peygamber, validemiz Hz. Aişenin bu ölümsüz tesbitinde belirttiği gibi, Kuranı ahlak edinmiş yürüyen bir Kurandı. O, Kuranı hafıza ve sayfalardan alıp hayata nakşeden, hayatın her anına Kuran mesajının damgasını vuran ve Kuranı hayatla buluşturan yaşamıyla, "Kuran yürürse ne olur?" sorusunun cevabıdır. O, hayatıyla bu soruyu çok güzel bir şekilde cevaplandırmıştır.
Rabbimiz, Hz. Peygambere tabi olmayı kendisini sevmenin ön şartı kılmıştır:
"De ki: Eğer Allahı seviyorsanız, bana tabi olunuz ki Allah da sizi sevsin." (Al-i İmran 3/31)
Ayette açıkça ifade edildiği gibi, Hz. Peygambere tabi olmak, Kuranın ete kemiğe bürünmüş hali olan Onun sünnet-i seniyyesini doğru bir şekilde izlemek, alemlerin Rabbi yüce Allahı sevmenin olmazsa olmaz şartı ve pratik ifadesidir. Bir kimse, yüce Allaha olan sevgisini test etmek istiyorsa, Hz. Peygamberin izinde bir hayat yaşayıp yaşamadığına bakmalıdır.
Hz. Peygamber, yeryüzüne indirilen son İlahi mesaj hükmündeki Kuran-ı Kerimi insanlığa duyurmuş ve bu hidayet rehberini en iyi şekilde hayatına aktararak Müslümanlar için kıyamete kadar sürecek bir örneklik ve önderlik bırakmıştır. O, karşısına çıkarılan türlü engellere ve maruz kaldığı dayanılmaz baskılara karşılık dosdoğru olmaktan ödün vermemiş, yüklendiği ağır yükü sabır ve metanetle taşıyıp, bizlerin yolunu aydınlatmıştır. Böylece O, Rabbimizin "Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin" (Kalem 68/4) şeklinde nitelendirdiği örnek bir şahsiyete ve hayata sahip olmuştur. Bize düşen, Hz. Peygamberin getirdiği mesajı ve hayatını doğru olarak anlamak ve bugüne taşımaktır.
Kurandan açıkça anlıyoruz ki, Peygamberlerin misyonu yalnızca insanlara yüce Allahın emirlerini bildirmekle sınırlı değildir. Onların asıl misyonu, yaşantılarıyla insanlara örnek, önder ve model olmalarıdır. Peygamberler hem davetleriyle hem de örnek yaşantılarıyla insanların önünde birer meşale olarak parlamakta, Allaha kul olmanın nasılını onlara pratik olarak vaz etmektedirler. Nitekim Hz. Peygamberin "Yürüyen Kuran" olarak nitelendirilmesi bu gerçeğin güzel bir ifadesidir.
Peygamberler her konuda insanlara örneklik teşkil ederler. Mesela Hz. Peygamberin hayatı incelendiğinde görülür ki, O, örnek kişi, örnek aile reisi, örnek davetçi, örnek arkadaş, örnek yönetici, örnek imam olmuş, tüm yönleriyle ümmetine örneklik teşkil etmiştir. Bizler de örnek insanlar olabilmemiz için Hz. Peygambere itaat etmekle, Onun yolunu takip etmekle emrolunduk:
"De ki: Allaha itaat edin, Resûle itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık Onun (Peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer Ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." (Nur 24/54)
Peygambere itaat, Onun izini takip etmek, Onun kulluğunu, mücadelesini, şefkatini, azmini… örnek edinmek demektir. Onun mesajını savunmak, davasına omuz vermek, cihadına iştirak etmek demektir.
Kutsa ve rafa kaldır
Hz. Peygamberin doğum yıldönümü vesilesiyle düzenlenen bazı programlarda, ne yazık ki Onun örnek hayatı, zulme ve sömürüye karşı mücadelesi, tevhid ve adaleti hakim kılma cihadı söz konusu edilmek yerine, "kutsa ve rafa kaldır" tutumu kendini göstermekte, hayatla irtibatı olmayan insan üstü bir kişilik tablosu çizilmektedir. Hz. Peygamber, insanların örnek edinip izinden gidebileceği bir önder olarak değil de, bir masal kahramanı, bir efsane olarak vasfedilmektedir. Böyle olunca da Onun emin oluşu, örnek insan, örnek aile reisi, örnek imam, örnek komutan, örnek devlet başkanı oluşu gündemden kalkmakta, bunun yerine bir yığın uydurma menkıbe, Peygamber hayatı diye anlatılmaktadır. Böylece, "kutsa ve rafa kaldır" cehaleti, toplumların Hz. Peygamberi doğru anlamasının ve Onun izini takip etmesinin önünde güçlü bir engel olarak yükselmektedir. Kuran-ı Kerim de zaten bu şekilde hayattan uzaklaştırılmamış mıydı? Yüce Allah, Kuranı "kolaylaştırılmış apaçık kitap" olarak tanıtırken (Bkz. 36/69-70; 54/17, 22, 32, 40; 5/15; 22/16; 26/2; 15/1; 27/1-2; 2/118), kutsamak ve yüceltmek adına, Kuran, kolay anlaşılmaz bir kitap olarak algılanıp anlatılmış, hürmet adı altında onu okumak yüce Allahın öngörmediği şartlara bağlanarak zamanla hayat alanlarından uzaklaştırılmış ve yüksek raflara mahkum edilmiştir.
Kuran Hz. Peygamberin kıyamete kadar sürecek örnek ve önderliğine halel getiren bu tür yaklaşımları birçok ayetiyle mahkum etmiştir. Kuranın anlattığı haliyle Hz. Peygamber, Peygamberlerin sonuncusu olarak, insanlar için kıyamete kadar sürecek Kurani örnekliği ve önderliği temsil etmektedir. Rabbimiz bu hususu şu şekilde beyan etmiştir: "Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik" (Bakara 2/151)
"O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp-temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içindeydiler." (Cuma 62/2)
Hz. Peygamberi ((S.A.V)) sevmek, Onun örnek hayatını bugüne taşımayı gerektirir. Yoksa kuru kuruya bir sevgi ya da övgüye Onun hiç mi hiç ihtiyacı yoktur. Zira, O, bizzat alemlerin Rabbi yüce Allahın sevgi ve övgüsüne mahzar olmuştur.
Bu itibarla Hz. Peygamberi anmaya yönelik programlarda, Onu sevmenin pratik şartları üzerinde durulmalı ve Onun kutlu sünnet-i seniyyesini, Asr-ı Saadet ikliminin güzelliklerine susamış bugünün dünyasına doğru şekilde tanıtmaya yönelik çalışmalar ön plana çıkarılmalıdır. Hz. Peygamberin kutlu mirasını tüketen değil, her daim yeniden üreten bir ümmet olduğumuzda, inşaAllah yeryüzüne bir kere daha bizler varis olacağız.
anadolu gençlik dergisi
Logged
Hiçbir şeye taraf olmayan bir adam, herhangi birşey için yıkılacaktır
“Sözcükler fikirleri asmaya yarayan çengellerdir”
www.milligazete.com.tr
,
www.ajans5.com
Reklam
H.z Peygamberi Hayata Taşımak
«
:
03 Nisan 2007, 17:37:52 »
Logged
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 22 Nisan 2008, 22:27:12
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
hakketen çok müthiş bir yazıı işte peygamberin asıl sünnet burda onu çağa taşımak peygamber kendi zaman ve koşullarında ne yaptıysa bizde o örnekilkle günümzde ne yaapmalıyız onu harekete geçirmemiz gere yoksa ozamanki koşul ve şartlardaki hükmü alıp bugüne uyarlamaya kalkarsak kesinlikle işin içinden çıkamayız
Logged
Keremtuna
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 22 Nisan 2008, 23:06:00
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 282
Alıntı sahibi: EBABİL üzerinde 22 Nisan 2008, 22:27:12
hakketen çok müthiş bir yazıı işte peygamberin asıl sünnet burda onu çağa taşımak peygamber kendi zaman ve koşullarında ne yaptıysa bizde o örnekilkle günümzde ne yaapmalıyız onu harekete geçirmemiz gere yoksa ozamanki koşul ve şartlardaki hükmü alıp bugüne uyarlamaya kalkarsak kesinlikle işin içinden çıkamayız
yoksa ozamanki koşul ve şartlardaki hükmü alıp bugüne uyarlamaya kalkarsak kesinlikle işin içinden çıkamayız
Buradaki inceliğe dikkat ediniz.Peygamberimizin uygulamarı çağa göre değişmez.Her yüz yılda bir Peygamberimizin uygulamarı çağa göre yorumlansaydı o zaman Peygamberimizin uygulamaları diye bir şey kalmazdı.Allah ın Dini Bütün Çağlara gelmiştir.Zaten çağdaştır her asıra göre yeniden yorumlanması diye bir şey sözkonusu olamaz.Aksi halde biz Peygamberimizi ve İslam Dinini Haşa geride kalmış ve çağdışı olarak görmüş oluruz ki Allah Muhafaza Küfüre götürür.Dünya İmtihandır.İmtihanın amacı da Allah ın emirlerini zaman ve çağ gibi bahaneler bulup Ona Muhalefet etmeden yaşamaktır.
Logged
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 22 Nisan 2008, 23:31:29
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
şimdi kardeş hzpeygamber dönemindeki toplumsal şartların giderek değişmeye başladığı 18nci 19ncu yüzyıldan itibaren tarihin makasının açılması ile birlikte hz peygamber dönemindeki şartlardan çok daha farklı tarihsel toplumsal ekonomik kültürüler şartların söz konusu olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz.biz değişim kavramını kavrayamadığımız için sünneti yeniden yorumlayamadığımız için bugün sünnet bize bireysel planda önem bakımından son sıralarda yer alan konularda rehberlik etmekttedirr .mesela peygamber döneminde takas ekonomisi vardı mal alınıp mal veriliyordu bugün ise çok farklı çok karmaşık bir ekonomik sistem yürürülükte hadi ozaman peygamber zamanındaki hükmü uygulasana bugüne.yine peygaber döneminde sözlü kültür vardı bugün yazılı kültür hatta e iletişim devrede buyüzden şuanda islam dünyası içersnde bulunduğu nimetleri rasyonel olarak kullanamadığı için peygamberin mirasından etkili bir biçimde yararlanamıyor
Logged
Keremtuna
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 23 Nisan 2008, 00:53:27
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 282
Alıntı sahibi: EBABİL üzerinde 22 Nisan 2008, 23:31:29
şimdi kardeş hzpeygamber dönemindeki toplumsal şartların giderek değişmeye başladığı 18nci 19ncu yüzyıldan itibaren tarihin makasının açılması ile birlikte hz peygamber dönemindeki şartlardan çok daha farklı tarihsel toplumsal ekonomik kültürüler şartların söz konusu olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz.biz değişim kavramını kavrayamadığımız için sünneti yeniden yorumlayamadığımız için bugün sünnet bize bireysel planda önem bakımından son sıralarda yer alan konularda rehberlik etmekttedirr .mesela peygamber döneminde takas ekonomisi vardı mal alınıp mal veriliyordu bugün ise çok farklı çok karmaşık bir ekonomik sistem yürürülükte hadi ozaman peygamber zamanındaki hükmü uygulasana bugüne.yine peygaber döneminde sözlü kültür vardı bugün yazılı kültür hatta e iletişim devrede buyüzden şuanda islam dünyası içersnde bulunduğu nimetleri rasyonel olarak kullanamadığı için peygamberin mirasından etkili bir biçimde yararlanamıyor
Peygamberimizin Mirasından yararlanma konusunda etkili bir çaba gösterilmiyor ki? Mesela Bugünkü Ekonomi için karmaşık diyorsunuz.Halbuki bugünkü ekonomi sistemi açık ve nettir:Yahudi Ekonomisi.Allah Tevrat İncil Kuranda Defalarca uyarmıştır.Faiz yemeyin,onda yetimin Hakkı vardır.Faiz haramdır.Malesef Günümüzde Faiz zamane ekonomisidir diye Faize izin veren Sözde Hocalar var.
Kredi kartları faizli alışveriştir.Kredi kartı kullanmazsanız hem faizli alışveriş yapmamış olursunuz hemde bütçeniz borçlanıp açık vermez.Basit bir kredi kartında bile Yahudi oyunu mevcut.
18.ve 19.yüzyıla vurgu yapmışsınız.Bu dönemde Peygamberimizin dönemine göre farklı şartlar oluşmasının temel nedeni Müslüman Ülkelerin İşgal edilmeye başlanması ve İşgal altındaki Müslümanlara zorla küfür sisteminin kabul ettirilmek istenmesinden dolayıdır.İşte Bu zorluklar karşısında direnç gösterme ve taviz vermemek yerine nefsin hoşuna giden çözümler hemen devreye giriyor.Bir nevi nefis boşver sen yeni çözümler bul çağa göre yorumla gibi telkinlerle insanı kandırıyor.Şeytanda Hz.Ademi Kandırmıştı.Yasak meyveden bir defa yemen zararlı olmaz diye.Böylece Hz.Adem Allah ın emrini unutarak haramı yemiş ve Cennetten indirilmiş oldu.
Sonuçta Dünya İmtihandır.Allah korusun sakın Sünnet çağa yorumlanmalı gibi düşünceler içine girmeyelim.Çünkü Şeytanın bütün çabası Hile ile insanı Allah ın emirlerinin dışına çıkarmaktır.Hz.Adem Döneminde Kurbanlar yakılarak kabul ediliyordu.Allah Kurbanın üzerine yıldrım indiriyor.Habil ve Kabil Allah a kurban sunuyor.Habil besili bir koyunu,Kabilde Çürük başak olarak kurban sunuyor.Habilin kurbanı yakılarak kabul ediliyor.Kabilinki kabul edilmeyince Şeytan Kabile diyorki Kardeşin Ateşe taptığı için Kurbanı yandı ve kabul oldu.Böylece ilk defa ateşperestlik ortaya çıkıyor.Bu sadece bir örnek.İşte Şeytan hep yanıltarak saptırarak ve Hile ile İnsanları aldatıp kendisi ile beraber Cehenneme sürüklüyor.Çünkü onun kıyamate kadar misyonu ahirette insanları felakete sürüklemek.
Logged
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 24 Nisan 2008, 22:24:42
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
kardeş yaşadığımız asırda öğle gelişmeler varki bunları geri döndürme imkanı yoktur.bugün sözlü kültüre dönelim kitabı matbayı pc yi tv yi kaldıralım diyemeyiz ve bunların beraberinde getirdiği birtakım sosyal değişimler var bunları görmek lazım eskiden bir avam vardı birde havas hoca cemaat ilişkisi söz konusuydu.yine hz peygamber döneminde geniş aile tipi vardı bugünse çekirdek aile tipi.her alanda değişimler söz konusu eğitim ve öğretimde siyasette ekonomide aile yapısında sosyal hayatta vs vs vs dolayısıyla içinde bulunduğumuz çağla yüzleşmek zorundayız(çağla yüzleşmek derken çağın bütün verlerini eleştiriye tabi tutmaksızın eleştiriye tabi tutmaksızın kabul edelim demiyorum)örneğn insan hakları içersindeki aile kurma hakkını elbetteki onaylarım fakat bu aile kurma hakkı içersinde eşcinsellerinde aile kurma hakkı var ki:benim bir müslüman olarak bunu onaylamam mümkün değil.ben çağla yüzleşmek derken bunları kast etmiyorum.ben sosyolojik olarak geri çevrilmes ümkün olmayan ve hz peygamber dönemi ile mukayese edildiği zaman çok köklü radikal değişiklilkleri ifade eden gelişmeleri kastediyorumve hz peygamberi çağa taşımak derken çağın bu gelişmelerini göz önünde bulundurmanın gerekliliğinden söz ediyorrum.daha açıklayıcı olursak misvak kullanmanın bizatihi kendisi sünnet değildir sünnet olan ağız ve dş sağlığıdır dolayısıla periyodik olarak doktora gidip ağız ve diş temizlettirmek ve bu anlamda diş sağlığı ve temizliğini muhafaza etmek sünnettir.siz diş sağlığı konusundaki modern tıptaki gelişmeleri dikkate almaksızın sünet diye misvak kullanmakta diretirseniz hz peygamberin sünnetini anlayamadığnız gibi onu çağa taşıma imkanınında yitirmiş olursnuz
mesela ekonomi alanında örnek verelim insanlar arasındaki gelr dağılımındaki yaşanan eşitsizliğin giderilmesi çağın iktisadi ve ekonomik gelişmelerini dikkate alarak bir takım planlar projeler üretmemiz sünnet kapsamında olmalıdır sadece bireysel anlamda zekat sadakaile bir adama para vererek fakirlik problemi çözülmez bugün fakirlik probleminin çözümü için zekat ve sadakaya ek olarak bulunucak başka formüllerde sünnet kapsamındadır.cünki sünnet eylemlerin şekillerinden ziyade ona hayat veren ruh öz ve ilkedir.hz peygamber kendi döneminde fakirlik problemini kaldırmak için insanları sadakaya teşvik etmiştir bugünün şartlarnda ise söz konusu problemleri ortadan kaldırıcak planlar projeler fonlar üretebilliyosak ve bunları kurumsallaştırabiliyosak işte sünnetin taa kendisi budur vesselam...
Logged
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 24 Nisan 2008, 23:27:54
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
hee birde bunun için sünneti anlamak yetmez çağı da iyi bilmek gerek bir iletişim gerçeğini bir reklam gerçeğini bugün reklamcılığın etiki diye islami bakış açısıyla yapılmış bir çalışma varmı yok ama vatikanın ethic of advertising diye bir çalışması var reklamın nekadar önemlli olduğunun küçük çocukların beyinlerini zihin dünyalarını şekillendirmek için nekadar önemli olduğunun hala analizini yapmış değiliz siz isttediğiniz kadar sünnete uymaktan bahsedin tv kanallarıyla çocuklarımız beyin bombardımanına tabi tutuluyor buna karşı alternatifin ne tv deccal deyip kaldırdığın gibi camdan aşşağa atmakmı buna kafa yormamız lazım ben peygamberden alacağım değerleri nasıl ve hangi yolla insanlara aktarabilirim sorusuna kafa yormak lazım
Logged
Keremtuna
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 24 Nisan 2008, 23:45:34
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 282
Alıntı sahibi: EBABİL üzerinde 24 Nisan 2008, 23:27:54
hee birde bunun için sünneti anlamak yetmez çağı da iyi bilmek gerek bir iletişim gerçeğini bir reklam gerçeğini bugün reklamcılığın etiki diye islami bakış açısıyla yapılmış bir çalışma varmı yok ama vatikanın ethic of advertising diye bir çalışması var reklamın nekadar önemlli olduğunun küçük çocukların beyinlerini zihin dünyalarını şekillendirmek için nekadar önemli olduğunun hala analizini yapmış değiliz siz isttediğiniz kadar sünnete uymaktan bahsedin tv kanallarıyla çocuklarımız beyin bombardımanına tabi tutuluyor buna karşı alternatifin ne tv deccal deyip kaldırdığın gibi camdan aşşağa atmakmı buna kafa yormamız lazım ben peygamberden alacağım değerleri nasıl ve hangi yolla insanlara aktarabilirim sorusuna kafa yormak lazım
Teknoloji konusunda elbet yararlanmak gerekir.Ama teknoloji sahibinin kültürünü almadan sadece tekniğini almak lazım.Mesela TV konusu.Müslüman TV ler olmalı.Fakat Müslüman TV ler öteki TV ler gibi göbek attırmamalı.Osmanlı Devletide son döneminde başarılı teknikler aldı ve yenilikler yaptı fakat Düşman hile ile bunu kendi lehine çevirdi.
Sonuç olarak Kültür alınmadan Teknik alınmalı.Tekniği almak yetmez onu gaflet ile kullanmamalı.Mesela Müslüman TV ler var fakat yararlı yayınlardan daha fazla gereksiz ve zararlı yayınları mevcut.
Logged
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 01 Ekim 2008, 22:49:40
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
sende haklısında bugün dünyada iki model var,biri kapitalist model diğeri sosyaliist model,bu iki modelin dışında aliye izzetbegoviçin üçüncü yol dediği bütüncül bir model geliştirilmiş değil,alia üçüncü yol derken anglosakson geleneğine işaret eder,bunu geliştiren müslümanlar olmadı,yine batı dünyası oldu,insanlara batının geliştirdiği toplum modellerinden daha iyi model sunabilmiş değil,en ciddi sıkıntımız iktisat konusudur,bir islam ekonomisi kavramı geliştirildi son yüzyılda,ama maalesef onun ne olduğu ortaya çıkmadı,son yüzyılda küresel kapitalizim veya neoliberal dalga dediğimiz akımlara islam dünyası esir olmak durumunda ,nasıl geçilebileceğini bilemiyoruz,uzağa gitmeyelim açın islami dediğimiz kanalları lail ve islami kanallar arasında tüketim,üretim ilişkileri ve tüketim mantığı açısından ne gibi farklar var bir bak,iki tarafta hedef tüketmektedir,ikiside kapitalizimdir ama sadece tüketim nesneleri farklıdır,laik kesim diyorki mayo tüket,bizim kesimde başörtüsü tüket,ama ikisindede tüketim amaçlıdır,biz bunun halen farkında değilzi...
Logged
kerimoğlu
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 03 Ekim 2008, 10:37:59
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 362
Şunu herkes çok iyi ve kesin olarak bilsin ki, İSLÂMİYET hiçbir devirde o devrin iktidarını ele geçirmek ve devlet saltanatlarına sahip olmak üzere gönderilmemiştir. Rabbimiz Sadece Süleyman Aleyhisselâmm'a O'nun duâsı münasebetiyle dünya servet ve saltanatı vermiş diğer bütün peygambnerler sadece ve sadece İslâm'ı insanlara TEBLİĞ görevi yapmışlardır. Hâl böyle olunca siyaset ve saltanat emelleri uğruna DİNİ İSTİSMAR edenlere ve Dini Kavramları kullananlara hiç ama hiç itibar etmeyiniz. Şüphesiz ki, onların amacı İslam'ın ihyâsı değil, kendi menfaat ve emellerinin yeryüzünde geçrkleşmesidir. Çünkü, İslâm'ın ihyâsı fertlerden başlar , devlet yönetimleri ile uğrşamaz. Zaman-ı Saâdette müşrüklerle yapılan savaşlardan sonra gelen saltanat ve hilâfelik kendiliğinden oluşmuştur. Yani, hedef yönetimi ele geçirmek olmadığı halde, müşriklerin saldırganlıkları dolayısıyla böyle bir netice vermiştir.
Yoksa, amaç saltanat olsaydı Rasulullah (s.a.av) Efendimize bu dahah çok önceden teklif edilmiş, O'nu başlarına yönetici yapmak dahil kendisine tebliğ görevini bırakması şartıyla her türlü dünyevî vaadlerde bulunulmuştu.
Bu noktayı çok iyi ANALİZ ETMEMİZ LAZIM.
UYUMAYINIZ VE UYUTMAYINIZ !
Logged
Mezhepsizlik Dinsizliğe Köprüdür.
Zahid-el Kevseri.
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 04 Ekim 2008, 10:06:17
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
kerimoğlu beyninin içindeki selefi sistemi neden devlete karşı,bune perhiz ne lahana turşusu,siz değilmisiniz bu devlet laik sistem,bu sistem tağut sistemi,bu ülkede bu ülkenin imamlarının arkasında namaz kılınmaz diye cumaya dahi gitmeyenleri biliyorum,görüyorum ben,en basitinden masseleme denen zat-ı muhterem Allah tahsiratını affetsin,daha düne kadar o zındık bu devlet,bu askeriye şöğle böğle diye işkembeden sallarken,askere gidince askerliğiyle övünür oldu pehh
hatta özel pmden gelip,bana ben askerim artık diye tehtitte dahi bulunuyordu
Logged
nablus
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 04 Ekim 2008, 11:06:23
Prof. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2033
...
Alıntı sahibi: EBABİL üzerinde 04 Ekim 2008, 10:06:17
kerimoğlu beyninin içindeki selefi sistemi neden devlete karşı,bune perhiz ne lahana turşusu,siz değilmisiniz bu devlet laik sistem,bu sistem tağut sistemi,bu ülkede bu ülkenin imamlarının arkasında namaz kılınmaz diye cumaya dahi gitmeyenleri biliyorum,görüyorum ben,en basitinden masseleme denen zat-ı muhterem Allah tahsiratını affetsin,daha düne kadar o zındık bu devlet,bu askeriye şöğle böğle diye işkembeden sallarken,askere gidince askerliğiyle övünür oldu pehh
hatta özel pmden gelip,bana ben askerim artık diye tehtitte dahi bulunuyordu
Sayın Ebabil;
Kişileri rencide etmeden, küçümsemeden tartışın. Kibir gömleğinizi çıkartıp, tevazu gösterin.
Bir siz Rahman'ın kulu değilsiniz bu forumda
Logged
Erkende olsa, geçte olsa bütün HİcRet'ler güzeldir...
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 04 Ekim 2008, 11:10:55
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
kerimoğlunun dediklerini arat bak neler var,neler demiş kişiler hakkında,şahsım adına olanları geçtim,at gözlüğünü çıkarda konuş,bak yukardan aşşağa nekadarda,anlayışlı bir konuşma olmuş,taki birinin abuk subuk konuşmasına kadar
aeo
«
Son Düzenleme: 04 Ekim 2008, 11:13:08 Gönderen: EBABİL
»
Logged
nablus
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 04 Ekim 2008, 11:15:11
Prof. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2033
...
Alıntı sahibi: EBABİL üzerinde 04 Ekim 2008, 11:10:55
kerimoğlunun dediklerini arat bak neler var,neler demiş kişiler hakkında,şahsım adına olanları geçtim,at gözlüğünü çıkarda konuş üstad aeo
kerimoğlu'nun hata işlemesi, aynı hatayı sizin işlemenizi mübah göstermez... "at gözlüğü" "beynin içindeki selefi sistemi" "lahana turşusu" gibi kalp kırıcı kokuşmuş kelimeleri kullanmayın, üzerinizde barındırmayın bir rica...
Logged
Erkende olsa, geçte olsa bütün HİcRet'ler güzeldir...
TURKUAZ
Ynt: H.z Peygamberi Hayata Taşımak
: 04 Ekim 2008, 11:22:41
Ordinaryus
Offline
Mesaj Sayısı: 3441
lades gibi aklımdasın...
Alıntı sahibi: nablus üzerinde 04 Ekim 2008, 11:15:11
kerimoğlu'nun hata işlemesi, aynı hatayı sizin işlemenizi mübah göstermez... "at gözlüğü" "beynin içindeki selefi sistemi" "lahana turşusu" gibi kalp kırıcı kokuşmuş kelimeleri kullanmayın, üzerinizde barındırmayın bir rica...
bizde insanız,biyerden sonra etkiye tepki veririz
uyarını dikkate alıcaz inş teşekkürler ...
Logged
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Favorilerime Ekle
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Duyuru ve Bildiriler
-----------------------------
=> Davetiyeler, Duyurular
=> Ayın Üyesi
-----------------------------
İmamhatip.com Forum Genel
-----------------------------
=> Güncellik
===> Haberler
===> Genel Güncel - Alıntı
===> Yazarlar
=====> Ahmet Hakan COŞKUN
=====> Ali BULAÇ
=====> Ali EREN
=====> Fahri GÜVEN
=====> Fehmi KORU
=====> Hakan ALBAYRAK
=====> Hasan KARAKAYA
=====> İbrahim KARAGÜL
=====> İbrahim TENEKECİ
=====> Mehmed Şevket EYGİ
=====> Mine Alpay Gün
=====> Nihat GENÇ
=====> Nurettin Durman
=====> Nurettin ŞİRİN
=====> Yusuf Genç
===> Sizin Makaleleriniz
=> Eğitim
===> Yurt dışı eğitim
===> Dersâneler ve ÖSS
===> Lisans Eğitimi
===> Lisansüstü Eğitim
===> Üniversiteler
===> Dil Kursu
=====> Almanca
=====> Ingilizce
=====> Arapça
=====> Fransızca
=> Serbest Mekân
===> Deneme Tahtası
===> Kopyala/Yapıştır
===> Serbest Kürsü
=> İnsan ve Toplum
===> Kim kimdir?
=====> İslâm Önderleri
===> Aile
===> Sağlık
===> Spor
=> İslâm Beldeleri
===> Afrika
===> Asya
===> Avrupa
===> Balkanlar
===> Ortadoğu
=> Evveliyat
===> Menkıbeler - Hikayeler
===> Unutulmayan Tarih
=> Deli Zenciler
-----------------------------
İslâm
-----------------------------
=> Kur'ân-ı Kerîm
===> Tefsîr
=> Hadis-Sünnet
===> Buhari ve Fihristi
===> Hadis Fihristi
===> Uydurma Hadisler
===> Siyer-i Nebî
=> İbâdet
===> Duâ
===> Sorulara Cevaplar
=====> Ramazan Ayı
=====> Projeler.
=====> Kurban
===> Namaz
=> İslâmî Konular
===> Akâid
===> Dergi Yazıları
===> Dinler Tarihi.
===> Fıkıh
===> Hayâtus-sahâbe
===> Kelâm
===> Lûgatçe
=> Nasihat
=> Tesettür
-----------------------------
Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler
-----------------------------
=> Edebiyat
===> Edebi Dergi Yazıları
===> Kitap Notları
===> Nesir
===> Serbest Yazılar
===> Şiir defteri
=> Medyatik
=> Tanıtım
-----------------------------
İmam-Hatip-Lisesi
-----------------------------
=> Imam Hatip Liseleri
===> Bakırköy
===> Bursa
===> Eyüp
===> İstanbul
===> İzmir
===> Kadıköy
===> Kâğıthane
===> Kartal
===> Samsun
===> Sarıyer
===> Pendik
===> Üsküdar
===> Zeytinburnu
===> Ankara
-----------------------------
Teknoloji ve Bilim
-----------------------------
=> Webmaster Destek Web Tasarım
===> Content Management Systems
=====> Joomla
=====> Wordpress
=====> oScommerce e-Ticaret
=> Bilgisayar ve Web Gezgini
===> Bilgisayar ve İnternet
===> PHP Dersleri
===> Web Sitesi Tanıtımları
===> Linux hakkında herşey
=> Bilim ve Teknoloji
===> Resimler ve Animasyonlar
===> Bilgisayar Programları
===> Video - Klipler
===> E-Kitap
-----------------------------
Çöplük
-----------------------------
=> Çöp Kutusu
Yükleniyor...