Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > İslâm > İbâdet > Namaz (Moderatörler: Чekta, ebdâ) > Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı  (Okunma Sayısı 3932 defa)
fanii Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 20 Şubat 2007, 13:28:50
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 459

~√V''^√~√V'^~----


a.s ve tekrardan
s.a kardeşim son yazdığın cevabı yazıya teşekkür ederim aşağı yukararı aynı noktaya geldik bir iki istisna dışında şöyle söyliyim. kesinlikle eleştirilsel yazmadım ikaz ve düzeltme amaçlı yazdım iyi niyetinden şüphem yok.kaynaklarada bir ittirazım yok çünkü mevcut ve sahih
bu konuda müttefikim dikkat etmişsen kaynaklara bir şey demedim.sadece bir önceki yazıda alıntıladığım yazıya yazdım dolayısıyla belli başlı bölümlere değil.ibn.ömer(r.a)hadisi ile ibn. mesut(r.a)hadisi(namaz kılış şekli)şazz dır.farklıgörüşe sebep olmuştur dolayısıyla hangisi ile amel edilirse edilsin sünnete uygundur dedim.türkiye bu işin içinden çıkamaz diyorsun doğrudur aynen katılıyorum.ehli sünnet çizgisi derken yazdıklarının ehli sünnetin dışında demedim çünki verdiğim örneklere dikkat etmişsen hambeli,şafi ve maliki dedim benim kast etmek istediğim şu kaynakları verirsin şunla malikiler şunla hanifiler şunla maliki veya şunla hambeliler dersen çok daha verimli olur.kastetmek istediğim bu.Allahcc razı olsun
Logged

DiYaRdAn DiYaRa BiR YoL sOr BeNi....
Reklam

reklam
Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı
« Yanıtla #30 : 20 Şubat 2007, 13:28:50 »

 Logged
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 20 Şubat 2007, 17:23:40
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
7. Fazladan bir iş yapması yahut namazın fiillerinden bir fiili eksiltmesi dolayısıyla güvenilir iki kişi ona (yanıldığını hatırlatmak üzere) subhanAllah dese yahutta iki hanım el çırparak onu uyarsa o da hatasından dönmeyip ısrar etse bununla birlikte kendisinin doğruluğundan da kesinlikle emin değilse, kasti olarak vacibi terketmiş olacağından namazı batıl olur. Ona uyan cemaatin namazı batıl olacağından uymalarını sürdürmemeleri gerekir. Şâyet ona uymaya devam ederlerse -bu işi bilmeyen kimseler olmaları hali dışında- onların da namazları batıl olur.

8. Namazın cinsinden bir fiili kasten fazladan yapmak namazı iptal eder. Bu fiil ister kıyam, ister ku’ûd (oturmak), ister rukû’, ister sücûd olsun. Çünkü bu fiiller namazın şeklini değiştirir. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem da şöyle buyurmuştur: "Bizim bu işimize uygun olmayan bir iş yapan kimsenin bu işi merduttur."[294] Bir rekâtte kasti olarak -Kusûf namazı dışında- iki defa rükû yapması yine bir rekâtte üç defa secde yapması, yahutta kasti olarak ayağa kalkması gerekiyorken oturması, ya da oturması gerekiyorken kasten kalkması gibi.

Namaz kılan kimsenin el kaldırmanın sözkonusu olmadığı bir yerde ellerini omuzlarının hizasına kaldırması halinde olduğu gibi, namazın heyetini değiştirmeyen işlerden ötürü namaz batıl olmaz.

9. NAMAZDA ŞÜKÜR SECDESİ namazı iptal eder. Çünkü o secdeyi gerektiren sebep namazdan değildir. Bir başka namazdaki yanılması dolayısıyla sehv secdesi yapmak da böyledir.

10. NAMAZIN RÜKÛNLERİNDEN YAHUT ŞARTLARINDAN BİRİSİNİ ŞER’Î BİR MAZERET OLMADAN, KASTEN TERKETMEK. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem doğru dürüst namaz kılamayan kimseye şöyle buyurmuştur: "Dön ve namaz kıl! Çünkü sen namaz kılmadın."[295] Buna göre mazeretsiz olarak kasten rükû’ yada sücûdu terkeden bir kimsenin namazı batıl olur. Yine namaz esnasında kıbleden başka tarafa yönelen yahut abdestini bozan kimsenin de namazı batıl olur.

Kaynaklar :

[294] Muslim, II, 1344, H. no: 1718

[295] Buhârî, I, 184

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 27 Şubat 2007, 22:28:49
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
NAMAZDA MEKRUH OLAN ŞEYLER

Namaz kulun Allah'a yakınlaşmasıdır. Kul, namazda yüce Rabbine seslenir. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem bize şunu haber vermektedir: "Sizden herhangi bir kimse namazında ayakta durdu mu (bilsin ki) Rabbine seslenmekte, yahutta Rabbi onun ile kıble arasındadır."[296]

Allah'ın huzuruna çıkmak huşû’ duymayı, ondan korkmayı, şevk ve istek duymayı gerektirir. Bundan dolayı böyle bir konumda gerekli edebi takınmak ve bu huzura varmanın azameti ile bağdaşmayan hususlardan uzak kalmak gerekir.

Namazda yapılması mekrûh olan şeylerden ötürü namaz bozulmaz; fakat mükemmel bir edeb takınmak aşağıdaki hususlardan uzak kalmayı gerektirmektedir:

1. GEREKSİZ YERE SAĞA VE SOLA BAKMAK. Çünkü insan namaz kılmak üzere ayağa kalktığı vakit şanı yüce Allah da onun yüzünün baktığı kıble tarafındadır. Başka yere dönüp bakmak ise şanı yüce Allah'tan yüz çevirmek anlamına geldiğinden edebe aykırıdır. Âişe RadıyAllahu anha'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e namazda başka tarafa dönüp bakmaya dair soru sordum da şöyle buyurdu: "Bu şeytanın kulun namazından gizlice çaldığı bir şeydir."[297]

Ancak ihtiyaç duyulacak olursa mekrûh olmaz. Çünkü İbn Abbas'tan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namazda sağa ve sola bakar, arkasına doğru boynunu bükerdi."[298]

Ayrıca Sehl b. el-Hanzaliyye şöyle demiştir: "...Peygamber -ona ve aile halkına salât ve selam olsun- namaz kılarken, yola doğru bakıyordu..."[299] Çünkü Enes b. Ebi Mersed el-Ğanevî'yi gözcü olarak göndermişti. Ve onun yolunu gözlüyordu.

İltifât (başka tarafa dönüp bakmak) birisi beden ile olan maddî, diğeri ise kalb ile olan manevi olmak üzere iki türlüdür. Müslüman namaz sırasında bedenine hakim olabilir. Manevi olanın tedavisi için de Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'in öğrettiği gibi sol tarafına üç defa tükürür gibi yaparak koğulmuş şeytandan Allah'a sığınmak (eûzu billahi mine'ş-şeytani'r-racim demek) ile olur.

2. İster kıraat, ister rukû’, ister rükûdan kalkarken ya da namazdaki herhangi bir halde SEMAYA BAŞINI KALDIRIP BAKMAK. Çünkü Enes b. Malik RadıyAllahu anh'ın rivâyetine göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Bir takım kimselere ne oluyor ki, namaz kıldıklarında başlarını semaya kaldırıp bakıyorlar?” Sonra sözleri bu hususta o kadar ağırlaştı ki, sonunda şöyle buyurdu: "Bunlar ya bu işi yapmaktan vazgeçerler yahutta gözleri kör edilecek."[300]

Başı kaldırıp bakmanın Allah'a karşı bir saygısızlık olduğu, buna karşılık namaz kılanın hudû’ içinde (mütevazi ve saygılı) olması gerektiği açıktır.

3. ZORUNLULUK OLMAKSIZIN GÖZLERİ KAPAMAK. Çünkü İbn Abbas şöyle demektedir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Sizden herhangi bir kimse namaz kıldığında gözlerini yummasın."[301] Bu mecusilerin ateşe taptıkları sırada yaptıkları işe benzer. Çünkü onlar da gözlerini yumarlar. Bunun yahudilerin namazda yaptıkları bir uygulama olduğu da söylenmiştir. İslâm ise kendisinden önceki bütün dinleri ve bu dinlerin ibadet şekillerini neshetmiştir. Yahudi veya başka dine mensub bütün kâfirlere benzemek ise bize yasaktır. Özellikle dinî ibadetlerinde. İmamın önünde kendisini meşgul edecek ve huşû’unu bozacak -kıbledeki süsler ve boyalı şeyler gibi- bulunacak olursa, sadece ihtiyaç kadarı gözlerin yumulması müstehabtır, fakat bu -mekrûh oluşundan ötürü- sürekli bir adet haline getirilmemelidir.

Kaynaklar :

[296] Buhârî, I, 106

[297] Buhârî, I, 183

[298] Tirmizî, II, 483, H. no: 587, "ğarîb bir hadistir" kaydıyla; Hakim, el-Mustedrek, I, 237 "bu Buhârî'nin şartına göre sahih bir hadis olup, Buhârî ve Muslim bunu kitablarında zikretmemişlerdir." demekte Zehebî de bu hususta ona muvafakat etmektedir.

[299] Hakim, el-Mustedrek, I, 237, Bundan önceki İbn Abbas hadisinin bir şahidi (tanığı) olup, bununla ilgili olarak şunları söylemektedir: "Bu hadisin sahih senedle bir şahidi de vardır." Zehebî de bu hususta ona muvafakat etmiştir.

[300] Buhârî, I, 182-183

[301] Taberânî, Evsat, III, 116, H. no: 2239; Heysemi, Mecmau'z-Zevaid, II, 83'de şunları söylemektedir: "Taberânî bunu üç Mucem’inde de rivayet etmiş olup, senedinde Leys b. Ebi Süleym vardır. Tedlis yapan bir ravidir. "Bu hadisi An'ane (an lafzı ile) rivayet etmiştir."

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 01 Mart 2007, 00:00:01
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
4. OYALAYICI ŞEYLERE BAKMAK. Çünkü Âişe RadıyAllahu anha'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem nakışlı, üzerinde birtakım alâmetler bulunan yünlü bir elbisede namaz kıldı da şöyle buyurdu: "Bu elbisenin nakışları beni meşgul etti. Bunu alıp Ebu Cehm'e götürün de onun yerine bana üzerinde nakış bulunmayan deve tüyünden bir elbise getirin."[302]

5. NAMAZ KILANIN ÖNÜNDE OYALAYICI BİRŞEY BULUNURKEN NAMAZ KILMAK. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem Âişe RadıyAllahu anha'ya şöyle demiştir: "Sen bizim önümüzden şu renkli örtünü al. Çünkü benim namazımda birtakım suretler gözümün önüne gelip duruyor."[303]

Bundan dolayı namaz kılan kimsenin namaz kıldığı yerde kendisini meşgul edip şaşırtacak herbir şeyi kaldırması gerekir.

6. SECDE HALİNDE İKEN İK’A (KÖPEK OTURUŞU) İLE KOLLARIN YERE YAPIŞTIRILMASI. Çünkü Âişe RadıyAllahu anha Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namazını anlatırken şöyle demektedir: "...O şeytanın arkası üzerine (makadı) oturmasını ve adamın kollarını yırtıcı hayvanlar gibi yere yapıştırmasını yasaklardı..."[304]

Enes b. Malik RadıyAllahu anh Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'den şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: "Secde halinde azalarınız itidalli olsun. Sizden herhangi bir kimse kollarını köpek gibi yere yaymasın."[305]

İk'a (köpek oturuşu)nun birkaç şekli vardır. Bunlardan bazıları şöyledir: Ayaklarının üst taraflarını yere doğru yapıştırması, sonra topukları üzerine ya da topuklarının arasına oturması. Bu köpeğin ik'asına benzer. İnsan bu şekilde oturduğu vakit sağlam oturamaz. Bir diğer şekil şöyledir: Uyluklarını ve bacaklarını dikerken topukları üzerine oturması şeklidir. Hele ellerini de yere dayamışsa Köpek oturuşuna en çok uyan şekil budur. Bir diğer şekil ise ayaklarını dikip, kabaları üzerinde oturma şeklidir.

Ali RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "İki secde arasında ik'a yapma"[306]

İnsanın hayvana benzememesi için, kolların yere yapıştırılması mekrûhtur. Onları uzaklaştırmak ve yerden kaldırmak müstehabtır. Elverirki uzun secde yaptığından ötürü bu hal ona zor gelmesin. Şâyet bu durum ona ağır gelirse, dirseklerini dizlerine dayar.

7. NAMAZ KILAN KİMSENİN ELBİSESİYLE, BEDENİYLE YAHUT BULUNDUĞU YERLE; İHTİYAÇ DUYMAKSIZIN AZALARIYLA UĞRAŞMASI. Çünkü Ebu Zerr RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Sizden herhangi bir kimse namaza durdu mu şüphesiz ki rahmet onun karşısındadır. Bundan ötürü secdeden sonra sakın alnına yapışan taşları eliyle silmeye yeltenmesin."[307]

Oynayarak beden hareket eder, böylelikle kalb karşısındaki rahmete yönelmekten başka bir işle meşgul olur ve bu rahmetten payını elde edemez. Ayrıca bu namaz esnasında istenen ciddiyete de aykırıdır. Üstelik bu şekilde hareket ettiği vakit namazın içine namazdan olmayan hareketleri de sokmuş olur.

Kaynaklar :

[302] Buhârî, I, 183

[303] Buhârî, I, 199

[304] Muslim, I, 357-358, H. no: 498

[305] Buhârî, I, 199-200

[306] İbn Mâce, I, 289, H. no: 894; el-Albâni, Daîfu'l-Câmî, VI, 84, H. no: 6271'de zayıf olduğunu belirtmektedir.

[307] İbn Mâce, I, 327-328, H. no: 1027; el-Albâni, Daîfu Sunen-i İbn-i Mace, s. 76, H. no: 213'te zayıf olduğunu belirtmektedir.

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 03 Mart 2007, 20:47:53
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
8. ELLERİ BELİNİN ÜZERİNE KOYMAK SURETİYLE NAMAZDA TEHASUR YAPMAK. Çünkü Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Adamın tehassur halinde (ellerini belinin üzerinde bağlayarak) namaz kılması yasaklandı."[308]

el-Hâsira, kalçanın üst tarafındaki karnın ince yerine (bel) denir. Bu yasağın illeti de Âişe RadıyAllahu anha'ın rivâyet ettiği hadiste belirtildiği üzere, bu işin yahudilerin yaptıkları işlerden oluşundan ötürüdür.

9. YELİN KENDİSİNE DOĞRU GELMESİNİ SAĞLAMAK AMACIYLA NAMAZ KILANIN ELİNDE TUTTUĞU BİR YELPAZE İLE NAMAZ ESNASINDA RÜZGAR YAPMASI. Çünkü böyle bir davranış çokça hareket etmeyi ve namazdan başka işlerle meşgul olmayı gerektirir. Eğer ihtiyaç bunu gerektirirse, bunda mekrûhluk kalmaz. Çünkü mekrûh olan bir iş, ihtiyaç halinde mübah olur.

10. NAMAZDA PARMAKLARI BİRBİRİNE KENETLEMEK VE ONLARI ÇITLATMAK. Çünkü Ka’b b. Ucre'den rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namazda iken parmaklarını birbirine geçirmiş bir adam gördü, Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem parmaklarını birbirinden ayırdı.[309] Diğer taraftan Ali b. Ebi Talib RadıyAllahu anh'ın rivâyetine göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Namazda iken parmaklarını çıtlatma."[310]

Parmakları birbirine kenetlemek (teşbiku'l-esabi’); onları birbirine geçirmek demektir. Çıtlatmak (ka'kaa) ise ses çıkartıncaya kadar parmakları çekmekle olur. Bu da çevresindeki cemaati şaşırtır ve abes bir iştir. Bu işin mekrûh olduğu yer namazdır. Hatta namaza çıkarken ve mescidde namazı beklerken de parmakları birbirine geçirmek mekrûhtur. Namazda mekrûh olması ise öncelikle sözkonusudur. Çünkü Ka’b b. Ucre'den rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Sizden bir kimse güzel bir şekilde abdest alır, sonra mescide gitmek üzere dışarı çıkarsa sakın parmaklarını birbirine kenetlemesin. Çünkü bu kimse (bu haliyle) namazdadır."[311]

11. YEMEK HAZIRKEN NAMAZ KILMAK. Çünkü Âişe RadıyAllahu anha'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Yemek konulmuş ve namaz için kamet getirilmiş ise önce yemeğinizi yiyiniz."[312] Yine ondan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyururken dinledim: "Yemek hazırken de, kişi küçük ve büyük abdestini zorla tutmaya çalışırken de namaz kılınamaz."[313]

Ancak bu yasak için üç şart aranır:

1- Yemek hazır olmalıdır.

2- Namaz kılanın canının o yemeği çekmesi gerekir.

3- Namaz kılacak olan kimsenin hem maddi bakımdan, hem şer'î bakımdan o yemeği yiyebilecek durumda olması gerekir.

Aç olmakla birlikte yemek hazır değilse, namazı geciktirmez. Eğer yemek hazır olup ona aldırış etmeyecek şekilde tok ise namazını herhangi bir mekrûhluk sözkonusu olmaksızın kılar. Yine yemek hazır olmakla, canı da çekmekle birlikte, ikindi namazı esnasında iftarda yiyecekleri hazırlanan oruçlu kimsenin durumunda olduğu gibi o an şer'an onu yemekten men edilmişse, kerahet sözkonusu olmaksızın namazını kılar. Çünkü bu şekilde namazı bekletmenin hiçbir faydası yoktur.

Yiyemeyecek kadar sıcak bir yemek önüne getirilen kimsenin durumu da böyledir. Böyle bir kimse kerahet sözkonusu olmaksızın namazını kılar. Çünkü (namazı) bekletmenin bir faydası olmaz. Yine bir kimsenin yanında başkasına ait bir yemek hazırlanır, onun da canı o yemeği çekiyorsa aynı şekilde kerahet sözkonusu olmaksızın namazını kılar. Çünkü şer'an böyle bir yemeği yiyemez. Eğer kendisinin sahib olduğu yemek hazırlanır fakat, bir zalim o yemeği yemesine engel teşkil ediyorsa, yine kerahet sözkonusu olmaksızın namazını kılar. Zira namaz kılmamasının bir faydası yoktur, çünkü maddi olarak o yemeği yemesi engellenmektedir.

Kaynaklar :

[308] Buhârî, II, 64

[309] İbn Mâce, I, 310, H. no: 967; el-Albâni, Daîfu Sunen-i İbn-i Mace, s. 72-73, H. no: 202'de zayıf olduğunu belirtmektedir.

[310] İbn-i Mace, I, 310, H. no: 965; el-Albâni, el-İrvâ, II, 99, H. no: 378'de: "Senedi oldukça zayıftır" demektedir

[311] Tirmizî, II, 228, H. no: 386; el-Albâni, Sahihu Suneni’t-Tirmizî, I, 121, H. no: 316'da sahih olduğunu belirtmektedir.

[312] Buhârî, I, 163-164

[313] Muslim, I, 393, H. no: 560

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 04 Mart 2007, 22:03:52
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
12. NAMAZ HALİNDE KÜÇÜK, BÜYÜK ABDESTİNİ ZORLA TUTMAK. Çünkü Âişe RadıyAllahu anha'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Yemeğin hazır olması halinde de kişi küçük büyük abdestini tutmaya çalışması halinde de namaz olmaz."[314]

Bunda pek büyük bir hikmet vardır. Çünkü böyle bir sıkışıklığı gidermekle bedeni bir zarar önlendiği gibi, namaz ile ilgili bir zarar da önlenmiş olur. Küçük ya da büyük abdesti yahutta gazı tutmak sağlık bakımından sindirim cihazlarını olumsuz etkiler. Ayrıca kişi bu halde iken küçük ya da büyük abdestini yahut gazını tutmakla meşgul olacağından huzurlu bir kalb ile, rahat bir gönül ile namaz kılmasına imkân bulunmaz.

Bundan dolayı insanın namaza yüce Allah'ın huzurunda durmanın azametine yakışan bir şekilde hazırlanması gerekir. Hatta yanında su yok, teyemmüm yapmak zorunda kalacak olsa dahi bu böyledir. Çünkü teyemmüm ile namaz kılmak, icma ile mekrûh değildir. Halbuki küçük ve büyük abdestini zorlayarak namaz kılması mekrûhtur ve böyle bir şekilde namaz nehyedilmiştir.

Cemaati kaçıracak olsa dahi ihtiyacını görmesi ve abdest alması gerekir. Çünkü bu bir mazerettir. Hatta namaz esnasında bile böyle bir hal zuhur edecek olursa imamdan ayrılabilir.

Eğer ihtiyacını karşılamak ve abdest almak halinde vaktin çıkacağından korkarsa, bu halde namaz ya öğle ve akşam gibi cem’ edilebilen bir vakit namazıdır, o takdirde gider ihtiyacını görür ve namazları cem’ ile kılmayı niyet eder. Çünkü böyle bir durumda cem etmek caizdir. Yahutta ikindi, yatsı veya sabah namazı olabilir. Bu halde de ilim ehlinin iki görüşü vardır:

1- Abdestini zorla tutmakta olsa dahi, vakti kaçırmamak için namaz kılar.

2- Vakit çıkacak olsa dahi ihtiyacını giderir ve öyle namaz kılar. İhtiva ettiği kolaylık zararı gidermesi, namazda kalb huzurunu sağlaması bakımından bu görüşün doğru olma ihtimali daha güzeldir.

13. UYKU BASTIRMASI HALİNDE NAMAZ KILMAK. Çünkü Âişe RadıyAllahu anha'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Sizden herhangi bir kimsenin uyuklaması gelirse, uykusu gidinceye kadar yatıversin. Çünkü sizden bir kimse uyuklamakta iken namaz kılacak olursa, muhtemeldir ki mağfiret dilemek isterken bu sefer kendisine beddua eder."[315]

Hemmam b. Münebbih'den şöyle dediği nakledilmiştir: Bu Ebu Hureyre'nin bize Rasûlullah Muhammed SallAllahu aleyhi vesellem'den naklettiği hadislerdir deyip, birtakım hadisler zikretti. Bunlardan birisi de şudur: Ve Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Eğer Kur'ân diline dolanır da ne söylediğini anlayamıyor ise yatıversin."[316]

14. İMAM DIŞINDAKİ KİMSELER İÇİN MESCİDİN MUAYYEN BİR YERİNİ ORADA NAMAZ KILMAK İÇİN TAHSİS ETMEK. Çünkü Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'den gelen rivâyete göre o; karganın gagalaması(gibi süratli namaz kılınması)nı, yırtıcı hayvanın oturuşu(gibi oturulmasını)nu ve kişinin namazda devenin yerini hazırlaması gibi bir yer edinip bellemesini yasaklamıştır.[317]

15. FATİHA’YI NAMAZDA İKİ YA DA DAHA FAZLA TEKRARLAMAK. Çünkü bu Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'den nakledilmemiştir. Zira bu bir hayır olsaydı, elbetteki o bunu yapardı. Bundan dolayı (aynı rekâtte) tekrar -kaçırdığı meşru bir işi telafi etmek için olması hali dışında- bid'atlerden sayılır. Telafi için olursa sakıncası yoktur. Mesela bir kimse unutarak açıktan okuması gerekirken, gizlice okursa Fatiha'yı tekrar okumasında bir sakınca yoktur. Çünkü meşru olan sesli okumayı kaçırmış bulunmaktadır. Aynı şekilde kalbi gafil iken Fatiha'yı okuyan kimse de kalbinin uyanması için tekrarlaması da böyledir. Çünkü bu şer'î bir maksad için bir tekrardır.

16. NAMAZDA AĞZI ÖRTMEK VE ELBİSEYİ YERE SALMAK (SEDL). Çünkü Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namazda elbiseyi sarkıtmayı (sedli)[318] ve kişinin ağzını örtmesini yasaklamıştır.[319]

Kaynaklar :

[314] Muslim, I, 393, H. no: 560

[315] Muslim, I, 543, H. no: 786

[316] Muslim, I, 543, H. no: 587

[317] Ahmed, V, 446-447; Hadis hakkında Hakim, el-Mustedrek, I, 229'da: "Bu sahih bir hadis olup, Buhârî ve Muslim tarafından kitablarında rivayet edilmemiştir." demektedir.

[318] Hattabi, Meâlimu's-Sunen, I, 326, H. no: 614'de şunları söylemektedir: "Sedl (sarkıtma) elbiseyi yere değinceye kadar serbest bırakıp, uzatmak demektir."

[319] Ebu Davud, I, 423, H. no: 643; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 126, H. no: 597

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 06 Mart 2007, 00:22:54
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
17. NAMAZ ESNASINDA ARKADA SAÇI TOPLAMAK VE ELBİSENİN KOLLARINI KIVIRMAK. Çünkü İbn Abbas RadıyAllahu anh'ın rivâyetine göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Ben yedi aza üzerinde secde etmekle ve ne saçı ne de elbiseyi toplamamakla emrolundum."[320]

18. KİŞİNİN SAÇLARINI BAŞINDA TOPUZ (AT KUYRUĞU) YAPMIŞ BİR HALDE YAHUTTA KOLLARI BAĞLI OLARAK NAMAZ KILMASI. Çünkü Abdullah b. Abbas'tan rivâyetine göre o Abdullah b. el-Hâris'i saçları başının arkasında toplanmış olarak namaz kılarken görmüş, kalkıp saçlarını çözmeye başlamış, Abdullah namazını bitirince İbn Abbas'a yönelerek: Başımdan sana ne? diye sorunca İbn Abbas şu cevabı vermiş: Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i şöyle buyururken dinledim: "Şüphesiz bunun misali tıpkı elleri bağlı iken namaz kılan kimsenin haline benzer."[321]

19. OTURUŞTA ELE DAYANMAK. Çünkü İbn Ömer RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem kişinin namazda iken eline dayanarak oturmasını nehyetti..."[322]

20. ALNI ÇOKÇA SİLMEK. Çünkü Ebu Hureyre'nin rivâyetine göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Kişinin namazını bitirmeden önce alnını çokça silmesi bedbahtlıktandır."[323]

21. SAĞA SOLA ÇOKÇA MEYLETMEK. Çünkü Atâ şöyle demiştir: Ben namazda az hareket etmeyi ve ayakları üzerinde mutedil bir şekilde durmayı severim. Ancak buna güç yetiremeyen yaşlı bir kişi olması müstesnâ. Nafile namaz uzayabilir. Bu durumda kimi zaman bu tarafa, kimi zaman öbür tarafa dayanmak kaçınılmaz olur. İbn Ömer ayaklarının arasını fazla açmaz, fakat biri de diğerine yapışmazdı. İkisi arasında bir şekilde dururdu.

22. ÇÖPLÜK, MEZBAHA, YOL AĞIZI, HAMAM, DEVE AĞILLARI VE KABRİSTANLARDA NAMAZ KILMAK. Çünkü İbn Ömer RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem yedi yerde namaz kılınmasını yasaklamıştır: "Çöplükte, mezbahada, kabristanda, yol ağzında, hamamda, develerin ağıllarında ve Beytullah'ın damı üzerinde."[324]

23. NAMAZDA ESNEMEK. Çünkü Ebû Said el-Hudrî'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Namazda birinizin esnemesi gelirse, gücü yettiğince onu önlesin. Çünkü şeytan (ağzından) içeri girer."[325] Esneme halinde elin ağıza konulması mendubtur. Çünkü Ebû Said el-Hudrî'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Sizden herhangi bir kimse esnediği takdirde eliyle ağzını kapatsın. Çünkü şeytan (ağzından) içeri girer."[326]

İnsanların alıştıkları, esneme halinde şeytandan Allah'a sığınmanın ise aslı yoktur.

24. ÖNDEKİ SAFTA BOŞLUK VARKEN ARKA SAFTA NAMAZ KILMAK. Çünkü Ebu Bekre RadıyAllahu anh; Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem rükûda iken namaza yetişti de safa ulaşmadan önce rükûya vardı. Durumu Nebi SallAllahu aleyhi vesellem'e anlatınca, Peygamber: "Allah gayretini arttırsın, fakat bir daha yapma." diye buyurdu.[327]

25. NAMAZDA KIRAAT ESNASINDA KUR’AN’IN SÛRE VE ÂYETLERİNİN SIRALAMASINA RİAYET ETMEMEK. Bu işe "tenkîs (altüst etme)" denilir. Çünkü ashab-ı kiram (Allah onlardan razı olsun) mü'minlerin emiri Osman b. Affan döneminde hemen hemen icmâ denilebilecek şekilde imam mushafı tertib ettiler ve onu bu şekilde tertiplediler. Dolayısıyla onların icmâının yahutta onlardan icmâ gibi olan bir halin dışına çıkmamak gerekir. Çünkü onlar bizim selefimiz ve bizim uyduğumuz önderlerimizdir. Namaz ise başından sonuna kadar bir tek ibadettir. Bundan dolayı tertibe muhalefet mekrûhtur.

26. ÜZERİNE SECDE YAPMAK İÇİN ALNINA HAS BİRŞEY EDİNMEK. Çünkü bu fiil Râfizî'lerin davranışına benzer. Onlar bu işi dine bağlılık kabul ediyorlar ve seramik gibi bir parça üzerinde (secde ederek) namaz kılarlar, bunu Necef-i Eşref dedikleri yerde imal ederler.

27. İHTİYAÇ OLMADAN GÖZLE, KAŞI YA DA ELİ HAREKET ETTİRMEKLİ YA DA BENZER BİR ŞEKİLDE İŞARETTE BULUNMAK. Eğer selamı almak gibi bir ihtiyaç sebebiyle olursa, bunda kerâhet olmaz.

Kaynaklar :

[320] Buhârî, I, 199

[321] Muslim, I, 355, H. no: 492

[322] Ebu Davud, I, 604-605, H. no: 992; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 186, H. no: 875’te sahih olduğunu belirtmektedir.

[323] İbn Mâce, I, 309-310, H. no: 464; el-Albâni, Silsiletu'l-Ahadîsi'd-Daife, II, 265, H. no: 873'de zayıf olduğunu belirtmekte ve şunları söylemektedir: "Hadisin birinci bölümünü İbn Mâce, Ebu Hureyre'den (Peygamber efendimize) merfu olarak rivayet etmektedir." Ancak sahih olan bunun İbn Mesud'a ulaşan mevkuf bir rivayet olduğudur.

[324] Tirmizî, II, 177-178, H. no: 346; el-Albâni, Daîfu Suneni't-Tirmizî, s. 36, H. no: 53'de zayıf olduğunu belirtmektedir

[325] Muslim, III, 2293, H. no: 2995

[326] Muslim, III, 2293, H. no: 2995

[327] Buhârî, I, 190

- devam edecek inşaAllah -
« Son Düzenleme: 07 Mart 2007, 13:51:02 Gönderen: maesselame » Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 07 Mart 2007, 00:11:43
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
NAMAZDA MÜBAH OLAN ŞEYLER

1. Namaz kılan kimsenin Fatiha ile birlikte iki ya da daha fazla sure okuması mübahtır. Çünkü Huzeyfe RadıyAllahu anh şöyle demiştir: Bir gece Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem ile birlikte namaz kıldım. Bakara suresini okumaya başladı. Ben yüz âyeti bitirince rükûya varacak dedim, sonra devam etti. Ben Bakara sûresini bir rekâtte bitirecek dedim, devam etti. Ben sureyi bitirince rükû edecek derken, Nisa suresine başladı, onu okudu. Sonra Al-i İmran suresine başladı, onu okudu..."[328]

2. Namaz kılan kimsenin okuduğu âyetleri sayması mübahtır. Fatiha'yı bilmeyip, onun âyetleri sayısınca Kur'ân'dan okumak isteyen kimse gibi yahut tesbihleri saymak, yahut çokça unutmak sebebiyle özellikle rekâtleri saymak gibi. Çünkü bu bir ihtiyaçtır. Ancak sayarken telaffuz etmez ki, konuşmak dolayısıyla namazı bâtıl olmasın. Aksine bunları parmakları ya da kalbiyle sayar. Kalbin ameli dolayısıyla namaz batıl olmadığı gibi, zaruret bulunmadan çok olmadıkça yahut arka arkaya yapılmadıkça azaların ameli ile de batıl olmaz.

3. İmama uyan kimsenin mükemmel halin kaçırılması ihtimali dolayısıyla imama hatırlatması da mübahtır. Mesela, imam Fatiha suresi ile birlikte bir zamm-ı sure okumayı unutursa onu uyarmak. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Ben ancak sizin gibi bir beşerim, sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. O halde unutacak olursam bana hatırlatınız..."[329] Bu buyruğuyla kendisine hatırlatılmasını emretmektedir. Kasten yapılması halinde namazın batıl olduğu durumlarda imama hatırlatmak vacib dahi olabilir. Fazladan bir rekât kılmak yahut manayı değiştirecek şekilde Fatiha'da lahn ile okumak buna örnektir.

4. Namaz esnasında ihtiyaç dolayısıyla elbise giymek mubahtır. Namaz kılan kimsenin namaza başladıktan sonra üşüdüğünü hissederken elbisenin de yakınında duvarda asılı durma hali gibi. Bu durumda bu elbiseyi alıp, giyinebilir. Eğer elbiseyi giymek namazında onu daha bir huzura kavuşturuyor ve rahatlatıyorsa meşru dahi olur.

Bazan elbiseyi giyinmek vâcib de olabilir. Elbise bulamadığı için çıplak namaz kılan kimsenin namaza başladıktan sonra ona bir elbise getirilmesi halinde o elbiseyi giymesi onun için vacibtir. Cebrail, Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'e ayakkabılarında eza (necaset) bulunduğunu haber verince, onları çıkarmış ve namazına devam etmişti.

5. Namazda sarığı sarmak, başındaki tülbentin yan tarafını arkaya itmek yahut boyun etrafına sarıp diğerini sarkıtmak da mübahtır. Çünkü bunlar ihtiyad haline gelmiş giyeceklerdendir. Vâil b. Hucr'un hadisi de bunu göstermektedir. O Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'i namaz kılarken gördü. Namaza başlayınca ellerini kaldırıp, tekbir getirdi -(hadisin ravilerinden) Hemmam kulaklarının hizasına diye söyledi- sonra elbisesine büründü, sonra sağ elini sol elinin üzerine koydu. Rükûya varmak isteyince, ellerini elbisesinin içinden çıkarttı, sonra ellerini kaldırdı..."[330]

Kaynaklar :

[328] Muslim, I, 536, 537, H. no: 772

[329] Buhârî, I, 104, 105

[330] Muslim, I, 301, H. no: 401

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
Hafiz114 Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 07 Mart 2007, 00:19:17
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1367



WWW
Es-selamu Aleykum wr.wb.

Allah (c.c) razi olsun senden  insaAllah .

jezakumullahu hayr .  Öpücük

- devam edecek inşaAllah -

insaAllah  bekliyoruz ...

 fi emanillah vesselam 
Logged

Ehli Sünnet itikadi,sana önce, lazim olan,         
Yetmisüc firka var, amma, Cehennemlik geri kalan,
Müslümanlar,hep sünnidir; cümlenin reisi Nu'man.
Cennet ile müjdelendi; imanda bunlara uyan.
http://www.flickr.com/photos/hafiz114/
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 15 Mart 2007, 23:33:57
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
6. Namazda bir yılan ya da bir akreb öldürmek mübahtır. Çünkü Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namaz esnasında iki siyahı (yani) yılanı ve akrebi öldürmeyi emretti."[331]

7. Namazda surelerin sonlarından, ortalarından, başlarından okumak mübahtır. Çünkü yüce Allah'ın: "Artık Kur'ân'dan (size) kolay geleni okuyun." (el-Müzzemmil, 73/20) buyruğu geneldir. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: "Namaz kılmak üzere kalktığında iyice abdest al, sonra kıbleye yönel, tekbir getir ve Kur'ân'dan ezbere bildiğinden kolayına geleni oku..."[332]

Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem de nafile namazlarında sûrelerin ortalarından okumuştur. Daha faziletli ve kâmil olan ise insanın herbir rekâtte tam bir sûre okumasıdır. Çünkü asıl olan budur.

8. Namazla alakalı bir husus sebebiyle erkeklerin (subhanAllah) diyerek tesbih getirmeleri, kadınların da el çırpmaları mübahtır. Hata ettiği zaman imamı uyarmak gibi. İçeri girmek isteyene izin vermek ve buna benzer namaz ile ilgili olmayan bir husus için de böyledir. Bu durumda erkek: "SubhanAllah" der. Bu da bir sebeb dolayısıyla meşru olan bir zikirdir. Sebebin ortadan kalkmasıyla meşruiyeti de kalkar. Eğer bununla uyanmayacak olursa, uyanıncaya kadar tekrarlar. Kadın da el çırpar. Hükümde bir farklılık olduğu dikkat çekicidir. Çünkü kadının erkeklerin önünde özellikle onlar namazda iken sesini çıkarmaması gerekir. Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan dedi ki: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Tesbih (subhanAllah) demek erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir."[333]

İnsanın namazda söylediği şeylerle sesini yükselterek dikkat çekmek caiz olduğu gibi, öksürür gibi yapmakla da dikkat çekmesi caizdir. Fakat en faziletlisi tesbih getirmektir. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem onu emretmiştir.

9. Kişi namazda iken mescidde olmayıp tükürmek ihtiyacını duyarsa, sol tarafına ya da ayağının altına tükürmesi mübahtır. Şâyet mescidde ise elbisesine (mendiline) tükürür, sonra onu birbirine sürter. Çünkü Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan rivâyet edildiğine göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem mescidin kıble tarafında bir balgam gördü. İnsanlara yönelerek şöyle buyurdu: "Sizden herhangi bir kimseye ne oluyor ki Rabbine doğru yönelmişken önünde balgam tükürüyor? Sizden herhangi bir kimse kendisine dönülerek yüzüne balgam çıkartılmasını kabul eder mi? Sizden herhangi bir kimse eğer balgam çıkaracak olursa, sol tarafına ayağının altına çıkarsın. Eğer buna imkânı olmazsa şöylece tükürsün." (Ravilerden) el-Kasım bunu şöylece anlattı: Elbisesine tükürdü, sonra onu birbirine sürttü."[334]

10. Namaz kılan kimsenin önünde deve yükünün arka tarafındaki parça büyüklüğünde bir sütre koyması mübahtır. Çünkü Musa b. Talha babasından şöyle dediğini rivâyet etmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Sizden herhangi bir kimse önünde deve yükünün arka tarafındaki parça gibi bir şey dikerse namaz kılıversin ve onun arka tarafından kim geçerse aldırmasın."[335] İbn Ömer RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem harbeyi yere diker ve ona doğru namaz kılardı.[336]

Görüldüğü kadarıyla sütre edinmenin hikmeti bir kimsenin sütrenin arkasından geçmesi halinde kişinin namazındaki eksikliği önlemesi, bilhassa sütrenin görünen bir maddi varlığı varsa, namaz kılanın bakışını sınırlandırmasıdır. Sütre, namaz kılan kimsenin kalbinin huzur bulmasında ve gözünü sağa sola bakmaktan önlemekte kişiye yardımcı olur. Bütün bunlardan önce sütre edinmek Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'ın emrine uymak, onun gösterdiği hidayet yolunu izlemektir. Bu ise pek büyük bir hayırdır.

Şâyet sütre edinmek için bir cisim bulamayacak olursa yere bir çizgi çizer. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem: "Kim (sütre edinecek bir şey) bulamazsa (yere) bir çizgi çizsin."[337] diye buyurmuştur.

Sütre tek başına namaz kılan için ve cemaatle namaz kılınması halinde yalnızca imam için sözkonusudur. Çünkü cemaate uyan kimsenin sütresi imamın sütresidir ya da imam cemaate sütre teşkil eder. Çünkü İbn Abbas RadıyAllahu anh şöyle demiştir: Dişi bir eşek üzerinde binmiş geliyordum. O günlerde ergenlik yaşına yaklaşmıştım. Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem ise müslümanlara Mina'da önünde duvar bulunmayan bir yerde namaz kıldırıyordu. Safın önünden geçecek oldum, eşekten indim ve onu otlamak üzere serbest bıraktıktan sonra safa girdim. Kimse benim bu yaptığıma tepki göstermedi.[338]

Kaynaklar :

[331] Tirmizî, II, 233-234, H. no: 390; el-Albâni, Sahihu Suneni't-Tirmizî, I, 12, H. no: 319

[332] Buhârî, VII, 226

[333] Muslim, I, 318, H. no: 422

[334] Muslim, I, 389, H. no: 550

[335] Muslim, I, 358, H. no: 499

[336] Muslim, I, 359, H. no: 501

[337] İbn Mâce, I, 303, H. no: 943; el-Albâni, Daîfu Sunen-i İbn-i Mace, s. 71, H. no: 196'da zayıf olduğunu belirtmektedir; İbn Hacer, Buluğu'l-Meram, s. 49, H. no: 249'da hadisi Ahmed ve İbn Mâce rivayet etmiş, İbn Hibban sahih olduğunu belirtmiş, hadisin muzdarib olduğunu iddia eden isabet etmemiştir, aksine hadis hasen bir hadistir, demektedir.

[338] Buhârî, I, 126

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 17 Mart 2007, 23:27:07
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
11. İmamın da, tek başına namaz kılanın da tehdit âyeti geldiğinde Allah'a sığınmaları, rahmet âyeti geldiğinde onu Allah'tan dilemeleri mübahtır. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in gece namazı kılarken, Kur'ân okuyuşunu anlatan Huzeyfe RadıyAllahu anh şunları söylemektedir: "...Ağır ağır okurdu. Tesbihin sözkonusu olduğu bir âyet-i kerime okudu mu kendisi de tesbih getirirdi, bir dua âyeti okudu mu dilekte bulunurdu. Allah'a sığınmayı ihtiva eden bir âyet-i kerime okudu mu o da Allah'a sığınırdı."[339]

Şâyet imama uyan kimsenin Allah'a sığınması yahut dilekte bulunması imamı dinlememesi sonucunu verecek olursa, böyle bir şey yapmaması gerekir. Eğer imamı dinlememe sonucunu vermiyorsa yapabilir. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem imam Fatiha'yı okurken ona uyanın Kur'ân okumasını yasaklamıştır.

12. Bir özür sebebiyle namaz esnasında namaz kılanın kendi elbisesi yahutta sarığı üzerine secde etmesi mübahtır. Çünkü Enes RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Biz Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem ile birlikte namaz kılardık, bizden herhangi bir kimse aşırı sıcaktan ötürü elbisesinin bir ucunu secde edeceği yere koyardı."[340]

13. Namazda hapşırma yada herhangi bir nimetin ortaya çıkması halinde Allah'a hamdetmek mübahtır. Çünkü Rifâa b. Râfi'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'in arkasında namaz kıldım hapşırdım. Bunun üzerine ben.

“Allah'a pek çok, pek hoş, mübarek kılınmış, bereketi arttırılmış, Rabbimizin sevip razı olacağı şekilde hamdolsun." dedim. Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namazı kılınca şöyle buyurdu: "Namazda konuşan kimdi?" Kimse sesini çıkarmadı, sonra ikinci defa: "Namazda konuşan kimdi?" diye buyurdu. Yine kimse ses çıkarmadı, sonra üçüncü defa: "Namazda konuşan kimdi?" diye sordu. Bu sefer Rifâa b. Rafi b. Afra: Ben ey Allah'ın Rasûlü dedi. Peygamber: "Nasıl dedin" diye sorunca, Rifâa dedi ki: Allah'a pek çok, pek hoş, mübarek kılınmış, bereketi arttırılmış, Rabbimizin sevip razı olacağı şekilde hamdolsun, dedim. Bunun üzerine Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki; otuz küsur melek hangileri bu sözleri alıp yükseltecek diye birbiriyle adeta yarıştı."[341]

14. Namaz kılan kimsenin işaret yoluyla selamı alması mübahtır. Çünkü Câbir RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem bir iş için beni gönderdi. Sonra namaz kılarken kendisine yetiştim. Ona selam verdim, o da bana işaret etti. Namazı bitirince beni çağırdı ve şöyle dedi: "Az önce ben namaz kılarken sen bana selam verdin."[342]

İşaret parmakla ya da bütün bir el ile yahut başla işaret etmekle olabilir, bunların hepsi sünnette vârid olmuş hususlardır.

15. Namaz kılan kimsenin önünden geçen kimseleri önlemek maksadıyla sütreye yaklaşmak için yürümesi mübahtır. Çünkü Amr b. Şuayb babasından şöyle dediğini rivâyet etmektedir. Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem ile Ezâhir tepesinden aşağı indik. Namaz vakti geldi. -Bir duvara doğru namaz kıldı, demek istiyor- Biz arkasında durduk, o da orayı kıblesine aldı. Bir karartı önünden geçmek istedi. Karnı duvara yapışıncaya kadar onu geçirmemek için çalıştı. Sonunda arkasından geçip gitti.[343]

Yine namaz kılanın önünden geçen kimseyi itmesi de mübahtır. Çünkü Ebu Said el-Hudrî'den rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Sizden herhangi bir kimse namaz kılmakta iken kimsenin önünden geçmesine müsâde etmesin. Elinden geldiği kadar onu bertaraf etsin. Eğer illa geçmek isterse onunla çarpışsın. Çünkü o bir şeytandır."[344]

16. Namaz kılan kimsenin tahir iki ayakkabı ile namaz kılması mübahtır. Çünkü Ebu Seleme Said b. Zeyd'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ben Enes b. Malik'e: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem nalınlarıyla namaz kılıyor muydu diye sordum, o: Evet dedi.[345]

17. Namazda şeytana lanet okumak, ondan Allah'a sığınmak ve az miktarda amel mübahtır. Çünkü Ebu'd-Derdâ RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namaza durdu. Onun, "senden Allah'a sığınırım" dediğini duyduk, sonra şöyle buyurdu: "Seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum." Bu sözlerini üç defa tekrarladı. Bir şey alacakmış gibi elini uzattı. Namazı bitirince: Ey Allah'ın Rasûlü senin namazda bundan önce söylediğini duymadığımız bir şey söylediğini duyduk. Ayrıca elini ileri doğru uzattığını da gördük. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Allah'ın düşmanı İblis ateşten bir alevli parça getirip onu yüzüme atmak istedi. Ben üç defa: senden Allah'a sığınırım dedim. Sonra: Seni Allah'ın eksiksiz lanetiyle lanetliyorum dedim. Fakat geri çekilmedi. Bunu üç defa söyledim, sonra da onu yakalamak istedim. Allah'a yemin ederim eğer kardeşimiz Süleyman'ın duası olmamış olsaydı, sabahı zincire vurulmuş olarak edecekti, Medine çocukları onunla oynayacaktı."[346]

Kaynaklar :

[339] Muslim, I, 536-537, H. no: 772

[340] Buhârî, I, 101

[341] Tirmizî, II, 254-255, H. no: 404, "Rifâa'nın rivayet ettiği hadis hasen bir hadistir" kaydı ile.

[342] Muslim, I, 383, H. no: 540

[343] Ebu Davud, I, 455, H. no: 708; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 136, H. no: 652'de hasen, sahih bir hadistir, demektedir

[344] Muslim, I, 362, H. no: 505

[345] Muslim, I, 391, H. no: 555

[346] Muslim, I, 385, H. no: 542

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
espedos Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 04 Kasım 2007, 18:14:40
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


Sevgili maesselame;

Konu başlığında yazan:

Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı

Ancak Kuran'dan bir ibare göremedim.. Müslim/Tırmizi/Buhari'ye göre namaz mı demeniz lazımdı yoksa ileride değinecek misiniz?
Logged
mediterrenean Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 24 Mayıs 2008, 12:48:05
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


Sevgili maesselame;

ben namazımda secdeye giderken devenin oturduğu gibi oturmayıp ellerimi önce secde yerine koyup sonra dizlerimi yere koyuyorum önceden dizlerimi yere koyarak kılıyodum burda iki kılış şeklinde bir ayrım varmı acaba ??bide imamın arkasında fatıha yı okurken camı hocaları biliyosunuz hızlı namaz kıldırdıkları için yetişe mniyorum ama o okuduktan sonra tektrar içimden ediyorum elhamdulillahi rabbil alemin diye bende onsan sonra diyorum burda bilmek istediğim imam sesli okurken benım okumam gerekirmi gerkmezmı ?namazdı ruku secde..gibi imamın yaptırdığı namaz hareketlerini imamdan sonra yapmamız gerekmezmı o selam verirken bizde ondan sonramı selam vereceğiz  değilmi tam olarak burdakı camılerdeki imama uyma şeklini anlatırmıısnız ?önceden hanıfı mezhebindeydım burda yapılan bidatları gördükçe mezhep olayı ı benı peygamber neyaptı nasıl yaptı en doğru o bilir dedim ve araştırma içine girdim iyi diye dinimize sokulan şeyler eklemeler bizim bu mezhep imamlarının hal ve hareketlerinde var olduğunu gördüm sizce yanılıyomuusyum benim kafammı çok karışık yoksa seçtiğim ybu asıl yol doğru olan dilmi?imam ı azam  ebu hanıfe burda azam Allahın ismi dilmi bide dunyadakı ilk imam kımdır ?mezhep okul anlamındaysa paygamberin mezhebide olmadığına göre sahabelerinde mezhebi varmı merak ediyorum bide ,,ilahiyatçı ve ilahimüzik terimi çok kullanılıyo Allahın müziği anlamınamı geliyo?bu laflar sakıncalıdeğilmidir?Allaha emanet olun selamın aleyküm
Logged
mediterrenean Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 25 Mayıs 2008, 12:42:44
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


Allahümme rabbe hazihi'd-davet'it-tâmmeh, ve's-salâti'l-kaimeh, âti seyyidina Muhammeden'il-vesilete ve'l-fazilete ve'derecate'r-rafiati'l âliyeh, ilahî veb'ashu makâmen mahmuden'illez'i vaadteh. İnneke lâ tuhlifu'l-mîâd. bu okunan duada derecater rafiatil aliyeh demek gerekirmi burda bazı alımler bunu kullanmıyo anlamı ve maksadını öğrene bilirmiyim
Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.463 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...