Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > İslâm > İbâdet > Namaz (Moderatörler: Чekta, ebdâ) > Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı  (Okunma Sayısı 3935 defa)
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 06 Şubat 2007, 23:06:20
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
6. Necasetlerden uzak olmak. Yüce Allah: "Elbiseni temizle." (el-Müddessir, 74/4) diye buyurmaktadır. Cabir b. Semura'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Bir adam Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'e hanımına yaklaştığı elbise üzerinde iken namaz kılabilir mi? diye sordu. Peygamber şöyle buyurdu: "Evet, (kılabilir, ancak) onda (necasetten) bir eser görmesi hali müstesnâ, o takdirde onu yıkar."[234]

Enes RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Kendinizi sidikten koruyunuz. Çünkü kabir azabı genellikle ondan dolayıdır."[235]

Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan dedi ki: Bir bedevi ayağa kalkıp, mescidde küçük abdestini bozdu. İnsanlar onu yakaladılar. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem onlara şöyle dedi: "Onu bırakın ve onun sidiğinin üzerine bir kova su dökünüz. Sizler kolaylaştırıcı kimseler olarak gönderildiniz. Zorlaştıranlar olarak gönderilmediniz."[236]

7. Setr-i Avret (avret olan yerlerin örtülmesi). Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Ey Ademoğulları her mescidde ziynetinizi alın." (el-A’raf, 7/31) Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem de Cabir RadıyAllahu anh'a şöyle demiştir: "...Eğer örtün geniş ise vücudunun her tarafını sar. Eğer dar ise onunla belden aşağısını ört."[237]

Cerhed RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem onun yanından uyluğunu açmış bir halde geçti. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem ona: "Uyluğunu ört! Çünkü o avrettendir." diye buyurdu.[238]

Âişe RadıyAllahu anha'dan rivâyete göre de Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Allah ay hali olmuş bir kadının namazını başörtüsüz kabul etmez."[239]

8. Kıbleye yönelmek: Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Evet, hangi yerden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram'a döndür. Siz de her nerede olursanız, yüzlerinizi o yöne döndürün." (el-Bakara, 2/150) Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmaktadır: "Namaza duracağın vakit iyice abdest al, sonra kıbleye yönelerek tekbir getir..."[240]

9. Niyet: Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Halbuki onlar onun dininde ihlâs sahibleri ve hanifler olarak Allah'a ibadet etmelerinden... başkası ile emrolunmadılar." (el-Beyyine, 98/5) Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur: "Ameller ancak niyetler iledir. Her kişi için ancak niyet ettiği şey ne ise o vardır..."[241]

Bu şartlardan herhangi birisi yerine getirilmeyecek olursa, namaz bâtıl olur.

Kaynaklar :

[234] İbn Mâce, I, 180, H. no: 542; el-Albâni, Sahihu Sunen-i İbn-i Mâce, I, 89, H. no: 440'da sahih olduğunu belirtmektedir.

[235] Dârekutnî, I, 127; el-Azim Abadi dedi ki: Mahfuz olan mürsel rivayettir. el-Albâni, el-İrvâ, I, 310, H. no: 280'de sahih olduğunu belirtmektedir.

[236] Buhârî, I, 61

[237] Buhârî, I, 95

[238] Tirmizî, V, 111, H. no: 2798, bu hasen bir hadistir kaydıyla.

[239] Ebu Davud, I, 421, H. no: 641; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 126, H. no: 596'da sahih olduğunu belirtmektedir.

[240] Muslim, I, 298, H. no: 397

[241] Buhârî, I, 2

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
Reklam

reklam
Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı
« Yanıtla #15 : 06 Şubat 2007, 23:06:20 »

 Logged
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 07 Şubat 2007, 17:22:51
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
NAMAZIN VACİBLERİ
 

Vâcib: Şâri’in bağlayıcı şekilde verdiği emirdir. Kasten terkedilmesi halinde namaz batıl olur. Yanılma halinde ise sehv secdesi ile telâfi edilir. Vacibler sekiz tane olup, açıklamaları şöyledir:

1. Bütün Tekbirler: İftitah tekbiri bunun dışındadır çünkü o daha önce de geçtiği üzere rükundur. Çünkü Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'ın şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namaz kılmak için kalktı mı kıyama durunca tekbir getirir, sonra rükû’a varınca tekbir getirir, sonra başını rükûdan kaldırınca da "semiAllahu limen hamideh" der, sonra ayakta iken "Rabbenâ ve leke'l-hamd" der, sonra sücuda giderken tekbir getirir, sonra başını kaldırdığında tekbir getir, sonra secdeye giderken tekbir getirir, sonra başını secdeden kaldırınca tekbir getirirdi. Sonra bunun bir benzerini namazın bütününde bitirinceye kadar yapardı. Ayrıca ikinci rekâtin sonundaki oturuştan kalkınca da tekbir getirirdi. Sonra Ebu Hureyre şöyle derdi: Aranızda kıldığı namazı Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e en çok benzeyeniniz benim.[242]

2. Tesmî’: Yani "semiAllahu limen hamideh" demek. İmam da, tek başına namaz kılan da rükû’dan başlarını kaldırdıkları vakit böyle derler. Az önce zikrettiğimiz Ebu Hureyre hadisi bunu göstermektedir: "Sonra rükû’dan kalkınca semiAllahu limen hamideh, der."

3. Tahmîd: Yani "Rabbenâ ve leke'l-hamdu" demek. Hem imam, hem de imama uyanın, hem de tek başına namaz kılanın bunu söylemesi gerekir. Çünkü az önce kaydettiğimiz Ebu Hureyre hadisi bunu gerektirmektedir: "Sonra ayakta iken Rabbenâ ve leke'l-hamd, der..."

4. Rukûda “Subhane rabbiye’l-azîm” demek. Çünkü Ukbe b. Âmir RadıyAllahu anh'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "O halde Rabbini büyük adıyla tesbih et." (el-Vâkıa, 56/96) buyruğu nâzil olunca, Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem: "Bunu rükûnuzda söyleyiniz." diye buyurdu.[243]

5. Sucudda "subhâne Rabbiye'l-a'lâ" demek. Çünkü Ukbe b. Âmir RadıyAllahu anh'ın şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "O en yüce Rabbinin ismini tesbih et!" (el-A'la, 87/1) buyruğu nâzil olunca "bunu da sucûdunuzda söyleyin" diye buyurdu.[244]

6. İki secde arasındaki oturuş sırasında "Rabbiğfirlî: Rabbim bana mağfiret buyur" diyerek Allah'tan mağfiret istemek. Çünkü Huzeyfe RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem iki secde arasında: "Rabbiğfirlî, Rabbiğfirlî: Rabbim bana mağfiret buyur, Rabbim bana mağfiret buyur" derdi.[245]

7. Birinci teşehhüd. Çünkü Abdullah b. Buhayne'den rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem bir öğle namazında oturması gerekiyorken ayağa kalktı. Namazını tamamlayınca oturduğu halde selam vermeden önce herbirisinde tekbir getirerek iki secde yaptı. Onunla beraber cemaat de bu secdeleri yaptı. Bu secdeleri unuttuğu oturma yerine yapmıştı."

8. Birinci teşehhüd için oturmak. Çünkü az önce kaydettiğimiz Abdullah b. Buhayne hadisi ile "oturması gerekiyorken..." ifadesi bunu gerektirmektedir.

Bir kimse bu vaciblerden kasti olarak herhangi birisini namazda terkedecek olursa, namazı batıl olur. Unutarak terkeden için de aşağıdaki haller ve hükümler sözkonusudur:

1. Eğer bu vacibi namazdaki yerinden ayrılmadan önce hatırlayacak olursa, namazdaki o hali ile onu yerine getirir, başka bir yükümlülüğü yoktur.

2. Eğer o vacibin yeri geçtikten sonra ve fakat ondan bir sonraki rukne ulaşmadan önce hatırlarsa geri döner, o vacibi yapar, sonra namazını tamamlar, selam verir, sonra da sehv için secde yapar ve selam verir.

3. Eğer o vacibten sonraki rukne vardıktan sonra o vacibi hatırlayacak olursa, üzerinden kalkar; tekrar onu yapmak için geri dönmez, namazını devam ettirir ve fakat selam vermeden önce sehv secdesi yapar.


Kaynaklar :

[242] Muslim, I, 293-294, H. no: 392

[243] Ebu Davud, I, 542, H. no: 869; Musned, IV, 155; el-Albâni, Daîfu Sunen-i Ebî Davud, s. 84, H. no: 184'de zayıf olduğunu belirtmektedir. es-Sâatî, el-Fethu'r-Rabbani, III, 261-262, H. no: 634'de: Senedi ceyyiddir, demektedir.

[244] İbn Mâce, I, 89, H. no: 897; Nesâî, III, 231; el-Albâni, Sahihu Suneni'n-Nesâî, I, 247, H. no: 1097'de sahih olduğunu belirtmektedir.

[245] Buhârî, I, 202; Muslim, I, 399, H. no: 570, lafız Muslim'e aittir.
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 11 Şubat 2007, 22:24:09
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
NAMAZIN SÜNNETLERİ

Kasten veya sehven terkedilmesi dolayısıyla namazın bâtıl olmadığı fiillerdir. Bundan dolayı sehv secdesinin müstehab olup olmadığı konusu ise ilim ehli arasında tartışmalıdır.

Namazın sünnetleri Rükunlerin, vaciblerin ve şartların dışında kalan fiillerdir. Bazıları bunları otuziki sünnet olarak saymıştır. Bunları aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz:

1. İhram (iftitah) tekbiri halinde elleri kaldırmak.

2. Rükûya giderken elleri kaldırmak.

3. Rükûdan kalkarken elleri kaldırmak.


Çünkü İbn Ömer RadıyAllahu anh şöyle demiştir: "Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i namaza dururken omuzlarının hizasına gelinceye kadar ellerini kaldırdığını gördüm. O bunu rükû’ için tekbir getirirken, rükû’dan başını kaldırırken de yapıyordu."[246]

4. Sağ eli sol elin üzerinde göğsün üzerine koymak. Çünkü Vâil b. Hucr şöyle demiştir: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem ile birlikte namaz kıldım. Sağ elini sol elinin üzerinde göğsünün üzerine koydu."[247]

5. Secde edeceği yere bakmak. Çünkü Enes RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem buyurdu ki: "Bir takım kimselere ne oluyor ki, namazları sırasında gözlerini semaya kaldırıyorlar...” Bu hususta söyledikleri o kadar ağır ifadeler taşıdı ki sonunda şunları söyledi: "Bunlar ya bu işten vazgeçerler yahutta gözleri kör ediliverecek."[248]

6. İstiftâh (namaza başlama) duasını okumak. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaza başlarken okuduğu pekçok dua vârid olmuştur. Bunlardan birisi Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan gelen rivâyettir. O dedi ki: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namaza başlamak üzere tekbir getirdikten sonra Kur'ân okumadan önce kısa bir süre susardı. Ben: Ey Allah'ın Rasûlü annem-babam sana feda olsun dedim. Tekbir ile kıraat arasında bir susuşun var. Orada ne diyorsun? Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Diyorum ki: "

Allah'ım, doğu ile batı arasını uzaklaştırdığın gibi, benimle günahlarımın arasını uzaklaştır. Allah'ım beyaz bir elbise kirli elbiseden nasıl ayırdedilebiliyorsa beni de günahlarımdan öylece temizle. Allah'ım günahlarımı karla, suyla, dolu ile yıkayarak beni temizle. "[249]

7. "Eûzu billahi mine'ş-şeytani'r-racim" diyerek istiaze çekmek. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Kur'ân'ı okuyacağı zaman o koğulmuş şeytandan Allah'a sığın." (en-Nahl, 16/98) Yahutta "eûzu billahi semii'l-aliymi mine'ş-şeytani'r-racîm" da diyebilir. Çünkü Ebu Said el-Hudri RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem geceleyin (namaza) kalktı mı tekbir getirir. Sonra şöyle buyururdu: "

Allah'ım seni hamdinle tesbih ederim, ismin pek mübarektir, şanın çok yücedir. Senden başka hiçbir ilâh yoktur." Sonra üç defa "lâ ilâhe illAllah" der, sonra üç defa "Allahu ekber kebirâ" der, daha sonra;

Kovulmuş şeytanın dürtmesinden, üfürmesinden üflemesinden herşeyi duyan, herşeyi bilen Allah'a sığınırım" der. Sonra Kur'ân okumaya başlardı."[250]

Kaynaklar :

[246] Buhârî, I, 180

[247] İbn Huzeyme, I, 243, H. no: 479; Ebu Davud, I, 481, H. no: 759 Tavus yoluyla rivayet etmiştir. İbn Hacer, Telhisu’l-Habîr, I, 224, H. no: 331'de: Bu hadisin aslı Sahih-i Muslim'dedir, demektedir.

[248] Buhârî, I, 183

[249] Buhârî, I, 181; Muslim, I, 419, H. no: 598 -lafız Muslim'e ait-

[250] Ebu Davud, I, 490, H. no: 775; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 148, H. no: 775

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 12 Şubat 2007, 21:44:57
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
8. "Bismillahirrahmanirrahim"i okumak. Çünkü Nuaym el-Mücemmir rivâyet ettiği hadisinde şöyle demektedir: "Ebu Hureyre'nin arkasında namaz kıldım. "Bismillahirrahmanirrahim"i okuduktan sonra Fatiha'yı okudu." Hadisin sonunda da şöyle dedi: "...Nefsim elinde olana yemin ederim k,i aranızda namazı Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e en çok benzeyeniniz benim."[251] İbn Hacer dedi ki: Bu, bu hususta varid olmuş en sahih hadistir.[252] Kastettiği besmele’yi açıktan okumaktır.

9. Fatiha'yı okuduktan sonra "âmîn" demek. Açıktan okunan namazlarda bunu açıkça söyler, gizli okunan namazlarda bunu yavaşça söyler. Çünkü Vâil b. Hucr'un şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem "vele'd-dâllin" (el-Fatiha, 1/7)'i okudumu "âmîn" der ve bunu yüksek sesle söylerdi."[253]

10. Fatiha'dan sonra (zammı) sûre okumak. Çünkü Ebu Katade'nin rivâyetine göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem öğle namazında ilk iki rekâtte Fatiha ile iki sûre okurdu. Son iki rekâtte ise Fatiha'yı okur ve bize bazı âyetleri işittirirdi. Birinci rekâtte ikinci rekâtten daha çok uzun okurdu. İkindide de böyleydi, sabahta da böyle yapardı.[254]

11. Açıktan kılınan namazlarda yüksek sesle okumak. Çünkü Muhammed b. Cubeyr b. Mut'im'in babasından rivâyetine göre o şöyle demiştir: "Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i akşam namazında Tur suresini okurken dinledim."[255] Ayrıca el-Berâ RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Ben Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'i yatsı namazında; "Andolsun incire ve zeytine..." (et-Tin, 95/1) suresini okurken dinledim. Ondan daha güzel seslisini ya da güzel okuyan hiç kimse duymadım."[256]

İbn Abbas RadıyAllahu anh'dan da şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "...Tihâme tarafına giden o kimseler (cinler) Ukaz panayırına doğru giderken o sırada (Batn-ı) Nahle'de bulunan Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in yanından geçtiler. O sırada o ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Kur'ân'ı duyunca, ona kulak verdiler ve şöyle dediler: İşte sizin ile semadan haber almanız arasındaki engel Allah'a andolsun ki budur."[257]

12. Gizli okunan namazlarda yüksek sesle okumamak: Ebu Ma'mer'den şöyle dediği rivâyet edildi: Biz Habbab'a şunu sorduk: Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem öğle ve ikindi namazlarında (Kur'ân) okur muydu? O: Evet dedi. Biz: Bunu nereden anlıyordunuz diye sorduk. O: Sakalının hareket etmesinden; diye cevab verdi.[258]

13. Rukû esnasında elleri parmak araları açık şekilde dizleri üzerine koymak.Ukbe b. Amir'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i namaz kılarken gördüğüm gibi size de bir namaz kılayım mı? Biz: Evet dedik. Bunun üzerine ayağa kalktı. Rükû’a varınca avuç içlerini diz kapaklarının üzerine koydu ve parmaklarını diz kapağının arkasına koyu verdi... Sonra dedi ki: Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i böylece namaz kılarken gördüm ve o bize de böylece namaz kıldırıyordu."[259]

Kaynaklar :

[251] İbn Huzeyme, I, 251, H. no: 499; Nesâî, II, 134; el-Albâni, Daîfu Suneni'n-Nesâî, s. 28, H. no: 36'da senedinin zayıf olduğunu belirtmektedir.

[252] İbn Hacer, Fethu’l-Bâri, II, 267

[253] Ebu Davud, I, 574, H. no: 932; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebî Davud, I, 176, H. no: 824; İbn Hacer, Telhisu’l-Habir, I, 236, H. no: 353'de... Senedi sahihtir, demektedir.

[254] Buhârî, I, 189

[255] Buhârî, I, 265, Beyrut, 1407/1987 (çeviren)

[256] Buhârî, I, 186

[257] Buhârî, I, 187

[258] Buhârî, I, 185

[259] Nesâî, II, 186; el-Albâni, Sahihu Suneni'n-Nesâî, I, 223, H. no: 992

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
MUAMMA Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 12 Şubat 2007, 21:53:28
Ziyaretçi
bekliyoruz inşAllah...
Logged
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 12 Şubat 2007, 21:56:41
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
esselamu aleykum

sözüm meclisten dışarı fakat, bilip amel etmemek, çok daha kötü bir durumdur bunu unutmayalım inşaAllah. bir kimse hanefi veya başka herhangi bir mezhebten olabilir. fakat mezhebinin görüşüne muhalafet edecek bile olsa insan, sünnetteki bulduğuna sarılmalıdır. nitekim Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam delillerde de görüldüğü üzere, ellerini göğsünde bağlamıştır, rukuya giderken ve dönerken ellerini kaldırmıştır. bunları dikkate alınması gerçekten sünnetlerin işlenmesi demek olur.

ayrıca unutmadan namazda kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yoktur.

fi emenillah
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
erda Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 13 Şubat 2007, 01:17:11
Ziyaretçi
Allah razı olsun... İnsAllah layıkıyla öğrenip uygulayanlardan ve bu bilgileri en doğru biçimde neşredenlerden oluruz  Dualarınızı eksik etmeyin ki fazlasıyla ihtiyacımız var  Utandım
Logged
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 14 Şubat 2007, 22:54:46
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
14. Rükû ve sucudda sırtı uzatmak ve eğilmek.[260] Ebu Humeyd arkadaşları arasında şöyle dedi: "Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem rukûya vardı, sonra da sırtını kamburlaştırmadan dümdüz büktü."[261] Ali RadıyAllahu anh'dan da şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem rükûya vardığında eğer sırtı üzerine bir su bardağı konulmuş olsa dökülmezdi."[262]

Ebu Humeyd es-Sâidî'den rivâyete göre "Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem secdeye vardığında burun ve alnını yere iyice yapıştırır, ellerini böğürlerinden uzaklaştırır, avuçlarını omuzlarının hizasına koyardı."[263]

15. Rukû’ ve sucûdda bir defadan çok tesbih yapmak. Cumhurun kabul ettiği görüşe göre rukû ve sucûdda yeterli olan asgarî miktar tek bir defa tesbihte bulunmaktır. Çünkü İbn Abbas'tan rivâyete göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "...Rukûya gelince, orada aziz ve celil olan Rabbi tazim ediniz. Sucûda gelince çokça dua etmeye çalışınız, orada duanızın kabul edileceği umulur."[264]

16. İki secde arasında yüce Allah'tan bir defadan fazla mağfiret dilemek. Huzeyfe RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem iki secde arasında: "Rabbiğfirlî, Rabbiğfirlî: Rabbim bana mağfiret buyur, Rabbim bana mağfiret buyur" derdi.[265] İbn Abbas RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre de Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem iki secde arasında şunları söylerdi:

Allah'ım mağfiret buyur, bana merhamet eyle, bana afiyet ver, bana doğruyu göster, beni rızıklandır."[266]

17. (Rukûdan kalkarken) "Rabbenâ leke'l-hamd" dedikten sonra;

Gökler ve yer dolusu ve bundan sonra her ne dilersen o kadar... (sana hamd olsun)" demek. Çünkü Ebu Said el-Hudri RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre o şöyle demiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem başını rükûdan kaldırdıktan sonra şunları söylerdi:

Rabbimiz gökler ve yer dolusu ve bundan sonra her ne dilersen onun kadar sana hamd olsun. Ey her türlü övgü ve yüceltici ifadelere layık olan Rabbimiz! Bir kulun -ki hepimiz senin kulunuz- söyleyeceği en doğru söz şudur. Allah'ım verdiğini engelleyecek hiçbir kimse olmadığı gibi, engellediğini de kimse veremez. Gayret sahibi kimseye gayretinin sana karşı hiçbir faydası olmaz."[267]

18. Secdeye giderken ellerden önce diz kapaklarını koymak ve ayağa kalkarken diz kapaklarından önce elleri kaldırmak. Çünkü Vâil b. Hucr'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i secde ettiği zaman ellerinden önce dizlerini koyduğunu, ayağa kalktığı vakitte dizlerinden önce ellerini kaldırdığını gördüm."[268] Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'in fiili uygulamasında buna muhalif bir rivâyet nakledilmemiştir.

19. Secde sırasında dizlerini birbirinden ayırmak. İbn Hacer dedi ki: Bazı haberlerde nakledildiğine göre Nebi SallAllahu aleyhi vesellem secdede diz kapaklarını birbirinden ayırırdı. Ebu Davud'un, Ebu Humeyd yoluyla naklettiği hadiste; secde ettiği vakit uyluklarını açık tutardı, denilmektedir. Beyhaki'de el-Berâ yoluyla gelen hadiste de şöyle denilmektedir: “Secde ettiği vakit parmaklarını kıbleye doğru bulundurur ve ayaklarını birbirinden açardı."[269]

20. Elleri parmakları bitişik olduğu halde omuzların ya da kulakların hizasına kaldırmak. İbn Ömer RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namaza durduğunda ellerini omuzlarının hizasına varıncaya kadar kaldırırdı."[270] Malik b. el-Huveyris'ten gelen rivâyete göre de Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem tekbir getirdi mi ellerini kulaklarının hizasına varıncaya kadar kaldırırdı."[271]

21. Sücûd halinde ayak parmaklarını kıbleye doğru yöneltmek. Çünkü Ebu Humeyd'in Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaz şekline dair hadisinde şöyle demektedir: "...Secdeye vardı mı ellerini -kollarını yere değidirmeksizin ve böğrüne çekmeksizin- yere koyar, ayak parmaklarının uçlarını da kıbleye çevirirdi."[272]

22. Birinci teşehhüdde ve iki secde arasında sol ayak üzerinde oturmak. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaz şekli ile ilgili Ebu Humeyd'in hadisinde şöyle denilmektedir: "...İki rekât(in sonun)da oturdu mu sol ayağı üzerinde oturur, sağ ayağını dikerdi."[273] Ayrıca şunları söylemektedir: "...Sonra sol ayağını büküp, onun üzerine oturur, sonra da her kemik yerli yerine gelinceye kadar oturur, sonra secdeye varırdı."[274]

Kaynaklar :

[260] Bazıları bunları iki ayrı sünnet saymışlardır.

[261] Buhârî, I, 192

[262] Musned, I, 123; İbn Hacer, Telhisu’l-Habîr, I, 241, H. no: 361'de şunları söylemektedir: Bu hadisi Ebu Davud, "el-Merâsîl" adlı eserinde Abdu'r-Rahman b. Ebi Leyla'dan nakletmektedir. İmam Ahmed ise Musned'inde bunu Ali (r.a)'dan muttasıl senedle rivayet etmiştir. Dârekutnî bu hadisi el-İlel'de ondan (Abdu'r-Rahman'dan) ve el-Bera'dan diye rivayet etmiş, Ebu Hatim mürsel rivayeti tercih etmiştir. Taberânî, el-Kebir'de, Ebu Mesud Ukbe b. Amr ile Ebu Berze el-Eslemî'den gelen bir hadis olarak rivayet etmektedir. Her birisinin de senedi hasendir.

[263] İbn Huzeyme, I, 322, H. no: 637; Tirmizî -lafız ona ait-, II, 59, H. no: 270 "hasen, sahih (bir hadistir)" kaydıyla.

[264] Muslim, I, 348, H. no: 479

[265] İbn Mâce, I, 289, H. no: 897; Nesâî, III, 321; el-Albâni, Sahihu Suneni'n-Nesâî, I, 247, H. no: 1097'de sahih olduğunu belirtmektedir.

[266] Tirmizî, II, 86, H. no: 284; Ebu Davud, I, 530-531, H. no: 850; el-Albâni, Sahihu Sunen-i Ebi Davud, I, 160, H. no: 756'da hasen olduğunu belirtmektedir.

[267] Muslim, I, 347, H. no: 477

[268] Tirmizî, II, 56-57, H. no: 868'de: "Hasen, ğarîb bir hadistir. Bu hadisi Şerik'ten böylece rivayet eden başka bir kimse bilmiyoruz. İlim ehlinin çoğunluğu bu hadis gereğince amel etmektedirler." demektedir.

[269] İbn Hacer, Telhisu’l-Habir, I, 255, H. no: 381

[270] Muslim, I, 292, H. no: 390

[271] Muslim, I, 293, H. no: 391

[272] Buhârî, I, 201

[273] Ebu Davud, I, 589-590, H. no: 964; el-Albâni, Sahihu Ebî Davud, I, 181, H. no: 851'de sahih olduğunu belirtmektedir.

[274] Bazıları bunları iki ayrı sünnet saymıştır.

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 15 Şubat 2007, 20:07:52
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
23. İkinci teşehhüdde teverrük: Çünkü Ebu Humeyd'in Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaz şekline dair hadisinde şöyle denilmektedir: "...Son rekâtte oturdu mu sol ayağını öne alır ve makadı üzerine otururdu."

24. Sağ eli sağ uyluğun, sol eli sol uyluğun üzerine koymak. Çünkü Abdullah b. ez-Zübeyr RadıyAllahu anh şöyle demiştir: Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem dua etmek üzere oturduğunda sağ elini sağ uyluğunun üzerine, sol elini sol uyluğunun üzerine koyar. Şehadet parmağıyla işaret eder, baş parmağını orta parmağı üzerinde tutar ve sol eli ile de sol dizini tutardı."[275]

25. Zikir esnasında şehadet parmağıyla işaret etmek. Çünkü az önce geçen Abdullah b. ez-Zübeyr'in naklettiği hadis bunu ifade etmektedir. Ayrıca Vâil b. Hucr'un Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaz şekline dair rivâyet ettiği hadiste de şöyle denilmektedir: "...Sonra iki parmağını büktü ve bir halka yaptı. Sonra parmağını kaldırdı. Ben o parmağını hareket ettirip, onunla dua ettiğini gördüm."[276]

26. Burnu üzerinde secde etmek ve yedi secde azasını yere iyice yapıştırmak. Çünkü Ebu Humeyd es-Sâidî'nin rivâyet ettiği hadise göre; “Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem secde ettiği vakit burnunu, alnını yere iyice koyar, kollarını böğürlerinden uzaklaştırır, avuçlarını omuzlarının hizasına koyardı."[277]

27. Selam verirken sağa ve sola dönmek. Çünkü Âmir b. Sa’d babasından, şöyle dediğini rivâyet etmektedir: "Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'i yanağının beyazını (kıl bulunmayan yerini) görünceye kadar sağına ve soluna selam verdiğini görüyordum."[278]

28. İstirahat oturuşu. Çünkü Ebu Humeyd es-Sâidî RadıyAllahu anh'dan Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in namaz şekline dair rivâyet edilen hadiste iki secdeyi sözkonusu ettikten sonra şunları söylemektedir: "...Sonra Allahu ekber dedi, sonra ayağını büküp oturdu ve oturuşunda herbir kemik yerli yerine gelinceye kadar doğruldu, sonra kalktı ve ikinci rekâtte de bunun gibi yaptı."[279]

29. Selam verirken namazdan çıkma niyeti.[280]

Kaynaklar :

[275] Muslim, I, 408, H. no: 579

[276] İbn Huzeyme, I, 354, H. no: 714; İbn Hacer, Telhisu’l-Habîr, I, 262, H. no: 401'de şunları söylemektedir: İbn Huzeyme ve Beyhaki bu lafızla rivayet etmiş olup, Beyhaki şunları söylemektedir: Hareket ettirmekten kastının onunla işaret etmesi olma ihtimali vardır. Yoksa hareketi tekrarlaması değildir. Ta ki teâruz (diğer rivayetlerle çatışma) olmasın.

[277] İbn Huzeyme, I, 322, H. no: 637; Tirmizî -lafız ona ait- II, 59, H. no: 270 "hasen, sahih bir hadistir" kaydıyla

[278] Muslim, I, 409, H. no: 582

[279] Tirmizî, II, 105-106, H. no: 304 "hasen, sahih (bir hadistir)" kaydıyla

[280] Bk. İbn Kudame, el-Kâfî, I, 144

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 17 Şubat 2007, 00:19:38
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
NAMAZDA HARAM OLAN ŞEYLER

Namaz niyetin yalnızca yüce Allah için halis kılınması icab eden ve Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e uyularak yapılması gereken bir ibadettir. Malik b. el-Huveyris RadıyAllahu anh'ın Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'den rivâyet ettiği hadiste şöyle buyurulmaktadır: "...Ve benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz, siz de öylece namaz kılınız..."[281]

İbadetinde Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e uymayan bir kimsenin ibadeti merduttur. Çünkü Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Her kim bizim bu işimize uygun olmayan bir amel işleyecek olursa, o merduttur."[282]

Bundan dolayı namazda söylenmesi ya da yapılması haram olan aşağıdaki hususlardan ötürü namaz bâtıl olur, ondan gözetilen maksad gerçekleştirilemez ve iâde edilmesi gerekir:

1. NAMAZI TAMAMLAMADAN ÖNCE NAMAZDA KASTEN SELÂM VERMEK. Çünkü bu durumda namazda konuşmuş olur. Yanılarak selâm verip, arada uzun bir süre geçerse de böyledir. Çünkü geri kalan kısmının, o zamana kadar kılınan kısmı üzerine bina edilmesine imkân kalmaz. Ancak yanılma halinde günahkâr olmaz.

2. NAMAZ ESNASINDA NAMAZIN MASLAHATINDAN OLMAYARAK KASTİ OLARAK KONUŞMA. Bu namazı batıl kılar. Çünkü Zeyd b. Erkam RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Bizler namazda iken konuşurduk. Bir adam namazda iken yanındaki arkadaşı ile konuşabiliyordu. Nihayet "Gönülden gelerek saygı ve itaat ile Allah'ın huzurunda durun." (el-Bakara, 2/238) buyruğu nâzil olunca, susmakla emrolunduk ve konuşmak bize yasaklandı."[283]

Ayrıca Abdullah (b. Mesud) RadıyAllahu anh'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Bizler Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'e o namazda bulunuyorken selam veriyor, o da selamımızı alıyordu. Necaşi'nin yanından döndüğümüzde yine ona selam verdik. Fakat o bizim selamımızı almadı. Ey Allah'ın Rasûlü! dedik. Daha önce namazda iken biz sana selam veriyorduk, sen de bizim selamımızı alıyordun. Şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki namazda (başka şeyle uğraşmaya imkân vermeyecek kadar) bir meşguliyet vardır."[284]

Yine Muaviye b. el-Hakem es-Sülemî'nin rivâyetine göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki bu namazda insan sözünden hiçbir şey söylemek uygun değildir. Onda söylenecekler tesbih, tekbir ve Kur'ân okumaktan ibarettir."[285]

Kasten olmayarak, bilmeden ve namazın maslahatından olmayan bir söz söylemekten ötürü namaz bâtıl olmaz. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Hata etmenizden dolayı size bir günah yoktur ama kalblerinizin kastettiği müstesnadır." (el-Ahzab, 33/5) Ayrıca Muaviye b. el-Hakem es-Sülemi'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ben Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem ile birlikte namaz kılarken hazır bulunanlardan bir adam hapşırdı. Ben “yerhamukellah” dedim. Herkes bana baktı, ben de: Hay anasız kalsaydım, bu haliniz nedir? Niçin bana böyle bakıyorsunuz? Bu sefer elleriyle uyluklarına vurmaya koyuldular. Onların beni susturmak istediklerini gördüm, ben de sustum. Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem namazı bitirince -anam, babam ona feda olsun, ne ondan önce, ne ondan sonra, ondan daha güzel öğreten bir öğretici görmedim- Allah'a yemin ederim, ne bana sesini yükseltti, ne beni dövdü, ne de sövdü. Sadece şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki bu namazda insan sözünden hiçbir şey söylemek uygun değildir. Onda söylenecekler sadece tesbihtir, tekbirdir ve Kur'ân okumaktır.[286]

Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem kasten konuşmasına rağmen Muaviye'ye tekrar namazını kılmasını emretmedi. Çünkü bu hususu bilmiyordu.

Namaz kılanda görülebilen hapşurmak, öksürmek, geğirmek gibi şeylerden ötürü namaz batıl olmaz. Çünkü bunlar kişinin iradesi dışında olur. Fakat hapşuran kimseye “yerhamukellah” denilirse, namaz bâtıl olur. Çünkü Muaviye'nin rivâyet ettiği hadis bunu gerektirir. Aynı şekilde cehalet sözkonusu olmaksızın verilen selamı almak yahut selam vermek suretiyle de -hapşurana yerhamukellah deme haline kıyas ile- yine namaz batıl olur.

İhtiyaç duymadan üflemek yahutta boğazını temizlemekle de namaz batıl olur. Çünkü abes işlerle uğraşmak namaza aykırıdır. Ancak bunlara ihtiyaç duyulursa, namaz bâtıl olmaz. Ali b. Ebi Talib RadıyAllahu anh dedi ki: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem'in huzuruna birisi gece vakti, birisi gündüz vakti, iki defa girme zamanım vardı. Namaz kılarken onun yanına gittiğimde benim için öksürür gibi yapardı."[287]

Kaynaklar :

[281] Buhârî, I, 155

[282] Muslim, II, 1244, H. no: 1718

[283] Muslim, I, 383, H. no: 539

[284] Muslim, I, 382, H. no: 538

[285] Muslim, I, 381-382, H. no: 537

[286] Muslim, I, 381-382, H. no: 537

[287] İbn Mâce, II, 1222, H. no: 3708; el-Albâni, Daîfu Sunen-i İbn-i Mace, s. 299, H. no: 809'da zayıf olduğunu belirtmektedir.

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 17 Şubat 2007, 21:54:40
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
3. Namaz kılan kimsenin kendisinin ya da başkasının duyacağı bir sesle KAHKAHA İLE GÜLMEKLE de namaz bâtıl olur. Az yahut çok farketmez. Çünkü böyle bir iş bütünüyle namaza aykırıdır ve üstelik bu oyun ve eğlenceye daha bir yakındır. Ancak kişi kendisini tutamayarak gülerse, tercih edilen görüşe göre -kasten böyle bir iş yapılmadığından ötürü- bundan dolayı namaz bâtıl olmaz.

Kahkahasız olarak tebessüm etmekten ötürü ise -herhangi bir ses çıkmayacağından- namaz bâtıl olmaz. Câbir RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Kahkaha namazı iptal eder. Fakat abdesti bozmaz."[288]

İbnu'l-Münzir dedi ki: Gülmenin namazı bozduğunu icmâ’ ile kabul etmişlerdir. İlim ehlinin çoğunluğunun kanaatine göre de tebessüm (gülümsemek) namazı bozmaz.[289]

4, 5. KASTEN YA DA YANILARAK ÇOK MİKTARDA YİYİP İÇMEK. Çünkü böyle bir işle farzda olsun, nafilede olsun namaz şeklinin dışına çıkar. Farz ve nafilede yanılarak az bir şey yiyip içmekten ötürü namaz batıl olmaz. Yine nafilede kasten az bir şey içmek te namazı iptal etmez. Çünkü rivâyette sabit olduğuna göre Abdullah b. ez-Zübeyr RadıyAllahu anh nafile namazlarını uzunca kılar, bazan susardı. Bunun için de az miktarda su içerdi. İbn Kudame dedi ki: İbn ez-Zübeyr ile Said b. Cübeyr'den rivâyet edildiğine göre onlar nafile namazlarda su içmişlerdir. Tavus'tan bunda bir sakınca olmadığı görüşü nakledilmiştir.[290]

Nafile farzdan daha hafiftir. Bunun delili de nafilede bazı vaciblerin yerine getirilmesi düşerken, farzda oldukları gibi sabit kalmalarıdır. Yolculuk halinde nafile namaz kılarken ayakta durmanın ve kıbleye yönelmenin (düşmesi) gibi. Kılınan nafile namazın uzunca kılınma ihtimali bulunduğundan ötürü az miktarda su içmeye müsamaha edilmiştir. Azlık ve çokluk ise örfe başvurarak bilinir.

İlim ehlinin çoğunluğunun görüşüne göre ise nafilede kasten az miktarda su içmek farz da içmek gibidir. Çünkü aslolan farzın ve nafilenin (hükümleri itibariyle) eşit olmalarıdır. Buna göre ister farzda, ister nafilede olsun, az ya da çok miktarda su içmek haramdır, ihtiyata daha uygun olan da budur.

6. Zaruret bulunmadığı halde ardı arkasına namaz türünden olmayan ÇOK MİKTARDA İŞ (AMEL-İ KESİR)DE BULUNMAK. Çokluk örf ile bilinir. Bu da ona bakan kimsenin kendisinin namazda olmadığını zannedeceği kadardır. Eğer insanlar; bu namaza aykırı bir iştir, diyecek olurlarsa ve böyle bir adamın hareketlerini izleyen bir kimse bu kişi namaz kılmıyor diyecek olursa, işte bu, namazı batıl kılan çok ameldir. Az amel ise böyle değildir. Namaz kılan bir kimsenin namaz sırasında küçük çocuğu taşıması, sağda, solda yahut öndeki bir kapıyı namaz kılarken ve kıbleye yönelişi devam ederken açması yahut kaşınan bir tarafın kaşıntısını gidermesi gibi. Bütün bu işler az işler olup, namazı iptal etmez. Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'in (namazda) bazı fiillerine benzer. Çünkü Ebu Katade'nin rivâyetine göre Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem kızı Zeyneb ile Ebu’l-Âs b. Rabia b. Abd-i Şems'in kızları olan Ümâme'yi taşıyarak namaz kılardı. Secde ettiği vakit onu yere bırakırdı, kalktı mı onu taşırdı.[291]

Peygamber SallAllahu aleyhi vesellem'den namazda iken Âişe RadıyAllahu anha'ya kapıyı açtığı da rivâyet edilmiştir. Âişe RadıyAllahu anha dedi ki: "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem evin içinde namaz kılarken geldi, kapı üzerine kapalı idi. Kapıyı bana açıncaya kadar yürüdü, sonra yerine geri döndü."[292] Âişe kapının kıble tarafında olduğunu belirtmektedir.

Ebu Hureyre RadıyAllahu anh'dan rivâyete göre; "Rasûlullah SallAllahu aleyhi vesellem iki siyahı yani akreb ile yılanı namazda iken dahi öldürmeyi emretti."[293]

Yapılan amel-i kesir namazın cinsinden olup, kasten yapılmışsa namaz batıl olur. Eğer kasten değilse, sehv secdesi yapılır. Namazın cinsinden olmamakla birlikte bir ihtiyaçtan ötürü yapılırsa, çok olsa dahi namaz bâtıl olmaz. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Şayet korkarsanız o halde (namazı) yaya olarak veya binek üstünde (kılın)." (el-Bakara, 2/239)

Ayakları üzerine yürüyen kimselerin yaptıkları iş, şüphesiz ki amel-i kesirdir. Eğer amel-i kesir namazın cinsinden olmayıp, peşpeşe yapılmıyor ise -birinci rekâtte fazla olmayan bir harekette bulunması gibi; her rekâtte de böyle hareket edip, bu hareketlerin toplanması halinde çok sayılırlarsa bile- fiil bölümlere ayrıldığı için namaz batıl olmaz.

İhtiyaç olmadan ve kasti olarak ardı arkasına namazın cinsinden olmayan amel-i kesir dolayısıyla namaz bâtıl olur. Fakat sehven olursa, bâtıl olmaz. Elverir ki namazın heyetini değiştirmesin ve onu namaz olmaktan çıkarmasın. O takdirde yanılmak da kasten yapmak gibidir ve bu takdirde bu işle namaz batıl olur. Şâyet namaza açıkça aykırı düşmeyen, amel-i kesiri yanılarak yaparsa namazı batıl olmaz. Çünkü yanılarak yasak olan bir fiilin işlenmesi halinde bile günah ve namazın fâsid olması sözkonusu değildir. Bu işi yapan kimse ilgisizlik ve unutmak halinde mazur görülür.

Kaynaklar :

[288] Dârekutnî, I, 173, H. no: 58, el-Azim Abadi dedi ki: İshak b. Behlül babasından diye yaptığı rivayetinde muhalif bir lafızla rivayet etmiştir.

[289] İbn Kudame, el-Muğni, II, 51

[290] İbn Kudame, el-Muğni, II, 61-62

[291] Buhârî, I, 131

[292] Tirmizî, I, 497, H. no: 601, "hasen, garib bir hadistir" kaydıyla

[293] Tirmizî, II, 233, 234, H. no: 390, "hasen, sahih bir hadistir" kaydıyla

- devam edecek inşaAllah -
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
fanii Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 18 Şubat 2007, 09:24:35
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 460

~√V''^√~√V'^~----


s.a
kura'n ve sünnetten delil çıkarmak çıkan hükme (şerri delile)göre amel etmek.
bunu kim yapacak herkez aklına göremi yoksa ilimi noktada yeterlilik olanmı?
yani müştehit ulamamı yoksa mukallit mükellefmi?sanırım sorun burda.
şimdi namazda her tekbirde ellerin kaldırılması :ibn mesut(RA)Gelen rivayette
size resulullah((S.A.V))in kıldığı gibi namaz kılayım,mı?diyerek kıldığı namazda sadece ellerini
ilk tekbirde kaldırmıştır.başka kaldırmamıştır.sadece ibn ömer(ra)hadisi bunun istisnasıdır.diğer hadislerin illetleri el-cevheru'n-naki,nasbu'r-raye de açıklanmıştır.ibn ömer(ra)hadisine gelince
mücahid ve abdülaziz el-hadrami'nin rivayetine göre ibn ömer(ra)bile bu hadisle amel etmemiştir.sahabi ravinin kendi naklettiği hadisle ameli terki hadis tenkitcilerinin önderleri nezdinde sıhhatini yaralayıcı bir illettir.ibn mesut(ra)hadisi(ebu davut,et-tirimizi ve en-nesai'nin sünnenlerinde mevcuttur.
kaldıki mezheblerin aklına(heva ve hevesine)göre amel etmediğide malumdur. her mezheb
naslardan kendi usulüne göre hüküm çıkardığı ehlinin malumudur bu durumda mezhebe değil sünnete uymalıyız sözü ne anlam ifade eder ehli sünnet mezheblerinin delili olan edille-i erbaa ki(kura'n-sünnet-icmaa ümmet ve kıyası fukaha)ortada iken mukallit mükellefin  direk meal  ve hadislerle amel etmesi doğru bir yaklaşım tarzı değildir. yoksa ortaya binlerce bence mezhebi çıkar'ki bu vebalin altından kimse kalkamaz. lütven dikkatli olalım.
selam ve saadetle.
Logged

DiYaRdAn DiYaRa BiR YoL sOr BeNi....
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 18 Şubat 2007, 22:28:44
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
aleykumusselam

esselamu aleykum

öncelikle beni aydınlattığınız için çok teşekkür ederim. bu konuda zikrettiğiniz delilleri de büyük bir dikkatle okudum. ancak üzüldüğüm birkaç nokta var. onlarda sırasıyla şunlardır. öncelikle buraya yazılanları sanki ben kendi nefsimden uyduruyormuşum gibi ifadeler kullanmışsınız bunlar hiç hoş değil. aksine müellif de yani kitabın yazarı da yalnızca en sahih delilleri zikretmiştir ve ben şunu merak ediyorum acaba ben nerede kendi görüşlerimi yazdım? veya kim böyle yapmıyor diye suçladım, ben bu işten birşey anlamadım doğrusu. daha sonra bu konuda kesinlikle büyük bir icma vardır. ister kabul ederseniz ister etmezsiniz. ebu hanife rahimehullah'ın delil olarak kullandığı hadislerin amel edilmeyecek kadar zayıf olduğunu ben değil muhaddisler söylüyor. ve buraya uzun uzun hadisleri yazıp falan yerde filan yerde hata yapıyorsunuz demeyecem. ama şu kadarını bilin, Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam iftitah tekbirinde rukuya giderken ve doğrulurken ellerini kaldırdığına dair onlarca sahabeden gelen nasslar var. siz neye inanıyorsunuz beni ilgilendirmez. ama kalkıp ta amel ettiğiniz zayıf hadislerin burada doğruluğunu savunmayın. çünkü bu konuda büyük bir icma var. ayrılanların ise kendi bilecekleri iş. Kur'an'dan sonra en sağlam kabul edilen muttefekun aleyh hadisleri vardır bilirmisiniz bilmiyorum sahibleri se muhaddislerin imamları olan imam buhari ve imam muslim rahimehumullah'tır. orada geçen hadislerde bu konu çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. ama siz diyorsanız benim bildiğim yol doğrudur, kimse de size karışmaz. fakat buraya gelip beni yargılamayın lütfen. he birde, imam buhari rahimehullah'a olan güveniniz ne derece bilmiyorum fakat kendisi el kaldırma risalesi yazmıştır. yani sırf bu işe özel bir risale yazmıştır. dilerseniz onu da bizzat size sunarım. tekrar başa dönecem ama zikrettiğiniz iki ravi ile bitecek bir iş değildir bu. aksine hadis usulünün de ne olduğunu az çok biliyorum. sahih olan rivayetler bu doğrultuda, siz artık neye nasıl inanırsınız bilemem. yalnız bu forumu lütfen gereksiz cedellerle meşgul etmeyelim. ben çünkü birşeyleri ifade etmeye çalışıyorum. kim iman ederse eder, etmeyene de kimsenin birşey dediği yok, kendi bilir yani...

fi emenillah
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
fanii Ynt: Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 18 Şubat 2007, 23:41:12
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 460

~√V''^√~√V'^~----


Alıntı sahibi: maesselame üzerinde 12 Şubat 2007, 21:56:41
esselamu aleykum

sözüm meclisten dışarı fakat, bilip amel etmemek, çok daha kötü bir durumdur bunu unutmayalım inşaAllah. bir kimse hanefi veya başka herhangi bir mezhebten olabilir. fakat mezhebinin görüşüne muhalafet edecek bile olsa insan, sünnetteki bulduğuna sarılmalıdır. nitekim Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam delillerde de görüldüğü üzere, ellerini göğsünde bağlamıştır, rukuya giderken ve dönerken ellerini kaldırmıştır. bunları dikkate alınması gerçekten sünnetlerin işlenmesi demek olur.

ayrıca unutmadan namazda kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yoktur.

fi emenillah
a.s s.a  öncelıkle bu görusler benım deıl dıyorsunuz.alıntı yaptıgım bu yaznınız hangı ulemanın yazısıdır.hanıfılerın delıl gösterdıgım ıbn mesut(r.a)hadısı ile ömer (r.a)hadısının farklı olması ulema arasında farklı göruslere sebeb olmustur dolayısıyla hanıg hadısle amel edılırse edılsın sunnete uydugu asıkardır.ancak usul acısından ulema bırını terk etmedıkce dıgerıyle amel edılmez sımdı benım vedıgım hadısın hanıfı ulemasının ekolunde sahıh kabul edılmıstır.bu tur ıhtılaflı hadıslerde muhaddısler kendı usullerıne göre delıl cıkarırlar.anladıgını söyluyorsun o halde butun ehlı sunnet mezheplerının edılle'i serrıyenın(kıtap sunnet icma'i ummet ve kıyası fukaha)oldugunuda bılıyosundur.ebu hanıfenın(r.nh)delıl olarak kullandıgı hadıslerın amel edılmıyecek kadar zayıf oldugunu muhaddısler söyluyor ayrıca ıcma var dıyosun bu konuda hanıfı mezhebının muhaddıslerının katılmadıgı bır ıcma nasıl olusur.olsa olsa cogunluk olur denır kaldı kı oda deıl cunku ömer(r.a)nın rıvayet ettıgı her tekbırde el kaldırma olayı ile kendınınde amel etmedıgını bır önce kı yazıda kaynagı ile bıldırmıstım.bızler bırbırımıze ulemanın yaptıgı munazarayı bız bu formda yapmamalıyız.cunku onlar hadıs fıkıh ılmıne vakıf butunluk ıcınde yaparlar bızse guvendıgımız kaynaklardan farkılılıkları butunu ile ıncelem fırsatı bulamadıgımızdan guvendıgımıze göre amel ederız dolayısıyla bırbırının delılını zayıf veya uydurma dıye nıtelememız gerekır bılıyoruz kı mezheplerın olusması usulden kayanaklanmaktadır.eger buraya aldıgımız kaynakları ehlı sunnet vel cemaat mezheblerının delılerıne göre verırsek cok daha yararlı olur.bırde yalnız bu forumu lütfen gereksiz cedellerle meşgul etmeyelim.dıye yazıyosun bır mukellefın kendı delılını ortaya koyması hangı ehlı sunnet anlayısına göre cedellesmektır.ben sızın söyledıgınız delıllerı ne ınkar ettım nede herhangı bırsey söyledım hanbelı ve safılerın o delılle amel ettıgınıde bılıyorum bırde kım ıma ederse dıye yazmıssın Allah (c.c.)askına bu konunun imanın sartları ile ne alakası var amelı bır konudur.kaldı kı ellerı kaldırıp ındırmek veya göguse bağlamak farz deıldır kı malıkıler hıç bağlamaz.muhaddısler arasındakı ıhtılafları senın kı doğru benımkı yanlış benımkı doğru senın kı yanlış gıbı munazaralarla deıl her musluman baglı oldugu ekolun naslardan cıkardıgı hukme tabı olurlar.selam ve dua ile ...
Logged

DiYaRdAn DiYaRa BiR YoL sOr BeNi....
maesselame Kuran Ve Sünnete Göre Namaz Kılınışı : 19 Şubat 2007, 23:32:00
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1642


Ya mukallibel kulub, sebbit kalbi ala dinik


WWW
aleykumusselam

esselamu aleykum

öncelikle sanıyorum ki yazının belli başlı bölümlerini okuyup bir tenkid yazmaktan öteye gidememişsiniz. bu başlığın en başında bu yazının nereden alındığına dair deliller mevcuttur. şimdi şöyle bir durum söz konusu kardeşim. hüküm bildiren kimse hata ederse filan sevab isabet ederse filan sevab vardır biliyorsundur. hüküm bildiren kimsenin hata ettiği hüküm ile avam amel ederse şayet avam bundan sevap alamaz, sizde bunu biliyorsunuzdur eminim. hatalı bir görüşle amel eden kimse sünnete uyduğunu söyleyemeyiz fakat hatalı bir görüşü terk edip sünnette bulduğu ile amel ederse bu durum bundan müstesnadır. burada ben ebu hanife rahimehullah'a bir hata nisbet etmiyorum Allah ona rahmet etsin inşaAllah. ömer radıyAllahu anh'ın o hadisle amel etmediğini söylüyorsun fakat bende sana diyorum ki, imam buhari rahimehullah bizzat bu durumu sahih kaynaklarla ömer radıyAllahu anh'a nisbet ediyor. hatta ömer radıyAllahu anh biz onları terbiye ederdik yani döverdik diyor sopayla hemde. Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam'ın yapıp bizim yapmayacağımız birşey olamaz diyor ve bu yüzden biz yapmayanları döverdik diyor. bunu rivayet eden imam buhari rahimehullah'ın ta kendisidir. buraya aktardığımız görüşleri ehli sünnet delillerine göre verirsek daha iyi olur diyorsun..güzel de benim verdiklerimin ehli sünnetin çerçevesi dışına çıktığına dair birşey mi gözüne çarptı yoksa? yani benim aktardıklarımın arasında sünnetin dışına çıkılan birşey mi varda ben bilmiyorum acaba? senin bu dediğin hiç yakışık alan birşey değildir rica ediyorum uslübunuza dikkat ediniz..kim ne ile iman eder derken neyi kastettiğim tamamen açıktır, kaldı ki bu konunun ameli bir mesele olduğunu açıkca biliyorum. bizler icma olan görüşlerin peşinden gidersek daha hayırlıdır. ve bu tartışmayı daha fazla uzatmayacağım, yinelemek istiyorum, çünkü ben burada birşeyleri ifade etmeye çalışıyorum. dileyen iman veya amel eder dileyen etmez. deliller açık ve nettir. ben bu duruma burada nokta koyuyorum şayet cevap yazarsanız bile dikkate almayacağım çünkü bu durumun içinden türkiyede çıkılmaz.
Logged



Şatıbi Rahimehullahın da dediği gibi : Sünnet bize göre farzdır...
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.503 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...