|
|
şeyh abdulfettah ebu gudde rahimehullah - mevzu hadisler...
Lügatte vedaa'ş şey'e, yedauhu, ved'an uydurdu manasında kullanılır. Vedaa'r raculu'l hadis, "iftira edip yalan hadis uydurdu" manasındadır. Hadis mevzudur demek, uydurulmuştur, yalandır demektir. Raculun vedda, "yalancı iftiracı" manasına gelir. [81]
Hadisçilerin ıstılahında mevzu hadis şudur: "Söz, fiil ve takrir olarak Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan südur etmemiş fakat hatayla veya kasten veya da bilmeyerek veyahut da dini bozmak için ona izafe edilen herşey mevzu hadistir. Bazıları tarifi kısa tutarak "Kasten veya hatayla olsun fark etmez, Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) adına yalan söylenen hadislerdir." diye tarif etmişlerdir.
Mevzu sözün hadis diye isimlendirilmesinde bir sakınca yoktur. Hafız es-sehavi'nin el-makasıdu'l hasene fi beyani kesirin mine'l ehadisi'd daire ale'l elsine kitabının başında dediği gibi lügat manası yönüyle o da hadistir (sözdür). Aynı zamanda uyduranın iddiasına göre -araştırıp halini ortaya koymadan önce, zahiren- her ne kadar ıstılahen hadis olmasada, hadistir. [82]
Yalan sözün hadis diye isimlendirilmesine imam muslim'in mukaddimesinde zikrettiği şu rivayet de şahidlik etmektedir : semure bin cundeb ile El-Muğire bin Şu'be (radıyAllahu anh)'den Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyurdu :
"Yalan olduğunu görerek (yani bilerek veya yalan olduğunu zannederek) benden bir hadis rivayet eden, iki yalancıdan biridir. [83]
Yani, bu hadisi rivayet eden kimse, yalanı ortaya atana yalanında ortak olur ve günahıyla cezasına o da katılır.
Görüldüğü gibi, Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam bu hadislerinde yalan sözü hadis diye isimlendirmiştir.
Mevzu hadis bazen uyduranın kendinden uydurup Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam'a izafe etmesi şeklinde de olur. Mevzu hadislerin çoğunluğu böyledir.
Bazen de uyduran kimse sahabe ve tabiinden selef-i salihinin veya bazı düşünürlerin sözlerini veya israili bazı haberleri vb. şeyleri alır ve bunu Rasulullah aleyhissalatu vesselam'a nisbet eder.
Uyduran kişi bazen de senedi zayıf bir hadis alır ve revaç kazandırıp kabul edilmesi için buna sahih bir sened ekler.
Bazen de kişi sahabe ve başkalarının bazı doğru sözlerini hatayla veya yanılarak Rasulullah aleyhissalatu vesselam'a izafe eder. Buna da mevzu hadis denir.
[81]Allame ez-zurkani'nin şerhul beykuniyye, s.82'deki "buna mevzu denmiştir. Birşeyi bulunduğu yerden indirdi manasında vedaa'ş şey'e kelimesinden alınmıştır. Bu tür hadis de asla onarılmayacak derece de mertebesi düşük olduğundan böyle isimlendirilmiştir." sözü dğru değildir. [82]Es-sehavi, El-mekasıdu'l hasene fi beyani kesirin mine'l Ehadisi'd daire ale'l elsine, s.3 [83]Muslim, I/62.
|