Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > İslâm > İslâmî Konular > Kelâm (Moderatör: sultan likos han) > Mezhepsizlik Hakkında -?-
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 ... 13   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Mezhepsizlik Hakkında -?-  (Okunma Sayısı 6184 defa)
abdullahahmed Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:03:12
Forumdan Atıldı
Uzman Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 346


şunu söylüyüm imamı azamı taklit kimse yi kafir etmez ama :
ona bazı hadisler ulaşmamış veya zayıf bir kanal dan geldiği için kıyasa yönelmiş tir..
mezhebini üçte büirinden fazlası kıyas tır..( yanılmıyorsam)
dogal olarak hata yapma ihtimali mevcuddur.
yaanı ona ulaşmamış veya zayıf kanaldan ulaşmış hadisler şimdi hepsi önümüzdedir.
nitekim imamı azamda şöyle demiş tir:
l- "Hadis sahih olduğu zaman benim görüşüm odur."15 Ibn Âbidîn, el-Hâşiye, c.lhs.63. ile Resmu'l-Müftî, Mecmuatü Resail-î Ibn Ahidin, c.I.s.4; Şeyh Salih el-Fullanînin "îkazu'l-HimenTde, (s.63) ve îbn Abidın'in, lbnu'ş-Şahne'ye ait "Şerhu1-Hidaye'"den nakl elliğine göre şöyle deniliyor:
"Hadis sahih olduğu zaman, mezhebin görüsü ile çelişse de onunla amel edilir. Ve kişinin mezhebi hadisin hükmü olur Hadis ile amel etmek, mezhep taklitçisi kişiyi hanefi olmaktan çıkarmaz. Nitekim Ebû Hanife'den de şöyle nakl edilmiştir." Hadis sahih olunca, benim görüşüm odur." Bu sözü Ibn Abdü-Berr Ebû hanife ve diğer imamlardan rivayet emektedir. Ben de diyorum ki; "Bu onların ilim ve takvadaki olgunluklarındandır.öyle ki bu âlimler Sünnetin tamamını bilemediklerine işaret etmişlerdir. İleride geleceği üzere, imam Şafiî bunu açıkça belirtmiştir. Baron onlardan kendilerine ulaşmamış bir Sünnete ters görüşler çıkmakta ve bu durumda meseleyi öğrenince bizi Sünnete uymamızı ve asıl Onu mezhep kabul etmemizi emretmektedirler. Allah onların hepsine rahmet etsin.
anlşılağı üzere durum budutr...
Logged

Niçin Cezalandırıldım.
Reklam

reklam
Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?-
« Yanıtla #15 : 14 Aralık 2005, 21:03:12 »

 Logged
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:07:50
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Evet haklısın.. Bu yüzden mezhebte müctehid diye bir kavram vardır.. Bunlar farkıl ictihatlarda bulunurlar. Mezhep denilen şey burda takip edilen metodtur. Hem körü körüne taklit etmemek istiyorsan gidip, delilini bulursun, öğrenirsin bu daha güzeldir. Ama hayal dünyasında yaşamayalım, bugün kaç insanın bunu yapacak imkanı var.

 Ben nerden bileceğim hangi hadis sahih, hangi hadis daha doğru.. Benim böyle bir ilmim yok, senin varsa bilmem.
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:08:40
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
"(İslâm'da) birinci dereceyi kazanan Muhâcirler ve Ensâr ile onlara "güzellikle tâbi olanlar" (var ya!) Allah onlardan râzî olmuştur. Onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. (Allah) bunlar için -kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere- altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu, en büyük bahtiyarlıktır."
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:13:32
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
İmam-ı Azam Hazretleri, söylediğimiz bu kaideyi te'yîden: "Bir mes'ele sahâbe tarafından açıklanmışsa ona uyarız. Değilse başkasına uymayız. Meseleyi çözmede onlar insansa biz de insanız, biz de çözeriz" mânâsında ifâdede bulunmuştur. Şimdilerde bâzı nâdânlar, İmam'ın bu sözünü delîl göstermek sûretiyle davranışlarının İslâma uygunluğunu sağladıktan sonra, Selef'in yolundan ayrılmak için "onlar insansa biz de insanız" diyorlar.
Şurası muhakkak ki, İslâm'ı, dileyen benimser, dileyen benimsemez. Buna kimsenin bir diyeceği yok. Ancak, kendi bâtıl inancına İslâm libası giydirmeye kalkar, haddini de tecâvüz ederek ümmet-i merhûmenin ondört asırdır gittiği cadde-i kübrâda gidenleri Batılılaşmış, bâtıllaşmış bir dille itham etmeye kalkarsa buna hakkı yoktur.
Yukarıda açıklandığı üzere, Tâbiîn'den olan bir âlim, Sahâbe'de bulmadığı bir meseleye çözüm bulacaktır. Yukarıdaki hiyerarşi sistemine göre, Tâbiîn'i bağlayan Sahâbe'dir. Şâyet Sahâbe, bir meselede fetva vermemiş ise Tâbiîn'den olan bir âlimi fetva vermekten alıkoyacak hiyerarşik bir makam yoktur. İmam-ı Azâm, Tâbiîn'den biridir. Öyle ise, Tâbiîn'den bir başkasının veya başkalarının fetvası onun üzerinde bir otoriteye sâhip değildir. Öyle ise o söz, gayet yerindedir ve itiraz da mümkün değildir. Ancak Etbauttâbiîn'den birisi çıkıp da: "Sahabeye diyeceğimiz yok, ama ondan sonrakilere gelince, onlar insansa biz de insanız" diyemez, bu mümkün değildir. Çünkü müslümanların benimsediği hiyerarşiye göre arada Tâbiîn tabakası var. Onların bir meselede ittifak veya ihtilaf etme durumları Etbauttâbiîn ulemâsının tavrına müessirdir.
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:20:07
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Onun için onların görüşleri mûteberdir, isâbetlidir ve itimâda lâyıktır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ümmet içerisinde selef'in ihraz ettiği yüce makamı belirtmeye ehemmiyet vermiş ve birçok hadîsleriyle buna dikkatleri çekmiştir. Yukarıda kaydettiğimiz hadîs onlardan sâdece biridir. Bir başka hadîste bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i sâlih) dil uzatmasını kıyâmet alâmetleri arasında sayar. Başka bazı hadîslerde ilmin "küçükler" nezdinde aranması kıyâmet alameti olarak ifâde edilir. Başta İbnu'l-Mubarek, ulemâ buradaki "küçük"le kastedilenin, Ashâb ve diğer büyüklerin görüşünden ayrılıp kendi reyine tâbi olan kimse olduğunu belirtirler. Keza: "İlim büyükleriniz nezdinde oldukça hayır üzere devam edersiniz, ne zaman ilim küçüklerinizin eline geçerse küçükler büyükleri bozar" veya "İnsanlara ilim... çocuklar canibinden gelirse helâk olur"lar mealindeki ve benzeri rivâyetlerde "çocuk"tan murad hep selef yolunu terkeden, kendi hevâsına uyan kimse olarak yorumlanmıştır.
İbnu Abdilberr'in kaydettiği üzere, âlim kişi, hangi yaşta olursa olsun büyüktür. Büyükten rivayette bulunan küçük de, küçük değildir, büyüktür.
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:29:59
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
SELEFİYE
Yukarıda yapılan açıklama ışığında selefiye tabiri üzerinde durmak istiyoruz. Çünkü bu tâbirin zaman zaman suistimal edilip menfî maksatlara âlet edildiğine şâhit olmaktayız. Yukarıda temas ettiğimiz mezhep düşmanları, din-i mübîn-i İslâm'ı 1500 yıllık mihrakından çıkararak arzîleştirmek, laisize edebilmek için, dindarları bile aldatma planlarına girişmişlerdir. Bunu da, dindarlarca sevilen sayılan selef i sâlihîn büyüklerinin gittikleri yolu, bir kısım tahrîf ve muğâlatalarla işlerine gelen şekilde yorumlayarak kendi bâtıl yollarının paraleline getirip, bu yola "selefiye" demek, sonrada "bizim yolumuz selefiye yoludur", "selefiye mezhebini benimsemişiz" şeklinde iddiaya kalkarak yapıyorlar.
Aslında bu kimselerin selef'le, selefiye ile hiçbir ilgileri yoktur. Selef, yukarıda belirtildiği üzere Kur'ân ve sünneti esas alan, herşeyini ona göre tanzîm eden, İslâmı en küçük âdâbına kadar elinden geldikçe yaşayan, İslâma hizmet için herşeyini ortaya koyan insanlardır.
Bugünün selefiye iddiacıları ise, bir kısım mugâlata ile, selefi aradan çıkarma gayretinden başka bir şey gütmüyorlar. Zira "Biz de selef gibi dini doğrudan kaynağından öğreneceğiz" iddiasının altında eimme-i müctehidîn denen selef büyüklerini aradan çıkarma gâyesi yatmaktadır. Çünkü zaman içinde zuhur eden ve edecek ihtiyaçları, Kur'ân ve hadîsten çıkarmada, muhtaç olunan temel prensipleri -Kur'ân ve hadîsin ruhuna uygun olarak- selef uleması tedvîn ve tanzîm etmiştir. İslâm ümmeti selefe bağlı kaldıkça, Kur'ân ve hadîsi anlamada, zâten Kur'ân ve hadîsten çıkarılmış olan bu esaslara başvurdukça din semâvîlik, ilâhîlik vasfını koruyacaktır.
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
abdullahahmed Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:32:45
Forumdan Atıldı
Uzman Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 346


Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Onun için onların görüşleri mûteberdir, isâbetlidir ve itimâda lâyıktır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ümmet içerisinde selef'in ihraz ettiği yüce makamı belirtmeye ehemmiyet vermiş ve birçok hadîsleriyle buna dikkatleri çekmiştir. Yukarıda kaydettiğimiz hadîs onlardan sâdece biridir. Bir başka hadîste bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i sâlih) dil uzatmasını kıyâmet alâmetleri arasında sayar. Başka bazı hadîslerde ilmin "küçükler" nezdinde aranması kıyâmet alameti olarak ifâde edilir. Başta İbnu'l-Mubarek, ulemâ buradaki "küçük"le kastedilenin, Ashâb ve diğer büyüklerin görüşünden ayrılıp kendi reyine tâbi olan kimse olduğunu belirtirler. Keza: "İlim büyükleriniz nezdinde oldukça hayır üzere devam edersiniz, ne zaman ilim küçüklerinizin eline geçerse küçükler büyükleri bozar" veya "İnsanlara ilim... çocuklar canibinden gelirse helâk olur"lar mealindeki ve benzeri rivâyetlerde "çocuk"tan murad hep selef yolunu terkeden, kendi hevâsına uyan kimse olarak yorumlanmıştır.
İbnu Abdilberr'in kaydettiği üzere, âlim kişi, hangi yaşta olursa olsun büyüktür. Büyükten rivayette bulunan küçük de, küçük değildir, büyüktür.

  bunu  anladımda    şimdı  sen   şunumu  demek  istıyorsun  bız  ayet ve  hadıslerden  anlamayız    bu yuzden  taklıd edrız
  o zaman  nıye  ehli  sunnette  ,  ehli  şiayı      veya  cehmıyeyı  veya  mutezileyı  taklıd etmıyorsunuz  bunu  neye  dayarak  yapıyorsunuz..
   madem  kuran ve  sunnetten  bır  şey  anlamıyorsunuz  da    
 nerden  bılıyorsunuz  ehlı  sunnetın  hak  olduğunuda     diğerleri  sapık  ?  neye  gorew  değerlen dırıyorsunuz  ?
    neye  dayarak  hukum  veriyorsunuz..
 yoksa  karonbolemı  , aklınıza  dayanarak  mı?
  sorularım yanlış  anlasılmasın  dıye    cevabını  ben  verım  
  tabıkı  kuran  ve  sunnette  bellidır kı  yanı  acık  bır  sekılde  anlıyacağı  gıbı ...
   tabıkı  hıdayet  Allah tan dır....
     ...
Logged

Niçin Cezalandırıldım.
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:38:48
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Alıntı sahibi: "abdullahahmed"
Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Evet haklısın.. Bu yüzden mezhebte müctehid diye bir kavram vardır.. Bunlar farkıl ictihatlarda bulunurlar. Mezhep denilen şey burda takip edilen metodtur. Hem körü körüne taklit etmemek istiyorsan gidip, delilini bulursun, öğrenirsin bu daha güzeldir. Ama hayal dünyasında yaşamayalım, bugün kaç insanın bunu yapacak imkanı var.

 Ben nerden bileceğim hangi hadis sahih, hangi hadis daha doğru.. Benim böyle bir ilmim yok, senin varsa bilmem.

  bızım dediğimiz    hadısın  sıhıh  mı  değilmi  konusnda  değildır..
 tabıkı  burda   hadis  alımıne  muracet  edilecek
    ama   basdta  yazdığın  komıme  gıttı..
 :-D
 
Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Hem körü körüne taklit etmemek istiyorsan gidip, delilini bulursun, öğrenirsin bu daha güzeldir. Ama hayal dünyasında yaşamayalım, bugün kaç insanın bunu yapacak imkanı var.

  nıye  yok  mı  heleki  turkıye  gıbı  bır  yerde   bu nedır  bılıyormusn  benım  işim olmaz  ya  kım  okuyacak  hadisleri    ama  sinamay  gıdecek  vakıtlerı  var  ........
   yanı  bu  ancak  tenbellıkten  başka  bır  şey  değildır...


Haklısınız dediğim husus hanefi mezhebinin üçte biririn kıyas olduğu hususu değildi.. Ona bazı hadisler ulaşmamış olabilir kısmıydı.. Her insan hata yapabilir.. İctihadında hata yapana bir sevap vardır.. Ama bilip bilmeden fetva verme yapısını açanlara yazıklar olsun..

Neyse bence mesele açıklanmıştır.. Daha fazla uzatmaya gerek yok.. Bundan sonra isteyen istediğine uyar..
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 14 Aralık 2005, 21:44:56
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Alıntı sahibi: "abdullahahmed"
Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Onun için onların görüşleri mûteberdir, isâbetlidir ve itimâda lâyıktır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ümmet içerisinde selef'in ihraz ettiği yüce makamı belirtmeye ehemmiyet vermiş ve birçok hadîsleriyle buna dikkatleri çekmiştir. Yukarıda kaydettiğimiz hadîs onlardan sâdece biridir. Bir başka hadîste bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i sâlih) dil uzatmasını kıyâmet alâmetleri arasında sayar. Başka bazı hadîslerde ilmin "küçükler" nezdinde aranması kıyâmet alameti olarak ifâde edilir. Başta İbnu'l-Mubarek, ulemâ buradaki "küçük"le kastedilenin, Ashâb ve diğer büyüklerin görüşünden ayrılıp kendi reyine tâbi olan kimse olduğunu belirtirler. Keza: "İlim büyükleriniz nezdinde oldukça hayır üzere devam edersiniz, ne zaman ilim küçüklerinizin eline geçerse küçükler büyükleri bozar" veya "İnsanlara ilim... çocuklar canibinden gelirse helâk olur"lar mealindeki ve benzeri rivâyetlerde "çocuk"tan murad hep selef yolunu terkeden, kendi hevâsına uyan kimse olarak yorumlanmıştır.
İbnu Abdilberr'in kaydettiği üzere, âlim kişi, hangi yaşta olursa olsun büyüktür. Büyükten rivayette bulunan küçük de, küçük değildir, büyüktür.

  bunu  anladımda    şimdı  sen   şunumu  demek  istıyorsun  bız  ayet ve  hadıslerden  anlamayız    bu yuzden  taklıd edrız
  o zaman  nıye  ehli  sunnette  ,  ehli  şiayı      veya  cehmıyeyı  veya  mutezileyı  taklıd etmıyorsunuz  bunu  neye  dayarak  yapıyorsunuz..
   madem  kuran ve  sunnetten  bır  şey  anlamıyorsunuz  da    
 nerden  bılıyorsunuz  ehlı  sunnetın  hak  olduğunuda     diğerleri  sapık  ?  neye  gorew  değerlen dırıyorsunuz  ?
    neye  dayarak  hukum  veriyorsunuz..
 yoksa  karonbolemı  , aklınıza  dayanarak  mı?
  sorularım yanlış  anlasılmasın  dıye    cevabını  ben  verım  
  tabıkı  kuran  ve  sunnette  bellidır kı  yanı  acık  bır  sekılde  anlıyacağı  gıbı ...
   tabıkı  hıdayet  Allah tan dır....
     ...


Çünkü şia,mutezile gibi gruplar sizin gibi selefin yolunu terk edip, kendileri bize kuran ve sünnet yeter demekle ve hefalarına göre onları tefsir etmekle bu hale geldiler.. Zamanımızın modernistlerinin yaptığıda budur.. Gün geçmiyorki yeni bir bidat ortaya çıkarmasınlar..

Ayet ve hadisten herkes kendine göre birşey anlar.. Ben arapça bilmiyroum mealini okurum ve anlarım.. Ama fetva veremem. Bunun için derin bir ilim gerekir.. Adamlara 100 hadis say desen sayamazlar kendilerini din alimi sanıyorlar..

Türkiyede bugün herkes din hakkında ahkam kesiyor.. Çünkü bir kere bu kapıyı araladınız. Evet hidayet Allahtan.. Ve selam hidayete tabi olanların üzerine olsun..

Yinede kardeşim aramızdaki farklılıkları ben bir kenara bırakıyorum.. Bugün mücadele etmemiz gereken asıl hedef tagutlardır.. Vesselam.
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
abdullahahmed Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 20:10:07
Forumdan Atıldı
Uzman Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 346


Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Alıntı sahibi: "abdullahahmed"
Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Onun için onların görüşleri mûteberdir, isâbetlidir ve itimâda lâyıktır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ümmet içerisinde selef'in ihraz ettiği yüce makamı belirtmeye ehemmiyet vermiş ve birçok hadîsleriyle buna dikkatleri çekmiştir. Yukarıda kaydettiğimiz hadîs onlardan sâdece biridir. Bir başka hadîste bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i sâlih) dil uzatmasını kıyâmet alâmetleri arasında sayar. Başka bazı hadîslerde ilmin "küçükler" nezdinde aranması kıyâmet alameti olarak ifâde edilir. Başta İbnu'l-Mubarek, ulemâ buradaki "küçük"le kastedilenin, Ashâb ve diğer büyüklerin görüşünden ayrılıp kendi reyine tâbi olan kimse olduğunu belirtirler. Keza: "İlim büyükleriniz nezdinde oldukça hayır üzere devam edersiniz, ne zaman ilim küçüklerinizin eline geçerse küçükler büyükleri bozar" veya "İnsanlara ilim... çocuklar canibinden gelirse helâk olur"lar mealindeki ve benzeri rivâyetlerde "çocuk"tan murad hep selef yolunu terkeden, kendi hevâsına uyan kimse olarak yorumlanmıştır.
İbnu Abdilberr'in kaydettiği üzere, âlim kişi, hangi yaşta olursa olsun büyüktür. Büyükten rivayette bulunan küçük de, küçük değildir, büyüktür.

  bunu  anladımda    şimdı  sen   şunumu  demek  istıyorsun  bız  ayet ve  hadıslerden  anlamayız    bu yuzden  taklıd edrız
  o zaman  nıye  ehli  sunnette  ,  ehli  şiayı      veya  cehmıyeyı  veya  mutezileyı  taklıd etmıyorsunuz  bunu  neye  dayarak  yapıyorsunuz..
   madem  kuran ve  sunnetten  bır  şey  anlamıyorsunuz  da    
 nerden  bılıyorsunuz  ehlı  sunnetın  hak  olduğunuda     diğerleri  sapık  ?  neye  gorew  değerlen dırıyorsunuz  ?
    neye  dayarak  hukum  veriyorsunuz..
 yoksa  karonbolemı  , aklınıza  dayanarak  mı?
  sorularım yanlış  anlasılmasın  dıye    cevabını  ben  verım  
  tabıkı  kuran  ve  sunnette  bellidır kı  yanı  acık  bır  sekılde  anlıyacağı  gıbı ...
   tabıkı  hıdayet  Allah tan dır....
     ...


Çünkü şia,mutezile gibi gruplar sizin gibi selefin yolunu terk edip, kendileri bize kuran ve sünnet yeter demekle ve hefalarına göre onları tefsir etmekle bu hale geldiler.. Zamanımızın modernistlerinin yaptığıda budur.. Gün geçmiyorki yeni bir bidat ortaya çıkarmasınlar..

Ayet ve hadisten herkes kendine göre birşey anlar.. Ben arapça bilmiyroum mealini okurum ve anlarım.. Ama fetva veremem. Bunun için derin bir ilim gerekir.. Adamlara 100 hadis say desen sayamazlar kendilerini din alimi sanıyorlar..

Türkiyede bugün herkes din hakkında ahkam kesiyor.. Çünkü bir kere bu kapıyı araladınız. Evet hidayet Allahtan.. Ve selam hidayete tabi olanların üzerine olsun..

Yinede kardeşim aramızdaki farklılıkları ben bir kenara bırakıyorum.. Bugün mücadele etmemiz gereken asıl hedef tagutlardır.. Vesselam.

 http://www.imamhatip.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=14260
  hem bana şia     mutezıle  benzetıyorsun  
ondan  sonra  kardeşim  diyorsun
  sen ne dediğini  bilmiyorsun
   ve  bu sydığın  fırkaları  neye  gore selefın dışına  atıyorsun  madem  kuran  ve sunnet  bır  sey  anlamıyorsun   bunu  nerden  bıliyorsun   ..
  neye dayanıyorsun  
  hem    kuran ve  sunnnetı  anlamdığını  soyluyon  hemde  adamları   sapık olduğunu soyluyon  
kafana gore mı  hukum  veriyon...
Logged

Niçin Cezalandırıldım.
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 20:25:10
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
İmamı azamın müctehid talebelerine söylediği sözleri bize yazmakla hangi amacı taşıyorsunuz acaba.. Bu konuda ki açıklamalar için Ebubekir sifilin "Sana dinden soruyorlar" adlı kitabını okuyun..

Ben şiayıda kardeşlerim biliyorum, yalnız onların bidatçı olduğunu düşünüyorum. Bu kardeş olmamıza engel değil.. Biz kimseyi tekfir etmedik..

Allaha şükür Rabbimizin hidayeti ile kimin hidayet yolunda olduğunu biliyoruz. Eğer bilmedğim hatada olduğum yönlerim varsa Rabbim beni düzeltsin..

Size şukadarını söyleyeyim.. Bunu birinden dinledim.. Birgün arkadaşını ziyarete gittiğinde kendisine ne yapıyorsun diye sormuş.. Meal okudğunu söylemiş.. Ve eklemiş.. Şimdiye kadar hocalar bizi kandırmış, Allah kuranda "içkiliyken namaza yaklaşmayın" diyormuş, içki haram demiyor.. demiş.. Tıpkı bektaşinin hali gibi.. Siz bu kadar cahil olmayabilirsiniz.. Ama sizinde kendinize göre düşeceğiniz hatalar olacaktır. Çünkü müctehid olmak herkesin harcı değil..

Ameşin dediği gibi: Hadisçiler nakilci olup, eczacı gibidir. Fakihler ise tabip hükmündedirler. Bu itibarla fakih olmayan bir hadis ravisi fetva vermeye kalkışırsa gülünç duruma düşer.

Ben yine kardeşiz diyorum. Çünkü sizin gibi düşünen kardeşlerimle aynı safta namaz kılıyorum. Hatta geçen gün biri bana dua ettikten sonra elini yüzüne sürmek islamda yok dedi.. Arabistandan gelen hocaları! öyle öğretmiş.. Bu konuda açık hadisler var halbuki.. Neyse.. Hayrolsun.. Elhamdulillah ..
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
abdullahahmed Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 20:38:44
Forumdan Atıldı
Uzman Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 346


Alıntı sahibi: "Kuteybe"
İmamı azamın müctehid talebelerine söylediği sözleri bize yazmakla hangi amacı taşıyorsunuz acaba.. Bu konuda ki açıklamalar için Ebubekir sifilin "Sana dinden soruyorlar" adlı kitabını okuyun..

Ben şiayıda kardeşlerim biliyorum, yalnız onların bidatçı olduğunu düşünüyorum. Bu kardeş olmamıza engel değil.. Biz kimseyi tekfir etmedik..

Allaha şükür Rabbimizin hidayeti ile kimin hidayet yolunda olduğunu biliyoruz. Eğer bilmedğim hatada olduğum yönlerim varsa Rabbim beni düzeltsin..

Size şukadarını söyleyeyim.. Bunu birinden dinledim.. Birgün arkadaşını ziyarete gittiğinde kendisine ne yapıyorsun diye sormuş.. Meal okudğunu söylemiş.. Ve eklemiş.. Şimdiye kadar hocalar bizi kandırmış, Allah kuranda "içkiliyken namaza yaklaşmayın" diyormuş, içki haram demiyor.. demiş.. Tıpkı bektaşinin hali gibi.. Siz bu kadar cahil olmayabilirsiniz.. Ama sizinde kendinize göre düşeceğiniz hatalar olacaktır. Çünkü müctehid olmak herkesin harcı değil..

Ameşin dediği gibi: Hadisçiler nakilci olup, eczacı gibidir. Fakihler ise tabip hükmündedirler. Bu itibarla fakih olmayan bir hadis ravisi fetva vermeye kalkışırsa gülünç duruma düşer.

Ben yine kardeşiz diyorum. Çünkü sizin gibi düşünen kardeşlerimle aynı safta namaz kılıyorum. Hatta geçen gün biri bana dua ettikten sonra elini yüzüne sürmek islamda yok dedi.. Arabistandan gelen hocaları! öyle öğretmiş.. Bu konuda açık hadisler var halbuki.. Neyse.. Hayrolsun.. Elhamdulillah ..

   ebu bekir  sifilin  hiç bır  kıtabıunı  okumam
 bugun  yasr  nurıye  yazdıği  bır  reddıyesıne   goz  attım..
 hoş  yasar  nurı    adam  mı  ki!
 ve   onu   bır  yazısını  başka bır  sıtede  okudum
   ve  sacmalamış
  ibni  hazma    ibni teymıyye  ve  ibni   abdullvahhaba saldırı  nıtelınde   bır  yazıydı  ..
  ha  onların goruşlerını  beğenmeye  bılır..
 buda  normaldır  ...
    ama  bu  yazı  tamama  saldırı  nıtelikliydi
  neyse  onun dediklerı   onu  ve  murıdlerını  bağlar...
 benı   bağlamaz  
  ama bız  hak  nerden  gelirse  onu  alırız  ve  bundanda  hıc  rahatsızlık  duymayız..
  hak kişilerle  bılınmez..
 hak  hakla  bılinir..
  kaldıkı  bır  önceki  y7azıma  tam  bır  cevap    yazmamış sın
  kardeşlkik  konusnda  ise  ancak  iman  edenler  kardeştır
  ben  şia  yla  kardeş  değilim ve   mutezılıyle  veya  başka   bır fırkaylada
 ben  ne   selefiyim,   ne  vahabı  ,  ne  hanıfi ne  şafi  
ben  elhamdulıllah  muslimanım....
33.  Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden kimin sözü daha güzeldir? fussulat
Logged

Niçin Cezalandırıldım.
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 20:49:16
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Ben ibni teymiyyeyide okurum, ebubekir sifilide okurum, seyyid kutubuda okurum, imam gazaliyide okurum, Bediuzzaman Said nursiyide okurum, Abdulkadir Geylaniyide okurum, Mevdudiyide okurum, Abdullah Azzamıda okurum. Biz Muhammed Ümmetiyiz. ((S.A.V)).. Elhamdulillah Müslümanım..

Söz konusu şahsında ibni teymiyye yada başka birine ilmi olarak cevap vermesi gayet doğal..

Ama neden bunları kardeşliğimize engel görüyorsunuz. Bizi müslüman görmüyor musunuz.. Ben insanlara dini anlatırken, müslüman sıfatımdan başka birşey kullanmıyorum. Bu başlığı açmamın nedeni ise, işi gücü bırakıp, görevi müslümanların 1400 yıldır üzerinde bulundukları yola saldırıp, onları alimlerinden ayıranlarına ve kafa karıştırmaktan başka işi olmayanlara gereken cevapları vermek. Böylece dileyen dilediği yolu seçsin..

Önce hakkı bilki, o hakkı temsil eden şahıslarıda bilmiş olasın (hz. ALİ R.A)
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
Kuteybe Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 20:54:38
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1453



WWW
Ayrıca hadiste hadis alimine müracat etmek normal geliyorda, neden fıkıhda fakihe müracatı kerih görüyorsunuz anlamam. Sizinki hadisçinin hadisini alıp, yolundan gitmemektir.. Sanki hadis alimlerinin mezhebi yoktu.. Onlarında mezhepleri vardı, madem bu sapıklıktır neden sapık diye nitelediğniz insanların rivayetlerini alıyorsunuz.. ?
Logged

Takva elbisesini kendine bir şiar kıl, insafı elden bırakma, hakkı aramak prensibin olsun..Taassub pınarından sakın içme,konunun hakikatı anlaşıldığında onu kabul edip teslim olmaktan çekinme!
abdullahahmed Ynt: Mezhepsizlik Hakkında -?- : 15 Aralık 2005, 21:00:23
Forumdan Atıldı
Uzman Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 346


Alıntı sahibi: "Kuteybe"
Ben ibni teymiyyeyide okurum, ebubekir sifilide okurum, seyyid kutubuda okurum, imam gazaliyide okurum, Bediuzzaman Said nursiyide okurum, Abdulkadir Geylaniyide okurum, Mevdudiyide okurum, Abdullah Azzamıda okurum. Biz Muhammed Ümmetiyiz. ((S.A.V)).. Elhamdulillah Müslümanım..

Söz konusu şahsında ibni teymiyye yada başka birine ilmi olarak cevap vermesi gayet doğal..

Ama neden bunları kardeşliğimize engel görüyorsunuz. Bizi müslüman görmüyor musunuz.. Ben insanlara dini anlatırken, müslüman sıfatımdan başka birşey kullanmıyorum. Bu başlığı açmamın nedeni ise, işi gücü bırakıp, görevi müslümanların 1400 yıldır üzerinde bulundukları yola saldırıp, onları alimlerinden ayıranlarına ve kafa karıştırmaktan başka işi olmayanlara gereken cevapları vermek. Böylece dileyen dilediği yolu seçsin..

Önce hakkı bilki, o hakkı temsil eden şahıslarıda bilmiş olasın (hz. ALİ R.A)

  SENIN BENI  VE  BENIM SENI  MUSLIMAN   GORUP  GORMEMİZ  O KADAR  ÖNEMLİ  DEĞİL      ÖNEMLİ  OLAN  ALAMLERIN  RABBINI   BIZI  NASIL  GORDUĞUDUR..
 KALDIKI  SE N  BENIM  İÇİN  ŞÜPHELİSİN..
 İLMİ KİMDEN   ÖĞRENDİĞİNE  BAKMAN  LAZIM
 BUGUN  ARABLARIN BAŞINDAKİLERİ  TAĞUT  DİYE  İSİMLENDIRIYORSUN  
 KEN Dİ  BAŞİNDAKİLERİN NE   ACABA?
 TABIKI BUGUN  TAGUTLARI  KARŞI  MUCADELE ETMEMIZ   LAZİM
 SAİDİ  NURSİ  VE  EBU BEKIR  SIFILI OKUMAM..
  O  BENIM TERCIHIMDIR

  BENIM OKUDUĞUM  MUHADDILERDIR
  İBNİ  CEVZİ,  İBNİ TEYMIYYE,İBNİ HAZ M,  İBNİ  HACER  EL  ASKALANI,  İMAM  ZEHEBI  İBNİ  KESİR,İBNİ  KAYYIM  EL CEVZIYYE,İMAM ŞEVKANI.......
 BUNLARI  OKURUM  ....
TASAVVUFCULARDAN(ÖZELLIKLE  VAHDETYİ VUCUD  İNANCINA SAHIP  OLANLAR)  HİÇ KİMSENIN ESERİNİŞ  OKUMKAMA
 BU SAYDIKLARIM  EHLİ SUNNET  ALİMLERİ  DEMİ?
 SEN ÖNCE  MUHADDİSLERI  OKUMUŞ  OLSAYDIN  NE DEMEK  İSTEDIĞİMİ  ANLARDIN  
 Allah  SANDA  BANA DA  HIDAYET  ETSIN...
Logged

Niçin Cezalandırıldım.
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9 ... 13   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 1.973 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...