Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > İmamhatip.com Forum Genel > İnsan ve Toplum > Kim kimdir? (Moderatör: pozitif) > Osman Yüksel Serdengeçti vefatının 25. yıldönümünde
Sayfa: [1]   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Osman Yüksel Serdengeçti vefatının 25. yıldönümünde  (Okunma Sayısı 49 defa)
birgaripseyyahişte Osman Yüksel Serdengeçti vefatının 25. yıldönümünde : 10 Kasım 2008, 10:01:15
Ordinaryus
*******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3391


3. İntifada Başladı


WWW
İslami mücadelenin serdengeçtisi ve fikir savaşında kalemi ile en ön saflarda bulunan yiğidi Osman Yüksel Serdengeçti'yi, vefatının 25. yıldönümünde minnet ve rahmetle anıyoruz.
Emperyalizm'e, Komünizm'e, tembelliğe, geriliğe, her türlü dikta heveslerine ve taklitçiliğe karşı savaş açan Osman Yüksel Serdengeçti, vefatının 25. yıldönümünde dualarla anılıyor. Büyük dava adamını yakınları Vakit'e anlattı.

HALKIN VE HAKK'IN SESİ OLDU


Gerçek adı Osman Zeki Yüksel olan Serdengeçti, inandığı dava uğruna yılmadan uzun yıllar boyunca mücadele verdi. “Allah” demenin bile yasak olduğu bir devirde, gerçekleri korkusuzca yazan Serdengeçti, defalarca hapse girmek zorunda kaldı.

HAYATI BOYUNCA MÜCADELE ETTİ

Osman Yüksel, 1917 yılında Akseki'de doğdu. Serdengeçti dergisinde “Serdengeçti” imzasıyla çıkan yazılarından dolayı bu isimle tanınır. Babası müftü olan Serdengeçti, ilkokulu Akseki'de, ortaokulu Antalya'da, liseyi Ankara'da okuduktan sonra Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne girdi. Üniversite 2. sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944'te meydana gelen olaylara karıştığı için tutuklanan merhum fikir adamının, Serdengeçti dergisindeki yazılarından dolayı da üniversiteden kaydı silindi.

HER DÖNEMDE HAPİSHANELERİN GEDİKLİSİ OLDU

Sönmeyen bir imana ve mücadele aşkına sahip olan Serdengeçti her dönemde hapishanelerin gediklisi oldu. CHP'nin tek parti döneminde 5 defa hapis hayatı yaşayan ve esprili ifadesiyle “Sekiz defa mahpus, bir defa da mebus” olan Serdengeçti, Demokrat Parti döneminde iki ve Milli Birlik Komitesi döneminde de bir defa olmak üzere toplam 8 defa tevkif edildi.

O GÖZÜKARA BİR ANADOLU DELİKANLISIYDI

Serdengeçti'nin 60'ın üzerinde davasında avukatlığını yapan yakın dostu Süleyman Arif Emre, “O, gözükara bir Anadolu delikanlısıydı. Kendisini davasına ve milletine feda etti” dedi. 60'ın üzerinde davada Serdengeçti'nin avukatlığını üstlenen Arif Emre, sadece bir davayı tam kazanmak üzereyken, Üstad'ın hem hakime hem de savcıya hakaret etmesi üzerine kaybettiklerini söyledi. Arif Emre; “Ben de ilk avukatlığa başladığımda; “Sen daha çok gençsin, hiç dava alamazsın” demişti. Bende; “Üstad, sadece senin davalarını alsam bana yeter” demiştim. 60'ın üzerinde davasına girdim. Tek dava kaybettik. Hakime ve savcıya hakaret etmeseydi, beraat alacaktı. Ama bu normal bir davranıştı Osman için. Çünkü o, kişiliğini hiçbir şey için feda etmezdi. Sonuçta en değerli şeyini, hayatını feda etti davası için. Dergide adres olarak “herhangi bir cezaevi” yazardı. Serdengeçti Dergisi her sayısından sonra toplanır, aleyhine dava açılır ve Osman, içeri alınırdı” dedi.

İSLAM DÜŞMANLARINA PATLAYAN BARUT OLDU

Serdengeçti'nin hem aile dostu, hem avukatı, hem de dava arkadaşı olan Devlet Eski Bakanı ve Milli Görüş hareketinin önemli isimlerinden Süleyman Arif Emre, “Osman, bir barut fıçısıydı ve sadece İslam düşmanlarına patladı. O, kimsenin olmadığı 40'lı yıllarda yine kendisi gibi büyük bir mücadele adamı olan Necip Fazıl ile birlikte başı öne eğik Müslümanlara güç ve moral vermiştir” dedi.

“SERDENGEÇTİ YOLUNDAN DÖNMEYECEK”


Osman Yüksel, savunduğu davayı kendi dilinden şu şekilde anlatıyordu: “Davamız, Allah davası, millet davası, vatan davasıdır. Bu mukaddes dava karşısında biz, nefsimizi sildik, kendimizi bildik. Kim ne derse desin, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın, bu ateş sönmeyecek, bu dava ölmeyecek. Serdengeçti yolundan dönmeyecek.”

10 KASIM'DA VEFAT ETTİ

Serdengeçti, yakalandığı Parkinson hastalığından kurtulamayarak, 10 Kasım 1983'te Ankara'da Hakk'ın rahmetine kavuştu. Serdengeçti bütün ülkede çeşitli programlarla anılacak.

DOSTLARI NE DEMİŞTİ?

Rahmetli Ahmet Kabaklı:
“Osman Yüksel'ler, bu milletin ruh, iman, gelenek köklerine bağlı, taşkın zekalı çocuklarıdır. Yolsuzluklara, kötülüklere, dinsizliklere, saçma sapan yeniliklere, nursuzluk ve dönekliklere karşı içlerinde mukaddes bir isyanla İstanbul ve Ankara'ya giderler.”
Yavuz Bülent Bakiler:
“Osman Yüksel... Bütün akımların karşısındaydı. Tembelliğe, geriliğe, kültür emperyalizmine, her türlü dikta heveslerine, taklitçiliğe başkaldırırdı. O, Anadolu'muzun yerli sesidir. Bir yörük kilimi kadar renkli, çarpıcı ve heyecan verici bir ses... Dün onun kalemi bir kılıçtı, bir fikir savaşının en ön saflarında bulunuyordu.”
Hekimoğlu İsmail:
“Derginin idarehanesi denen yer, bir kitapçı dükkanıdır. Pek aydınlık değildi. Raflarda, yerlerde kitaplar, duvarlarda Serdengeçti'ler asılmış, hangi dergiden ne kadar soruşturma açılmış, ne kadar hapis yatmış, hepsi üzerlerinde yazılı idi. Ekseriya peynir ekmek, yumurta yerdi. Evleninceye kadar bu dükkanda yattı kalktı. Hapishaneye “evim” diyen Serdengeçti şöyle derdi: Dolandırıcı, sahtekar, namussuz, hırsız, katil... Hepsi hapis yatıyor. Bir hiç uğruna, bir alçaklık için hapis yatanlar, hapsi göze alanlar varken, ben neden dinim, imanım için hapis yatmayayım? Dinsiz olmayacağız, hapis olacağız. Ne yapalım?”

ESERLERİ

Mabetsiz Şehir, Bir Nesli Nasıl Mahvettiler, Bu Millet Neden Ağlar, Gülünç Hakikatler, Ayasofya Davası, Türklüğün Perişan Hali, Mevlana ve Mehmet Akif, Kara Kitap, Radyo Konuşmaları, Müslüman Çocuğun Şiir Kitabı

KRAVATI BELİNE TAKTI


Mecliste 1965-69 döneminde mebusluk yapan Serdengeçti, aynı yıllarda beline kravat takmakla da meşhurdur. Oldum olası, kravat takmaktan hoşlanmazdı... Milletvekilleri için Meclis'e kravatla gelme mecburiyeti konulunca, ne yapacağını düşündü ve ertesi gün kravatı beline bağlayarak gitti. Kapıda yapılan kontrol esnasında kravat takmadığı görülünce durdurulur ve içeri alınmak istenmez. O da, bu durum karşısında belinde kuşak gibi bağladığı kravatı gösterir ve şu açıklamada bulunur: “Evet, kravatsız gelinmesin denildi. Bundan haberim var. Fakat kravatın mutlaka yular gibi takılması gerektiği yönünde bir ifade kullanılmadı. Sadece takılsın denildi; eh, biz de böyle taktık işte...”
Osman Yüksel milletvekili olduğu dönemlerde bir mesele ile alakalı meclis kürsüsünde konuşurken, CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak protesto eder ve konuşmasını engellemeye çalışırlar. Bunun üzerine Osman Yüksel Serdengeçti; “Bu meclisin yarısı hıyar” deyip kürsüden iner. Bunun üzerine CHP'li vekiller, “Meclisin şahs-ı manevisine hakaret söz konusudur. Lütfen sözünü geri al” diye itirazda bulunurlar. Bunun üzerine Serdengeçti yeniden kürsüye gelip şöyle der: “Tamam, sözümü geri alıyorum. Bu meclisin yarısı hıyar değil”

MUSTAFA R. ÖZGÜR-VAKİT
Logged

İslam Medya

http://dusuncekahvesi.wordpress.com/

http://www.flickr.com/photos/birgaripseyyahiste/
Reklam

reklam
Osman Yüksel Serdengeçti vefatının 25. yıldönümünde
« : 10 Kasım 2008, 10:01:15 »

 Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.157 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...