Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
H
ANASAYFA
ARŞİV
GİRİŞ
KAYIT
imamhatip.com
>
Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler
>
Edebiyat
>
Şiir defteri
(Moderatör:
Âmak-ı Hayal
) >
şiir... şiir... şiir
Sayfa:
1
[
2
]
3
4
5
6
7
8
9
...
57
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Favorilerime Ekle
Yazdır
Gönderen
Konu: şiir... şiir... şiir (Okunma Sayısı 23410 defa)
kezban
şiir... şiir... şiir
: 23 Şubat 2005, 03:34:35
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 289
Kaldırımlar I
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.
Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların bu kara sevdalı eşi.
N. FAZIL KISAKÜREK
Logged
Rabbim Yüreğime genişlik ver,işimi kolaylaştır,Dilimdeki şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
Reklam
şiir... şiir... şiir
«
Yanıtla #15 :
23 Şubat 2005, 03:34:35 »
Logged
eylul
şiir... şiir... şiir
: 23 Şubat 2005, 03:42:11
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 378
Estf...helal hoş olsun benimki :h
Logged
....İman ne derece mükemmel olursa, o derecede hürriyet parlar....
aselindunyasi
şiir... şiir... şiir
: 23 Şubat 2005, 09:11:21
Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 15
merhaba dün akşam Ali Erkan Kavaklının GÜLDESTE meşhur şairlerden secme şiirler kitabını okurken orda ilgimi ceken bir şiiri ve şairini yazmak istedim
.....
HASAN ALİ YÜCEL...
Tek Partili dönemin kudretli Milli Eğitim Bakanlanı idi. Doğu ve Batı Klasiklerini dinimize tercüme ettirdi. Allah(cc) adının okullardan ve ders kitaplarından atıldıgı dönemde millet vekili ve bakanlık yaptı..İnancını içinde yaşadı.Ölene kadar CHP üyesiydi.. öldükten sorna evinin çatı katında yayınlanmayı bekleyen bir kitabı bulundu..
şiirden kesit...
''KUL HUVAllahU AHAD''
Söyle :Allah birdir.
Tanrım ,Sana söylerim ki birsin
Kimdir ,birsin diyen, bilirsin,
İmana adın yeter tanıktır
Kalbiyle inanmayan sanıktır.
Kalmıltır akıl bu yolda ürkek,
İspatını isteyendir şek.
.............................
.....
Allahsıza hiçlik oldu Allah,
Varlıkdab edince gönlü ikram,
İmansızlık bir ayrı iman,
İnkar ile sarsılır mı Rahman ....
Evet şiir böyle devam ediyor. Kitabın sonunda ilgimi ceken şeyse Allah bir adlı kiatap piyasada bulunmamaktadır.Ateist Oğlu
CAN YÜCEL
bu kitaba sahip cıkmamıştır.. Hayatta iken inancına sansür uygulandı, öldükten sonrada kitabına..
Logged
Hey sen!...bana hiç umut olmadığını söyleme sakın.Birlikteyken ayaktayız bölünürsek yıkılırız...
kezban
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 07:35:51
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 289
KARACAAHMET
Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?
Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...
Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.
Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.
Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.
Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,
Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...
Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep?
Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar;
Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,
Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.
Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.
Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.
Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Logged
Rabbim Yüreğime genişlik ver,işimi kolaylaştır,Dilimdeki şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
kezban
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 07:39:15
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 289
HEP BU AYAK SESLERİ
Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri,
Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri,
Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime,
Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan,
Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan,
Sesler, ayak sesleri kesilmez çıtırdılar!
Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar,
Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden,
Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden,
Kimsesiz gecelerim, bu kesik sesle doldu,
Artık, atan kalbimde bir ayak sesi oldu
Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım
Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım,
Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya
NECİP FAZIL KISAKÜREK
Logged
Rabbim Yüreğime genişlik ver,işimi kolaylaştır,Dilimdeki şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
eylul
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 15:25:54
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 378
YÂ RAB BU NE DERTTİR!
Yarab bu ne derttir, derman bulunmaz
Yar bu ne yaradır merhem bulunmaz
Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
Varıp yare gider
Hiç geri dönmez.
Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
Satarsın bu canı hiç kimse almaz
Dönüp de bakmaz.
Dönüp sana öğüt verirler
Dünya malı ile gözün boyarlar
Aşık öldü deyi salâ verirler
Ölen hayvan olur,
Aşıklar ölmez..
Yunus EMRE
Logged
....İman ne derece mükemmel olursa, o derecede hürriyet parlar....
eylul
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 15:27:56
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 378
Aynalardan sundum gönlümü sana
Ruhum gözlerinin rengine tutsak
Bir gece bir kuş gibi girsem rüyana
Eder misin bana sevdanı yasak?
Hayal, bir pencere, umut, bir ışık
Dünyam bir karanlık kutu gibidir
Sorma, kimin nesi bu deli aşık
Bir bakışın bile muştu gibidir.
Rüzgârı anlayan bilir öteyi
Can kuşum, yüzünü kalbime çevir
Delinsin gecenin, kanlı eteği
Bu bir korku devri, hüzünlü devir..
Uzak bir rüyânın iklimlerinden
Ebedi bir bahar bekliyor gönlüm.
Bir haber verseler bana derinden
Sonsuzluk müjdesi getirse ölüm.
Ruhum, öyle mahzun durma karşımda
Bir gün yıkılacak hicran duvarı
Zaman, bir heyûlâ gibi başımda
Peşime taksa da bir bir yılları.
Ürperti ve hasret içimi oymuş
Gözlerimin rengi, kırmızı şimdi
Doluya tutulmak demek ki, buymuş
Yağmur, damarımda bir sızı şimdi.
Sensiz bir harabe gibi yüreğim
Ne güneş doğuyor üstüme, ne ay
Sen gül ki, yüzüme ben de güleyim
Yüreğim seninle süslü bir saray...
Nurullah GENÇ
Logged
....İman ne derece mükemmel olursa, o derecede hürriyet parlar....
Mavi_Ruya
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 16:59:20
Doç. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 890
Anneme Mektup
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
1924
Necip Fazıl Kısakürek |
Logged
"Mümin kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçınsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Başörtülerini yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar..." (Nur Sûresi, 31)
Mavi_Ruya
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 17:11:47
Doç. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 890
Ayak Sesleri
Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri,
Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri.
Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime.
Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan,
Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan
Sesler, ayak sesleri, kesilmez çıtırdılar!
Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar.
Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden,
Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden.
Kimsesiz gecelerim, bu kesik sesle doldu,
Artık, atan kalbim de bir ayak sesi oldu.
Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım,
Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım,
Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya...
1925
Necip Fazıl Kısakürek |
Logged
"Mümin kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçınsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Başörtülerini yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar..." (Nur Sûresi, 31)
Mavi_Ruya
şiir... şiir... şiir
: 26 Şubat 2005, 17:19:24
Doç. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 890
Aydınlık
Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar,
Gün karşı tepeden doğmak üzredir.
Her sabah güneşi seyreden kızlar,
Mahmur gözlerini oğmak üzredir.
Uyan yârim, sesler geldi derinden,
Karanlık oynadı, koptu yerinden;
İlk ışık, kapının eşiklerinden,
Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.
Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,
baygın gözlerimi aldı aydınlık,
İçimde tıkandı, kaldı aydınlık,
Bu aydınlık beni boğmak üzredir.
1923
Necip Fazıl Kısakürek |
Logged
"Mümin kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçınsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Başörtülerini yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar..." (Nur Sûresi, 31)
kezban
şiir... şiir... şiir
: 27 Şubat 2005, 07:33:43
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 289
--------------------------------------------------------------------------------
Babamı İstiyorum!..
Baba! Diyorlar ki sen suçlusun...
Baba! Sen suçlu değilsin...
Baba! Neden tutukladılar seni…
Baba! Seni benden neden esirgediler?
Beni bir kez öpmeden,
Annemin gözyaşlarını silmeden...
Anne! Her sabah yanaklarında gözyaşı görüyorum,
Filistin her şeye layık değil mi?
Her gün güneşe sesleniyorum...
Anne! Babamı bir kez daha görebilecek miyim?
Yoksa, yoksa kıyamete kadar bir daha göremeyecek miyim?
Yoksa, annemin gözyaşları kıyamete kadar akacak mı?
Baba, neredesin! Neredesin!
Topraklarımız işgal ediliyor.
Filistin'in çiçekleri koparılıyor
Babamı hiç öpmedim,
Güneş doğduğundan beri...
Bayramlar, bayramı; şenlikler şenliği kovalıyor.
Şehid üstüne şehid düşüyor...
Babam demir parmaklar arkasında!
Kölelerin tutulduğu duvarların ötesinde...
O gün ne zaman?
Parmaklıkların kırılacağı gün ne zaman?
Her sabah çocuklarını öpen babalar!
Her sabah çocuklarını öpen babalar!
Çok şey mi istiyorum? Çok şey mi istiyorum?
Utanın... Utanın... Utanın...
Ve babam demir parmaklıklar arkasında...
Babamı istiyorum..
Babamı istiyorum...
Babamı istiyorum....
Logged
Rabbim Yüreğime genişlik ver,işimi kolaylaştır,Dilimdeki şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
kezban
şiir... şiir... şiir
: 27 Şubat 2005, 08:10:45
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 289
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
Necip FAZIL
Logged
Rabbim Yüreğime genişlik ver,işimi kolaylaştır,Dilimdeki şu bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
Şifa
şiir... şiir... şiir
: 27 Şubat 2005, 15:21:46
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 401
Nasıl dayanabilir insan yuvarlanınca boşluğa kendi dağından
ya a balık gibi takılınca ağlara
kayan bir damla gözyaşıyken dünyanın yanağından
karışmak isterken yağmurlara
çıkarıp efsanemi tüm yüzyıllardan…
anla ki azize çığrından çıktım.Sıtkı Caney/Azize “yerlilerin şarkısı”
Logged
Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan,
ayrılığın kokusu hala üzerimde
Avuçlarımda buzdan bir alev
Dokunma ellerime sönmedim daha
Aşktan geliyorum...
MetinAbi
şiir... şiir... şiir
: 27 Şubat 2005, 17:51:50
Doç. Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 1052
el kudsu lena
Aynadaki Halime
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
yavrum, bugün seni pek üzgün gördüm.
Gözünde bir küçük noktadır hüzün,
Neşeni ne bugün, ne de dün gördüm.
Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun,
Birikmiş sulardan daha durgunsun,
Görünmez bıçakla içten vurgunsun,
Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
Bilemem, vardığın neresi, bugün?
Her gün yürüdüğün kadar yürüdün,
Arkasından kendi ölünün; gördüm.
Necip Fazıl Kısakürek
Logged
İşaret parmağınla hedef gösterirken dikkat et, baş parmağın kendini gösterir....
IŞIĞINI ÖNÜNE AL, YÜRÜ ...
GÖLGEN ARKANDAN İSTER GELSİN İSTER GELMESİN..
Radyo Filistin dinlemek için tıklayınız
FİLİSTİN’E MEKTUP YAZMAK İÇİN TIKLA
eylul
şiir... şiir... şiir
: 27 Şubat 2005, 19:14:52
Uzman Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 378
Zehir
Çocukken haftalar bana asırdı;
Derken saat oldu,derken saniye...
İlk düşünce,beni yokluk ısırdı:
Sonum yokluk olsa bu varlık niye?
Yokluk,sende yoksun,bir varsın bir yoksun!
İnsanoğlu kendi varından yoksun...
Gelsin beni yokluk akrebi soksun!
Bir zehir ki,hayat özü faniye...
Necip Fazıl
Logged
....İman ne derece mükemmel olursa, o derecede hürriyet parlar....
Sayfa:
1
[
2
]
3
4
5
6
7
8
9
...
57
Yukarı git
Favorilerime Ekle
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Duyuru ve Bildiriler
-----------------------------
=> Davetiyeler, Duyurular
=> Ayın Üyesi
-----------------------------
İmamhatip.com Forum Genel
-----------------------------
=> Güncellik
===> Haberler
===> Genel Güncel - Alıntı
===> Yazarlar
=====> Ahmet Hakan COŞKUN
=====> Ali BULAÇ
=====> Ali EREN
=====> Fahri GÜVEN
=====> Fehmi KORU
=====> Hakan ALBAYRAK
=====> Hasan KARAKAYA
=====> İbrahim KARAGÜL
=====> İbrahim TENEKECİ
=====> Mehmed Şevket EYGİ
=====> Mine Alpay Gün
=====> Nihat GENÇ
=====> Nurettin Durman
=====> Nurettin ŞİRİN
=====> Yusuf Genç
===> Sizin Makaleleriniz
=> Eğitim
===> Yurt dışı eğitim
===> Dersâneler ve ÖSS
===> Lisans Eğitimi
===> Lisansüstü Eğitim
===> Üniversiteler
===> Dil Kursu
=====> Almanca
=====> Ingilizce
=====> Arapça
=====> Fransızca
=> Serbest Mekân
===> Deneme Tahtası
===> Kopyala/Yapıştır
===> Serbest Kürsü
=> İnsan ve Toplum
===> Kim kimdir?
=====> İslâm Önderleri
===> Aile
===> Sağlık
===> Spor
=> İslâm Beldeleri
===> Afrika
===> Asya
===> Avrupa
===> Balkanlar
===> Ortadoğu
=> Evveliyat
===> Menkıbeler - Hikayeler
===> Unutulmayan Tarih
=> Deli Zenciler
-----------------------------
İslâm
-----------------------------
=> Kur'ân-ı Kerîm
===> Tefsîr
=> Hadis-Sünnet
===> Buhari ve Fihristi
===> Hadis Fihristi
===> Uydurma Hadisler
===> Siyer-i Nebî
=> İbâdet
===> Duâ
===> Sorulara Cevaplar
=====> Ramazan Ayı
=====> Projeler.
=====> Kurban
===> Namaz
=> İslâmî Konular
===> Akâid
===> Dergi Yazıları
===> Dinler Tarihi.
===> Fıkıh
===> Hayâtus-sahâbe
===> Kelâm
===> Lûgatçe
=> Nasihat
=> Tesettür
-----------------------------
Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler
-----------------------------
=> Edebiyat
===> Edebi Dergi Yazıları
===> Kitap Notları
===> Nesir
===> Serbest Yazılar
===> Şiir defteri
=> Medyatik
=> Tanıtım
-----------------------------
İmam-Hatip-Lisesi
-----------------------------
=> Imam Hatip Liseleri
===> Bakırköy
===> Bursa
===> Eyüp
===> İstanbul
===> İzmir
===> Kadıköy
===> Kâğıthane
===> Kartal
===> Samsun
===> Sarıyer
===> Pendik
===> Üsküdar
===> Zeytinburnu
===> Ankara
-----------------------------
Teknoloji ve Bilim
-----------------------------
=> Webmaster Destek Web Tasarım
===> Content Management Systems
=====> Joomla
=====> Wordpress
=====> oScommerce e-Ticaret
=> Bilgisayar ve Web Gezgini
===> Bilgisayar ve İnternet
===> PHP Dersleri
===> Web Sitesi Tanıtımları
===> Linux hakkında herşey
=> Bilim ve Teknoloji
===> Resimler ve Animasyonlar
===> Bilgisayar Programları
===> Video - Klipler
===> E-Kitap
-----------------------------
Çöplük
-----------------------------
=> Çöp Kutusu
Yükleniyor...