Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > Kültürel ve Sanatsal Aktiviteler > Edebiyat > Nesir (Moderatör: Âmak-ı Hayal) > Sizin kalemizden ..
Sayfa: 1 ... 7 8 9 10 11 12 13 [14]   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Sizin kalemizden ..  (Okunma Sayısı 8475 defa)
aşiyan Ynt: Sizin kaleminizden.. : 29 Mayıs 2008, 03:03:52
Ordinaryus
*******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4408


Dilimin değdiği yere kalbim yetişir mi ? ? :'(


Alıntı sahibi: KedimiKimYedi üzerinde 10 Mayıs 2007, 15:25:19
Perde(ler)

Perdeler vardır gözde ve gönülde..

Aslında açıktır onlar ama insanoğlu yaşadıkça kapar inatla.
Sonra bir vesile olur; aralanır perdeler birer birer.
Önce gözdeki perdeleri kaldırır insan; "nereye?!" der kendine, "nereye kadar?!".
İşte bu sorudur gönüldeki perdeyi de açan..
Katre katre açıldıkça perdeleri; ruh da bulur huzurunu. Açılan perdeden günışığı vurur yüzüne; "neredeymişim şimdiye dek?!" der kendi kendine ama perdenin ardından ayyuka çıkan ışığın, nurun hazzıyla çoktan geçer kendinden..
Doğruyu bulduğunu derkettikçe sımsıkı sarılır ışığın geldiği yere, nurun kaynağına..
Anbean günbegün daha da huzura erer..

Perdeler vardır gözde ve gönülde..
Acı vermez olur onlar; aralamayı, açmayı bilene..


5 Mayıs 2Bin7 - Vefa

Bu perdeleri görünce aklıma ulaşmak için sarfettiğin çaba geliyor.. Kahkaha
Ve yazılış sebebi.. Gülümseme

Hey gidi günler.. Gülümseme
Logged

"Sanmayın ki Tevazu,Tevazu Ağır Yüktür...
Herkes Benden Mükemmel ,Herkes Benden Büyüktür..."


                                             http://www.flickr.com/photos/asiyan/
*M.E.B*
Reklam

reklam
Ynt: Sizin kaleminizden..
« Yanıtla #195 : 29 Mayıs 2008, 03:03:52 »

 Logged
ah minel Sizin kalemizden .. : 07 Eylül 2008, 14:37:34
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Hayatında hep bir şah edasıyla yürü
piyon gibi kaybedilmesi muhakkak, kazanılması şüpheli yollara sırf iki adım önde olmak uğruna atma kendini
hiçbir yol kalenin çizdiği gibi dümdüz ve sakin değildir
at'ın karşısına çıkan engeller birgün seni de bulur
hayat, yanlız fil'in gördüğü gibi çapraz ve engameli de değildir tabi
hayat doğru karar vermen için sana verilen tek şanstır
eğer birgün vezir olmayı başarırsan her kazancının karşılığında bir taşa yer vermelisin
belki de senin sayende vezirolmayı başaran taşlar olacak
"oyun kuralı" diyerek önüne çıkan her taşı yersen birgün seni de hiç ummadığın taş MAT edebilir.
Logged
o²an Bir şizofrenin günlüğü : 24 Ekim 2008, 22:17:21
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1759


defolukukla


İşyerinde traş olurken soğuk su musluğunun çevirme yönü diğer musluklardan farksızdı. sıcak su musluğunu çevirdiğimde ise o alışılması zor durumla karşılaştım. musluk diğer muslukların tam tersine açılıyordu. bu nasıl olabilir? dedim içimden. hangi akıllı bu musluğu bu hale getirebilir. çevremdeki canlı ve cansız bütün nesnelerin beni görüp duydukları gerçeği beni daha da kaosa sürükledi. sıcak su musluğu şimdi bütün bu olanların farkında değil miydi?

terslikten konu açılmışken istanbul aksaray yapı kredi bankası ordu caddesi şubesi ne ilk gittiğim de kapıyı ittiğim halde bir türlü açılmıyordu. sağ elimi yatay ve gergin bir kıvama getirip camdan içeri baktığımda ise herşey normal seyrindeydi. veznedarlar hayattan, müşteriler sıra beklemekten bezmiş bir haldeydi. ama ben hala dışarıdaydım. sonra  güvenlik görevlisinin gelmesiyle  beni derinden yaralayan gerçeği öğrenmiş oldum. bankanın kapısı dışarı doğru açılıyordu. yani insanların yürüdüğü kaldırımdaki yola. oysa ki ben kapıyı sadece bankadan çıkarken kendime çekerek açmaya alışmışken, bu sefer tam tersine alışmak zorundaydım. zıtlıklar üzerine kurulan bir dünyada yeni zıtlıklarla karşılamak bu olsa gerek.

bugün otobüse bindiğimde tekli koltukların birini boş görünce içimde oluşan sevinci size anlatamam. sevincimi otobüstekilere bile farkketirmeden tekli koltuğuma oturup kitabımı kaldığım yerden okumaya koyulmuşken çok önemli bir ayrıntıyı atlamıştım. bir sonraki durakta orta yaşlı bir bayan bindi. ona yer vermeme gibi bir lüksüm olmadığını düşündüm. üstelik kapalı bir bayandı belki de içinden teşekkür etmiştir. bayana yer verir vermez başka bir koltuk boşaldı. ona oturdum ve kitap okumayı bıraktım  çünkü aklımda bazı sorular belirdi. o bayanın kapalı olması benim ona yer vermemi tetiklemiş olabilir miydi? yoksa bütün bu düşündüklerim  benim kendime sorduğum gereksiz sorulardan mı oluşuyordu.



aslında hepimiz şizofreniz. bir düşüncemizı ya da bir parçamızı herkesten saklıyoruz. davranışlarında bozukluk olmadığını söyleyen birinin melek olması gerekmez mi?




yazıyı beğendiyseniz mizahi bir çerçeve içerisinde duvarınıza asabilirsiniz.
o2an
« Son Düzenleme: 24 Ekim 2008, 22:18:01 Gönderen: o2an » Logged

yaşımı hep yanlış hesaplıyorum
o²an Bir şizofrenin günlüğü : 25 Ekim 2008, 12:23:54
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1759


defolukukla


evet eve yeri geldiğinde insan da demir atar!
böyle bir düşünce nerden geldi aklıma. aslında biliyorum. balkona çıktığımda gördüğüm manzarayla alakalı. balkondan dışarı ne zaman baksam denize çivi gibi çakılmış gemiler görüyorum. hazırlıklı olduğunuz sürece su genelde bütün olumsuzlukları olumluya çevirir. yüzmeyi bilmeden denize girmeniz bir olumsuzluktur. hazırlıksız olmanız da bir olumsuzluk etti iki olumsuzluk. su sizi nasıl kurtarsın. 2-1 mağlupsunuz. denize çivi çakılır mı demiştim. hani gemiler demir atar zincirin ucundaki çapa bri çivi gibi toprağa saplanır ya. işte o zaman denizi en derinden yaralamış olursunuz. insan nasıl demir atar. küçük örnekleri de mevcut. bir insan donup kaldığında bulunduğu yere demir atar. yapılan uzun bir otobüs yolcuğundan bu sefer oturduğu koltuğa demir atar. elden ayaktan düştüğünde ise yatağa demir atar. en kötüsü ne biliyor musun. ölüme demir atmak.


bana hiç açık kapı bırakmadın ki!
bu söz karşıdaki insana şans tanınmadığında kullanılır. karşımızdaki insanı beceriksizlikle suçlarız. halbuki ona başarılı olabilmesi için bir fırsat vermemişizdir. o insanın bana hiç açık kapı bırakmadın ki demesi en doğal hakkıdır.
açık kapı bırakıldığında ise kişi kimi zaman bunu iyi değerlendiremez.
şu an bulunduğum oda da iki tane açık kapı var. sen ise şansını iyi kullanamadın. birinden girip diğerinden geri çıktın.



kuralsız düşünceler
o2an
Logged

yaşımı hep yanlış hesaplıyorum
Usri_yusra Ynt: Sizin kalemizden .. : 27 Ekim 2008, 13:13:27
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1467


Kurbağa Prenses


Bankada geçen dakikalarda insanların yüzündeki ifadeye dikkat ettiniz mi hiç bilmiyorum.
Ya telaşlıdırlar, ya çok rahat(zengin adam profili), ya da etrafa garip bakan insan sıfatları vardır.
Etrafa gülücükler saçan bankacıları unutuyordum nerdeyse bi de onlar var.(Ziraat bankası hariç Dil çıkaran)

O 20 dakika boyunca aklımdan neler geçti neler:
Türlü senaryoların ardından, bankanın zeki bir hırsız tarafından soyulması olayında karar kıldım.
Ucuz basit bir soygun numarasından ziyade kurgusu süper bir soygun olmalıydı.
Çok fazla insafsızlaşmadan Karşımda oturan yaşlı dedeye saygı gösterip, "Değerli amcacığım seni de yere alabilir miyim lütfen, yüzü koyun yere yatman gerekiyor" diye de kibar olması lazımdı Soyguncu karakterinin.
Ben bunları düşünürken dede yüzüme bakıyor ve gülümsüyor tabii tevafuk  Gülümseme

Bankada gözlerim süper kahraman niteliğinde birini aradı ama yoktu ne yazık ki.
Güvenlik görevlisi 40'nı çoktan geçmiş biri olmalıydı ve bu yaşta ondan Ekşın beklemem hata olurdu.
20 dakika süren senaryo düşüncesinden sonra etrafta yeterince insan olmadığından, yetersiz zamandan ve de sponsor firmanın olamaması ihtimalinden senaryo o bankada yarım halde kaldı.

Yaşanmış bir 20 dakika...



Logged
supergirl_deli zaman ilacı olurmuş herşeyin... : 11 Kasım 2008, 20:54:38
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


Aklımın ucundan geçen yanık bir türküydü sanki gözlerin….Her iç çekişimde içime sen doluyordu…Sensiz kalmanın burukluğu vardı ellerimde Ayazda kalan evsizlerin bedeni gibi soğuktu ellerim…
Sanki Yelkovanla akrebin arasına sıkışmıştı tüm anılar…Zaman sen diye akıp giderken ben suçunu kabullenmemek için direnen bir zanlı gibi zamana direniyordum…Bu güne kadar kaç kez zamana bırakılmıştı ümitlerimiz biz her şeyi zamana bırakmıştık zaman da bizi bırakmıştı
Zaman içinden çıkılamayan aşkların acil çıkış kapısıydı…Biz zamana bırakıyorduk zamanda bizi bırakıyordu ne tuhaf değil mi?…Ben severek ayrılanlar şarkısını mırıldanıyordum aradan yıllar geçiyordu..Sen zaman diyordun Zaman bizi es geçiyordu.
Sözlerin bir hükmü yoktu adına ayrılık konulan sevda gecelerinde…Nasıl olsa Sen susarak beni idam sehpasına çıkarıyordun ben seni seviyorum diye haykırırken can veriyordum…
Sen içinde uslanmayacak bir Nemrut büyütüyordun Ki o Nemrut bazı gecelerde boğazımda düğümleniyordu…
Tüm acılar üst üste geliyordu ne sen geliyordun ne de sensizliğin beni terk ediyordu…Bir çıkış yolu lazım bana adını andığımda gözlerimden ırmak boşalmayacak yüreğim yanmayacak dilim lâl olmayacak bir çözüm yolu…
Ha ; birde zaman vardı… Zamana bırakalı 5 yıl olmuştu… Biz her şeyi zamana bırakmıştık Vesselam Zamanda bizi bırakmıştı..…


yazan;Fatma zehra
Logged
turkuaz66 Ynt: zaman ilacı olurmuş herşeyin... : 11 Kasım 2008, 21:02:04
Deneyimli Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 181


SoNsUzLuK yOlCuSu


yüreğinden damıttıkların hoş.. yüreğine sağlık kardeşim.. zamanın ilaç olması dileğiyle..
Logged

ezber bozan biri olarak yaşıyorum kalıp yargıların etiketlerinde....
_nurefşan_ Ynt: Sizin kalemizden .. : 11 Kasım 2008, 22:17:05
Katılımcı Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79


Sevdirmeye Gayret Etme Kendini Sevilmeye Terket...


Zaman ki en güzel ilaçmış...
Logged

İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir.Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez...
asi mücrim Ynt: Sizin kalemizden .. : 11 Kasım 2008, 22:30:54
Deneyimli Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 214



Acaba zaman gerçekten en güzel ilaç mı? Eğer ilaçsa çok acil ihtiyacım var zamana.

supergirl_deli kardeşim yazı çok güzelmiş teşekkürler...
Logged

Şehadet en büyük aşksa
Şehit en büyük aşıksa
Kendimi yoluna adıyorum
YA RESULAllah
Usri_yusra Ynt: Sizin kalemizden .. : 25 Aralık 2008, 13:43:03
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1467


Kurbağa Prenses


Ben aşkı bir üveyikten satın aldım,
Yaşım Onaltı,
O zamanlar bakır rengindeydi dağlar
Daha şıvan düşmemişti böğrüme,
Daha deli deli esmemişti Rüzigar,
Sanırdım bütün ırmaklardan koçşacaktım,
Halayda delikanlı başı olacaktım,
Bıyıklarım yeni terlemişti...



16 yaşıma bastığım gün o yılı yukarıdaki şiirin de etkisiyle asla unutmayacağıma dair söz vermiştim kendime.

Bir karakter tahlili:
Komikliklerle dolu, hayatla dalga geçen bir karakterdir 16 yaş genci.
etrafdaki en Kötü, en korkunç olaylarla bile dalga geçmeyi bilir.
Zamanın aziz diyarında sıkca gerçekleşen depremlerde bile diyalog şöyledir:

-Dün gece deprem oldu hissettin mi?
 -Yok ya ne güzel sallanıyoduk.
-Ben yan komşumuzun "eşhedü enlaaa ilaheillAllahh" demesi üzerine kalktım. çok bağırıyodu hihi..

En kötü zamanlarda bile olayı sırıtabilinecek duruma getirir 16 yaş genci.

Unutulmazlar arasında Kurban bayramında gerçekleşen bir anı vardır, şöyle ki:
Bayram ziyaretleri gerçekleşmektedir ve çook uzaktan bir Alman gelin de o gün ziyarete gelmiştir.
Türkçe bilmediği için el işaretleri ile sorar:
-Bu etleri ne yapacaksınız? ne oluyor burada? gibi.
kayınvalidesi olacak hanım ise bağırarak ve de el hareketleriyle şöyle der:
-Biizzz, Kurbann kestiikk!
(Bağırınca Sanki daha çabuk anlayacak karşıdaki yabancı)
Alman gelin hala anlamamıştır durumu, Yazının karakteri ise uzaktan kıs kıs gülerek ve bu yaşanılanları günlüğüne yazacağını düşünerek sevinçli  bir ruh haliyle izlemektedir.

Ardından başka bir hanım 45-50 yaşlarında sözü devralır:
-Seen.. uçak var ya uçak.. hani böyle viuuuuu uçar ya ona bindiğinde.. ev ev evine gittiğinde,
biz sana bu etten bir parça vereceğiz.

Alman gelin sonunda anlamıştır gerçeği
ama sadece yemek için kesilen hayvanı düşünerek ve
halâ yüzündeki garip bakışlarıyla biz (Çılgın)Türkleri süzerek ziyaretine bir son verir.

16 yaş karakteri bu olayların çok feci  şamata yapacağını düşünerek mutlu olur ve Arkadaşlarına anlatma umuduyla
yarına kadar sinsice sabretmeyi bekler.

Akşam olunca da yatmadan evvel günlüğüne bir- iki şey karalamak ister, O günün şamatacı insanı gitmiştir yerine daha hüzünlü bir insan çıkagelmiştir.
Gözlerini kocaman açıp, ardından da bir iç geçirip yazmaya başlar:

"Sevgili günlük, hayat ne kadar karmaşık. Bir türlü anlayamıyorum, hayatın anlamını aramaya devam edeceğim.
Ama bugün ne oldu biliyor musun.. o çok sevdiğim kazak var ya... Babamı özledim günlük, gerçi senin baban yok, günlüklerin babası olmaz ki.. "
diye devam eder...

16 yaş unutulmayacak bir yaş Değerli Hatiplerim.  Masum
 



 

Logged
_nurefşan_ Ynt: Sizin kalemizden .. : 02 Ocak 2009, 22:52:18
Katılımcı Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79


Sevdirmeye Gayret Etme Kendini Sevilmeye Terket...


Alıntı sahibi: asi mücrim üzerinde 11 Kasım 2008, 22:30:54
Acaba zaman gerçekten en güzel ilaç mı? Eğer ilaçsa çok acil ihtiyacım var zamana.

supergirl_deli kardeşim yazı çok güzelmiş teşekkürler...
İlaçtır bence asi mücrim...(:
Zaman sen diyorlar çaresi geç de nasıl geçersen,geç bildiğin gibi.. Göz kırpan
Logged

İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir.Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez...
Sayfa: 1 ... 7 8 9 10 11 12 13 [14]   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.247 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...