Ben aşkı bir üveyikten satın aldım,
Yaşım Onaltı,
O zamanlar bakır rengindeydi dağlar
Daha şıvan düşmemişti böğrüme,
Daha deli deli esmemişti Rüzigar,
Sanırdım bütün ırmaklardan koçşacaktım,
Halayda delikanlı başı olacaktım,
Bıyıklarım yeni terlemişti...16 yaşıma bastığım gün o yılı yukarıdaki şiirin de etkisiyle asla unutmayacağıma dair söz vermiştim kendime.
Bir karakter tahlili:
Komikliklerle dolu, hayatla dalga geçen bir karakterdir 16 yaş genci.
etrafdaki en Kötü, en korkunç olaylarla bile dalga geçmeyi bilir.
Zamanın aziz diyarında sıkca gerçekleşen depremlerde bile diyalog şöyledir:
-Dün gece deprem oldu hissettin mi?
-Yok ya ne güzel sallanıyoduk.
-Ben yan komşumuzun "eşhedü enlaaa ilaheillAllahh" demesi üzerine kalktım. çok bağırıyodu hihi..
En kötü zamanlarda bile olayı sırıtabilinecek duruma getirir 16 yaş genci.
Unutulmazlar arasında Kurban bayramında gerçekleşen bir anı vardır, şöyle ki:
Bayram ziyaretleri gerçekleşmektedir ve çook uzaktan bir Alman gelin de o gün ziyarete gelmiştir.
Türkçe bilmediği için el işaretleri ile sorar:
-Bu etleri ne yapacaksınız? ne oluyor burada? gibi.
kayınvalidesi olacak hanım ise bağırarak ve de el hareketleriyle şöyle der:
-Biizzz, Kurbann kestiikk!
(Bağırınca Sanki daha çabuk anlayacak karşıdaki yabancı)
Alman gelin hala anlamamıştır durumu, Yazının karakteri ise uzaktan kıs kıs gülerek ve bu yaşanılanları günlüğüne yazacağını düşünerek sevinçli bir ruh haliyle izlemektedir.
Ardından başka bir hanım 45-50 yaşlarında sözü devralır:
-Seen.. uçak var ya uçak.. hani böyle viuuuuu uçar ya ona bindiğinde.. ev ev evine gittiğinde,
biz sana bu etten bir parça vereceğiz.
Alman gelin sonunda anlamıştır gerçeği
ama sadece yemek için kesilen hayvanı düşünerek ve
halâ yüzündeki garip bakışlarıyla biz (Çılgın)Türkleri süzerek ziyaretine bir son verir.
16 yaş karakteri bu olayların çok feci şamata yapacağını düşünerek mutlu olur ve Arkadaşlarına anlatma umuduyla
yarına kadar sinsice sabretmeyi bekler.
Akşam olunca da yatmadan evvel günlüğüne bir- iki şey karalamak ister, O günün şamatacı insanı gitmiştir yerine daha hüzünlü bir insan çıkagelmiştir.
Gözlerini kocaman açıp, ardından da bir iç geçirip yazmaya başlar:
"Sevgili günlük, hayat ne kadar karmaşık. Bir türlü anlayamıyorum, hayatın anlamını aramaya devam edeceğim.
Ama bugün ne oldu biliyor musun.. o çok sevdiğim kazak var ya... Babamı özledim günlük, gerçi senin baban yok, günlüklerin babası olmaz ki.. "
diye devam eder...
16 yaş unutulmayacak bir yaş Değerli Hatiplerim.