|
|
Bu Sûrenin İsimleri:
Bu sûrenin isimleri hakkında Said b. Cübeyr dedi ki: îbn Abbas (r.a)'a Be-rae Sûresi'ne dair soru sordum, şöyle dedi: O, el-Fâdiha (iç yüzleri açıklayıp rezîl eden) dır. (Rezil etmedik) kimse bırakmayacak diye korkuya kapılacağımız derecede: "Onlardan,., onlardan..." diye buyruklar inip durdu.
el-Kuşeyrî Ebu Nasr Abdurrahim der ki: Bu sûre Tebuk gazvesi hakkında ve bu gazveden sonra inmiştir. Onun baş tarafında kâfirlerin ahidleri onlara geri atılmaktadır (bozulmaktadır). Yine bu sûrede münafıkların sırlan açığa çıkartılmaktadır. O bakımdan bu sûre el-Fâdiha ve el-Buhûs diye adlandırılır. Çünkü bu, münafıkların sırlarını ve gizliliklerini açığa çıkarmaktadır. Ayrıca bu sûre el-Müba'sıre diye de adlandırılır. Ba'sere ise araştırmak, ortaya çıkarmak anlamına gelir.[3]
2. Bu Sürenin Baş Tarafında Besmelenin Bulunmayış Sebebi:
İlim adamları, bu sûrenin baş tarafında besmelenin bulunmayış sebebi hususunda beş ayrı görüş ileri sürmüşlerdir:
1- Araplar cahiliyye döneminde, eğer kendileriyle bir kavim arasında bir antlaşma bulunup da onlar bu antlaşmayı bozmak İstediklerinde kavme, besmele yazmaksızın bir mektup yazımlan adetleri idi. İşte et-Tevbe Sûresi de Peygamber (sav) İİe müşrikler arasındaki antlaşmayı bozmak üzere nazil olunca, Peygamber (sav) bu sûreyi Ali b. Ebİ Talib (r.a) ile birlikte gönderdi. O da bu sûreyi hac mevsiminde Araplara okudu. Arapların ahdî bozarken besmele okumamak şeklindeki uygulanagelen adetlerine uygun olarak o da besmele okumadı.
2- Nesaî rivayetle der ki: Bize Alımed anlattı dedi ki, bize Muhammed b. el-Müsenna, Yahya b. Said'den anlattı, Yahya dedi ki: Bize Avf anlattı dedi ki: Bize Yezid el-Rukaşi[4] anlattı dedi ki: Bize İbn Abbas dedi ki: Ben, Osman'a şöyle dedim: el-Enfal Sûresi Mesânî'den Berae (Tevbe) Sûresi de Mi-ûndan olduğu halde onları arka arkaya yazmaya; Bismiliahirrahmanirrahim satırını da yazmayarak bu sûreyi yedi uzun sure.(es-Sebu't-Tivâl) arasına yazmaya sizi iten sebep nedir? Osman dedi ki: Rasûlullah (sav)'a bırşey nazil oldu mu, nezdinde bulunan yazıcılardan birisini çağınr ve: "Siz bunu şu şu hususun sözkonusu edildiği sûreye koyunuz" diye buyururdu. Ona, birden çok âyet-i kerime nazil de olur ve yine: "Bu âyetleri içinde şu şu hususların sözkonusu edildiği sûreye koyun" derdi. el-Enfal Sûresi de (Medine'de hicretten sonraj ilk nazil olanlardandı. Berae (et-Tevbe) ise Kur'anın son nazil olan sûrelerindendir. Bunun sözkonusu ettiği hususlar, öbürünün sözkonusu ettiği hususian andırıyordu. Rasûlullah (sav) ise bize, onun Ötekinden olduğunu açıklamaksızın vefat etti. Ben de onun (Tevbe'nin) ondan (el-Enfal'den.) olduğunu zannettim. İşte bundan dolayı her iki sureyi yan yana getirdim ve aralarına Bismillahirrahmanirrahinı satırını yazmadım. Bu hadisi, Ebu İsa et-Tirmizî de rivayet etmiş olup: Bu hasen bir hadistir, demiştir.[5]
3- Üçüncü görüş, yine Osman (r.a)'dan rivayet edilmiştir. Malik de, İbn Ve-hb, İbnü'l-Kasım ve İbn Abdi'l Hakem'in rivayetine göre şöyle demiştir: Bu sûrenin baş tarafları (vahiyle) kaldırılınca, Bismillahirrahmanirrahim de onlarla birlikte kaldırıldı. Bu görüş, ayrıca İbn Aclân'dan rivayet edilmiştir. Ona göre Tevbe Sûresi, Bakara Sûresi kadar veya ona yakındı. Onun bir bölümü gittiğinden dolayı, her iki sûre arasına Bismiliahirrahmanirrahim yazılmadı. Said b. Cübeyr de der ki: Tevbe Sûresi, Bakara Sûresi gibi idi.
4- Hârice, Ebu İsmet ve başkalarının görüşü olup şöyle demişlerdir: Hz. Osman'ın halifeliği döneminde mushafı yazdıklarında Rasûlullah (sav)'ın ashabı arasında görüş ayrılığı ortaya çıktı. Kimileri, Berae ve Enfal tek bir sûredir derken, kimileri bunlar iki ayrı sûredir dedi. Bunlar iki ayrı sûredir, diyenlerin görüşü dolayısıyla iki sure arasında bir boşluk bırakıldı ve bunlar tek bir sûredir diyenlerin görüşü dolayısıyla da Bismiltahirrahmanirrahİm yazılmadı. Böylelikle her iki kesim de buna razı oldu ve her iki kesimin de mus-hafta delilleri tesbit edilmiş oldu.
5- Abdullah b. Abbas dedi ki: Ali b. Ebi Talib'e: Niçin Tevbe Sûresi'nde Bismillahirrahmanirrahim yazılmadı diye sordum, şu cevabı verdi: Çünkü, Bis-millahiırahmanirrahim bir emandır. Tevbe ise kılıç (savaş emri) ile nazil olmuştur. Onda eman diye birşey yoktur. Bu manada bir açıklama el-Müber-red'den rivayet edilmiştir. O da şöyle der: Bundan dolayı ikisi bir arada olmaz, Çünkü "Bismillahirrahmanirrahim" bir rahmettir. Tevbe Sûresi ise gazab olarak nazil olmuştur. Süfyan'dan da benzeri bir görüş rivayet edilmiştir. Süf-yan b. Uyeyne der ki: Bu sûrenin baş tarafına Bismiüahirrahmanirrahim'in yazılmayış sebebi, besmelenin rahmet oluşundan dolayıdır. Rahmet ise bir emandır. Bu sûre ise münafıklar hakkında ve kılıç ile inmiştir. Münafıkların ise emanı yoktur.
Besmelenin yazılmaytş sebebi hususunda sahih olan Hz. Cebrail'in bu sûre ile birlikte besmeleyi indirmemiş olmasıdır. Bunu da el-Kuşeyrî söylemiştir. Hz. Osman'ın, "Rasûlullahı (sav) bize, bunun ondan olduğunu beyan etmeden vefat etti" sözleri ise, bütün sûrelerin Hz. Peygamberin sözleri ve açıklamaları île düzenlenmiş olduğunu, sadece Berae (Tevbe) Sûresi'nin ise, Peygamber (sav)'ın bu husustaki açık buyruğu olmaksızın Enfal'e katıldığını göstermektedir. Buna sebep ise bu hususu açıklayamadan vefat etmesidir. Ayrıca bu İki sûre, iki yakın arkadaş diye adlandırılırdı. O bakımdan, bu iki sûrenin bir arada zikredilmeleri ve birinin diğerinden sonra gelmesi icabetmektedir. Çünkü, Rasûlullalı (sav) daha ayakta İken bu iki sûre bir arada ve birbirinden ayrılmamak niteliğine sahipti.[6]
Kaynaklar :
[3] İmam Kurtubi, el-Camiu li- Ahkami’l-Kur’an, 8/117.
[4] Bu râvî'nin Yezîd er-Rukaşî değil de Yezîd d-Fârisî olması gerekliğine dair Tirmizi, Tefsir 9. sûre 1. başlığın sonunda gerekli açıklamaları yapmış bulunmaktadır
[5] Tirmizî, Tefsir 9. sûre 1.
[6] İmam Kurtubi, el-Camiu li- Ahkami’l-Kur’an, 8/117-119.
|