Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
  H *
ANASAYFA ARŞİV GİRİŞ KAYIT

imamhatip.com > İmamhatip.com Forum Genel > Güncellik (Moderatörler: pozitif, suheyb, ebayasir) > Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?}
Sayfa: [1]   Aşağı git
« önceki sonraki »
Favorilerime EkleYazdır
Gönderen Konu: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?}  (Okunma Sayısı 230 defa)
pozitif Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 16:57:06
Moderator
Prof. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1913


bir başına ...


WWW
Yanlış olduğuna inandıklarımı, kendimize de söyleyebilecek miyim?04 Kasım 2008 Salı


Bu yazıyı yazarken çok zorlandığımı belirtmeliyim.. Ama, kalbim daha fazlasını taşıyamadı..

Çünkü bugün, sütunlarında yıllardır yazı yazdığım Vakit’e sözlerim var..

Bu gazete bu zamana kadar birçok ithama mâruz kaldı. Ki, çoğu, bu iştigal alanının gereğiydi.

Ama, bu gazetede 10 yılı aşkın bir zamandır yazı yazan bir kişinin bir ’pedofili (çocuklara libidonal eğilim)’ vak’asının sanığı olarak suçlanması üzerine, gazetenin karşılaştığı durumun bir ’iş kazası’ olarak görülecek tarafının olmadığını düşünüyorum..

Bunun için de, o çirkin iddianın ortaya atıldığı ilk günlerde, isim vermeden, bu konuya dair iki-üç yazı yazdım; ’Dostunun yüzkarası, düşmanının maskarası olmamak için..’ (29 Nisan 08) ve sonra da, ’Temiz suya zerrecik necaset karışsa, ’salgın’ başlar..’ başlıklı ve (5 Mayıs 08 tarihli).. Ayrıca, başka yazılarımda da kısa değerlendirmelerde bulundum.. Ve bu gibi konuların genel çerçevesini kendi ölçülerime göre belirtmeye çalıştım..

O yazılarımın içinde, sözkonusu kişinin esasen, konuşma ve yazılarında İslamî hassasiyetlere riayet çizgisinden uzak düştüğüne dair üstü kapalı beyanlarım vardır. Ve sözkonusu çirkin iddia üzerine yayınlanan telefon konuşmaları, o kişinin yabancı olduğu bir uslûb da değildi.. Buna rağmen, Vakit, o konunun kamuoyuna yansıması üzerine, anlamakta zorlandığım bir savunma tepkisiyle hareket etti.. Ama, bu bile, bu iddianın, Vakit’i vurmak için tezgahlanmış bir ’komplo’ veya bir ’yargısız infaz’ olabileceği ihtimaliyle anlayışla karşılanabilirdi..

*

Ancak, öyle bile olsa, Vakit’i vurmak isteyenler çok daha başka ve güçlü deliller bulabilirlerdi.. Kaldı ki, bu kişinin 1970’lerdeki klasik sağ -sol anlayışına göre, her tip insanla değişik irtibatlar içinde olması, Yektâ Güngör’den Çölaşan gibi katmerli laiklere ve daha nicelerine, sütunundan övgüler yağdıran tavrına ve de yazı ve konferanslarında kullandığı çirkin ifadelere karşı, kendisine etkili bir ikaz yapılmamış olmasını anlamakta hep zorlandım..
O ise, ’Efendi hazretleri’ dediği bir ünlü zâtın, ’artık filan hanım yazara televizyonlarda konuşma izni vermediğini ve bu hususta kendisini yetkili kıldığını’ topluluklar huzurunda bile anlatacak kadar, bazı çevreleri etkileme taktiklerini kullanmaktan elçekmiyordu.. Bunu bizzat duyduğumda, bazı çevreler üzerindeki etkileme gücünün daha arttığına da şahid oldum.

Bu ve benzeri tabloları seyretmek, beni derinden derine hep, hüzünlendirdi..

Ve Nisan-2008 sonundaki o çirkin iddia ortaya çıktığında ise.. Artık Vakit’in bu konuya sessiz kalamıyacağını düşündüm.. Ama, beklediğim gibi olmadı..

Halbuki, o yargıdan önce, Vakit, onu bir müslüman hassasiyetiyle, müstehak olduğu yere koymalıydı.. Ama, böyle yapmayıp, hükümlerinin nasıl sâdır olduğu bilinen yargı’nın sonucunun beklenmesine ağırlık verildi.. Ve dahası, henüz mahkeme hükmüne yansımayan    bir takım bilirkişi raporları gündeme getirilmeye çalışıldı..

Gazete yönetiminin konuya gereken hassasiyetle tepki vermemesini anlayabilmiş değilim..

Bir gazetede yazanların eğilimlerinin, genel çizgileriyle, gazete yönetimince kabul ve teyid edildiği farzolunur.. Yazı yazanların ise, elbette kendi yazılarından tam sorumlulukları yanında, gazetenin genel yayın çizgisini bir hadde kadar kabul ettikleri düşünülür..

Şimdi geldiğim nokta, kendi açımdan, ürpertici, dehşet vericidir..

Son olarak Dilipak’ın dünkü yazısının başlığını görünce ümitlendim, ama, o da hayal kırıklığı yaptı.. Çünkü o da, o kişiye biraz susma çağrısında bulunmakla yetiniyordu..

Halbuki, sözkonusu kişi, üzerine atılan iddiadan bile utanıp bir kenara çekileceğine, bir müslümanın ağzına almaması gereken kaba, çirkin ve fren tutmaz bir konuşma  alışkanlığıyla, günlerdir kamuoyu huzurunda bir ’kahraman’ gibi boygöstermekte adeta.. Nice ’anlı- şanlı paşaların yargılanmasıyla kendisi arasında bir paralellik kurması’ bile insanı dehşete düşürürken, Vakit’in, o kişinin sözlerinin kabul edilemezliğini açıklamakla yetinmesi karşısında hayal kırıklığı yaşadım.. Halbuki,  Vakit’in, İslam konusunda öylesine saçma-sapan laflar eden bir kişiyle, hiçbir bağının kalmadığını açıklamasını beklerdim.

Ama, Vakit gazetesi, hâlâ, o çirkin iddiayı mahkeme kararından önce çürütmek istercesine bir yanlışa yola girmiş ve o kişinin ekranlarda dile getirdiği saçmalıkların kabul edilemezliğini belirtmekle yetinip, bu fikirleri taşıyan bir kimseyle bir bağlarının kalmadığını açıklayamamıştır,  maalesef..  Yapılan açıklamalar yetersiz, zayıf ve cılızdır..

İslam konusundaki saldırılar ve yanlış tanıtımlar sözkonusu olunca, başkaları üzerine nasıl gittiği bilinen bir Vakit’in bu konudaki tavrı, beni hayal kırıklığına sürüklemiştir.. 

Halbuki, Yeni Şafak gazetesinin başlığa çektiği o ifadeyi bizzat Vakit yazabilmeliydi..

Bu yapılamadığı gibi, Yeni Şafak’ın yayını bir de, ’düşman sevindiren’  diye suçlanmış ve Hürriyet ve Ahmet Hakan’ın bile Yeni Şafak’ı takdirle anması, Yeni Şafak’ın tavrının yanlışlığına delil olarak gösterilip eleştirilmiştir. Bu, anlaşılır değil.. Ki, Ahmet Hakan’ın belki de en düşündürücü yazılarından birisi idi, o yazı.. Toplumun her kesiminden insanların, en müslümanından, en laikine kadar nicelerinin ruhunda fırtınalar kopartan ve midesini bulandıran bir durum karşısında kızmak yerine, o saçmalıklar üzerine gidilmeliydi..

’Doğru’lar Hürriyet’in veya Ahmet Hakan’ın dilinden beyan edilince bile güzeldir..

Çok aykırı bir yerde olmak, doğrunun beyanına ve doğruya imrenilmesine engel olamaz. 

Kaldı ki, sözkonusu kişiyle ilgili ve yargı süreci devam eden iddialar ayrı, ama,  2001-2002’lerde Hürriyet’te yayınlanan bir röportajındaki saçmalıkları, o çirkin iddialar ortaya atıldıktan sonra okuduğumda bile, Vakit’in ona kendi bünyesinde nasıl yer verdiğine hayret etmiştim.. O fikirleri taşıyan bir kişiyle aynı safta imiş gibi gözükmeyi daha fazla kabul edemem.. Artık, tahammül mülküm yıkıldı..

Bu kişinin söz ve tavırlarına karşı çıkılmasından dolayı, ’mütedeyyinlere saldırılmak’ istendiği gibi bir hisse asla kapılmadım.. Ama, mütedeyyin insanların böyle bir zehaba kapılarak onu aralarından fırlatıp atamamalarının şaşkınlığını yaşıyorum, hâlâ da..

’Mütedeyyin insanlara saldırılmak isteniyor’ ise, bunu bizzat o kişi de yapmaktadır.. 

Bu yazım bir oto-kritiktir ve -aynen- yayınlanırsa, bunu, o kişinin artık Vakit’le hiçbir ilgisinin kalmadığının taahhüdü olarak anlarım.. Ve böylece Vakit, kendi konumunu da ortaya koymuş ve bir öz-eleştiriye açık olduğunun örneğini vermiş olur, bana göre..

Yayınlanmazsa, bu ikazlarım yersiz ve de, ben Vakit’e göre yanlış bir yerdeyim demektir..

O durumda da, Vakit’e hayırlı hizmetler dilemekten başka bir bir sözüm olamaz..  Ve, bugüne kadar, sahiblendiği değerlere bağlılık uğrunda ’Kâbe’sini ve kalemini kalbinde taşımaya çalışan bir müslüman olarak, bir yol ki doğru olduğuna inanıyorum, o yolda yapayalnız da kalsam, ilerlemeye çalışırım.. Vesselam..

selahattin eş çakırgil

 

Bu makaleyi Vakit gazetesi aşağıdaki notu bırakarak yayınladı

Vakit Gazetesinin Notu: Bu yazı zuhulen değil, gazete yönetimi tarafından okunarak yayınlanmıştır. Ancak, yazıdaki eleştirilerin büyük bir bölümüne katılmak mümkün değildir.
 
« Son Düzenleme: 04 Kasım 2008, 17:37:08 Gönderen: pozitif » Logged

dipsiz bir kuyuya
taş atıyormuşum gibi geliyor bana;
taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine
vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan…(M.Esed)
Reklam

reklam
Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?}
« : 04 Kasım 2008, 16:57:06 »

 Logged
pozitif Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 17:05:18
Moderator
Prof. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1913


bir başına ...


WWW
mükemmel mükemmel bir yazı.
kalemine yüreğine sağlık selahaddin hocam.
eyvAllah. Gülümseme
böyle sağlam yazılar yazan müslümanlarında olduğunu görmek gerçekten sevindirici.
Logged

dipsiz bir kuyuya
taş atıyormuşum gibi geliyor bana;
taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine
vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan…(M.Esed)
Gizli özne Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 17:16:48
Co-Admin
Doç. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1404


Hamas Fighter


WWW
Vakit'te Üzmez artık sizi Sn.Selahaddin Eş Çakırgil   Gülümseme
Logged

Çok Güzel Hareketler Bunlar;
1- Düşünce Kahvesi
2- İksir
3- İslâm ve Şehir
4- Şehr-i İstanbul
TURKUAZ Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 17:18:38
Ordinaryus
*******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3446


lades gibi aklımdasın...


keşke bunu 3,5 güm önce kaleme alsaydın,günlerdir tvlerde vakitin üstüne neden sesi çıkmıyor diye gidiliyordu,işte ozaman bu cevap olurdu hemde mükemmel bir cevap,ama şimdi kalbim sıcak gitmiyor,nedense Göz kırpan
Logged

pozitif Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 17:39:48
Moderator
Prof. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1913


bir başına ...


WWW
Alıntı sahibi: TURKUAZ üzerinde 04 Kasım 2008, 17:18:38
keşke bunu 3,5 güm önce kaleme alsaydın,günlerdir tvlerde vakitin üstüne neden sesi çıkmıyor diye gidiliyordu,işte ozaman bu cevap olurdu hemde mükemmel bir cevap,ama şimdi kalbim sıcak gitmiyor,nedense Göz kırpan
kaç gündür vakit in tavrında bir değişiklik olmasını bekledi belki bilemiyoruz.

önemli olan bu tavrın net bir şekilde ortaya konmasıdır.açık şekilde bunu dile getirmesidir.
bozma işte super yazı Gülümseme
Logged

dipsiz bir kuyuya
taş atıyormuşum gibi geliyor bana;
taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine
vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan…(M.Esed)
iNSaF Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 17:52:38
Doç. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1094


Hiç mi düşünmezsin?


vakitin vaktini bekliyoruz bakalım  Masum
Logged

Anladım ki, anlamak yetmiyor !..
révân Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 04 Kasım 2008, 23:49:48
Co-Admin
Prof. Üye
******
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2293


sende bak


3 4 samimi yazar hariç katlanıp çöpe atılası bir gazete artık..
Logged

uçurumdan düşerken tutunabilecek bir dalım olsa merak tme senide kırarım (:
pozitif Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 05 Kasım 2008, 08:50:14
Moderator
Prof. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1913


bir başına ...


WWW
konu esaslı oluncu heryerde aynı yazıyı bulabiliyorsunuz.


http://www.haksozhaber.net/author_article_detail.php?id=7946
haksoz haberin en tartışılan konularından olmuş 50 üzerinde yorum

http://gazete.netgazete.com/ShowPaper.aspx?news=hurriyet
hürriyet konuyu manşetten vermiş

http://timeturk.com/Vakit-Gazetesi-bir-ilke-imza-atti...-33432-haberi.html
tıme turkte haberi manşetten vermiş.

http://www.8sutun.com/haber?id=13679
8 sutun haber için özel bölüm açmış

http://www.milligorusforum.biz/showthread.php?t=5755
milligörüş forum

http://www.habervakti.com/detay.asp?id=58833
habervaktim.com

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=05.11.2008&y=AbdullahMuradoglu
abdullah muratoğlu yazısı

ve yığınca siteden bu yazıya inanılmaz ilgi var.
« Son Düzenleme: 05 Kasım 2008, 09:00:32 Gönderen: pozitif » Logged

dipsiz bir kuyuya
taş atıyormuşum gibi geliyor bana;
taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine
vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan…(M.Esed)
pozitif Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 05 Kasım 2008, 08:51:24
Moderator
Prof. Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1913


bir başına ...


WWW
AHMET HAKAN konuya hızlı ve bodoslama dalmış.

Ahmet HAKAN
 ahmethakan@hurriyet.com.tr

Vakit’te bir delikanlı

DÜN Vakit gazetesinde bir makale okudum ve hayatım değişti...

Aydınlandım... Yüreğim ışıdı... Umutla doldum...

Geçmişte aynı inanç dairesinde bulunduğum insanlara dair hayal kırıklıklarım onarıldı...

Gülümsedim... Heyecanlandım...

"İnsan olmak" ile "Müslüman olmak" arasındaki acayip sıkı ilişkiyi yeniden anımsadım...

Öyle bir makaleydi ki Vakit’te okuduğum:

Cüppeli Ahmet Hoca’nın bin vaazla yapamayacağını yapıyordu...

Hayrettin Hoca’nın 80 bin fetvasına bedeldi...

Öyle bir makaleydi ki Vakit’te okuduğum:

"En radikal İslami görüşlere sahip biri"nin, "en katı laik görüşlere sahip biri" ile aynı insanlık noktasında bulaşabileceğini kanıtlıyordu...

Öyle bir makaleydi ki Vakit’te okuduğum:

Her türden insanın nezdinde "emin" sıfatını kazanmanın ne demek olduğunu fark ettiriyordu...

* * *

Vakit’teki yiğidin adı, Selahaddin Çakırgil’dir...

Ben onu ta 70’li yıllardan beri tanırım...

"Şura" dergisinden, "Akıncılar" hareketinden, "İslami hareket"in sağcılıktan koptuğu dönemlerden, 12 Eylül günlerinde Diyarbakır uçağının Tahran’a kaçırılma girişiminden, mahpuslara düşmesinden, İran’daki sürgün hayatından tanırım...
Ve en sonunda Vakit’teki sessiz sakin yazarlığından tanırım...

Hayatta bir kez olsun yüz yüze gelip konuşmadık ama tanırım kendisini...

Kibardır, yiğittir, delikanlıdır, yüzü kızarır, vicdan sahibidir, mantıklıdır, aşiretçi değildir, nefret ettirmez...

"Tipik bir Vakit yazarı" değildir yani... Vakit’teki aykırıdır kendisi...

Oturup sohbet etsek, yığınla mevzu çıkar anlaşamayacağımız...

Ama oturup sohbet edilecek bir adamdır Selahaddin Çakırgil...

* * *

Gelelim makaleye... Makale şu iki cümleyle başlıyor:

"Bu yazıyı yazarken çok zorlandığımı belirtmeliyim... Ama kalbim fazlasını taşıyamadı..."

Çakırgil’in incelikli kalbinin daha fazla taşımaya dayanamadığı olay, Vakit gazetesinin "Hüseyin Üzmez iğrençliği" karşısındaki tutumudur...

Çakırgil’in yazısından okumaya devam edelim:

"Gazete yönetiminin konuya gereken hassasiyetle tepki vermemesini anlayabilmiş değilim. Şimdi geldiğim nokta, kendi açımdan ürpertici, dehşet vericidir. (...) Vakit’in o kişinin sözlerinin kabul edilmezliğini açıklamakla yetinmesi karşısında hayal kırıklığı yaşadım... Halbuki Vakit’in, İslam konusunda öylesine saçma-sapan laflar eden bir kişiyle hiçbir bağının kalmadığını açıklamasını beklerdim."

Çakırgil sözü, Yeni Şafak gazetesinin "Utan be adam" manşetine getiriyor...

Ve şöyle diyor:

"Yeni Şafak’ın başlığa çektiği o ifadeyi bizzat Vakit yazabilmeliydi... Bu yapılamadığı gibi Yeni Şafak’ın yayını ’düşman sevindiren yayın’ diye suçlanmış, Hürriyet ve Ahmet Hakan’ın Yeni Şafak’ı takdirle anması, Yeni Şafak’ın tavrının yanlışlığına delil olarak gösterilip eleştirilmiştir. Bu anlaşılır gibi değildir... Ki, Ahmet Hakan’ın belki de en düşündürücü yazılarından birisi idi o yazı... Toplumun her kesiminden insanların, en Müslüman’ından en laik’ine kadar nicelerinin midesini bulandıran bir durum karşısında kızmak yerine, o saçmalıkların üzerine gidilmeliydi. ’Doğru’lar Hürriyet’in veya Ahmet Hakan’ın dilinden beyan edilince bile güzeldir. Çok aykırı bir yerde olmak, doğrunun beyanına ve doğruya imrenilmesine engel olamaz."

Hepsi bu değil...

Çakırgil, müthiş hesaplaşmasını şöyle sürdürüyor:

"Bu kişinin (Hüseyin Üzmez’i kastediyor A.H.) söz ve tavırlarına karşı çıkılmasından dolayı mütedeyyin insanlara saldırılmak istendiği gibi bir hisse asla kapılmadım. Ama mütedeyyin insanların onu aralarından fırlatıp atmamalarının şaşkınlığını yaşıyorum."

* * *

Çakırgil, yazısının sonunda Vakit’e meydan okumayı da ihmal etmemiş, yazısının yayınlanmaması durumunda "çekip gideceği"ni belirtmiş...

Vakit de bu meydan okumadan ürkmüş olmalı ki, yazının en altına, "Yazıdaki görüşlerin büyük bir bölümüne katılmak mümkün değildir" notunu koyarak yayınlamış...

Bence Selahaddin Çakırgil, yazının altına konan o "not"u kesip saklasın... Çünkü o "not", kendisi ile Vakit arasındaki "tıynet farkı"nın kanıtıdır ve bu açıdan çok mühimdir...

Dindar kadınlardan Vakit’e ültimatom

SELAHADDİN Çakırgil’in yazısıyla yeterince ferahlamıştım ki...

Kendilerini "dindar kadınlar" olarak nitelendiren bir grup kadının "ortak bildiri"si çıkmasın mı karşıma?

Tam anlamıyla "nur üstüne nur" oldu...

Aralarında tanıyıp bildiklerimin de olduğu bir grup dindar kadının, Vakit’e ültimatomuydu bu...

Bildiride Vakit’in, Hüseyin Üzmez olayı karşısındaki tutumu eleştiriliyor, "Hayal kırıklığına uğradık" deniliyor, Hüseyin Üzmez’in dindar kesimi ve vicdanı olan herkesi rencide ettiği söyleniyor ve Vakit’ten Üzmez’le ilişkisini kesmesi talep ediliyordu...

"Dindar kadınlar", Vakit’ten kendilerine gelebilecek, "başkalarının kuyruğuna takılıp Vakit’i suçluyorsunuz" şeklindeki eleştiriye de şahane bir yanıt veriyorlardı:

"Başkaları farklı niyetlerle de olsa, açık bir haksızlığı işaret ediyorlarsa, onların ’kuyruğuna takılmak’tan asla rahatsız olmuyoruz."

Bildirideki son cümle ise tam anlamıyla muhteşemdi:

"Hüseyin Üzmez tartışmalı bir raporla dört duvar arasından kurtulmuş olabilir ama anaların, kadınların ve insanlığın vicdanındaki mahkumiyetinden ömür boyu kurtulamayacaktır."

Ayla Kerimoğlu, Yıldız Ramazanoğlu, Mualla Kavuncu, Semanur Sönmez Yaman gibi isimlerin imzasını taşıyan bu bildirinin herkesin imzasına açık olduğunu duyuruyorum...
 
 
« Son Düzenleme: 05 Kasım 2008, 08:58:57 Gönderen: pozitif » Logged

dipsiz bir kuyuya
taş atıyormuşum gibi geliyor bana;
taş derinlerde kayboluyor ve sonunda hedefine
vardığını bildiren bir yankı da gelmiyor kuyudan…(M.Esed)
trkatmer Ynt: Vakit Yazarından VAKİT'e Kardeşçe UYARILAR{yanlışı kendimzede söyliyebilckmiyz?} : 15 Kasım 2008, 01:45:42
Katılımcı Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 90



Istanbul da İETT otobüslerinde bir reklam vardır. Reklamda "Gazete var okunur:Vakit , Gazete var kullanılır (RAKI ŞİŞESİNE SARILI BİR GAZETE)."
Vakit gazetesini eczanelerde satmakta fayda var. 50 li paketler halinde.
Vakit gazetesi her hangi bir gazeteyi ha rakı şişesine sararak reklam yapmış, ha vakit gazetesi 50 li paketler halinde eczanelerde satılıyor reklamı yapılmış. Ne farkeder. Sonuçta kaucuk gibi doğal bir madde gazete kağıdı. Zaten Üzmez hoccca bu konuda tecrübeli, üstelik Vakit gazetesinin tavrıda bunu desteklemiyor mu? Bize helal size haram. Pufffff.

Saygılar.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Favorilerime EkleYazdır
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Şafak FM - Çağrı FM - Furkan Radyo - Lalegül FM - Kuran Dinle


Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 2.609 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...